Dünya Yoksullukla Mücadele Günü

Dünya Yoksullukla Mücadele Günü

 Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 1993 yılından itibaren 17 Ekim tarihi dünyadaki bütün ülkelerde yoksullukla mücadele etme günü olarak kutlanmaktadır. Yoksulluğu sorun olmaktan çıkarma ve bu amaçla farkındalık yaratmak için yoksulluğu ortadan kaldırma günü olarak kabul edilmiştir.

Yoksulluk iki grupta toplanarak tanımı yapılmıştır. Mutlak yoksulluk olarak kabul edilen insanın veya hane halkının hayatını devam ettirebilmesi için lazım olan en alt temel ihtiyaçlarının karşılanamaması durumudur. Göreli yoksulluk adı verilen insanın refah seviyesinin ait olduğu toplumun ortalama refah seviyesinin belli bir oranının çok altında bulunması durumudur.
Yoksulluğun çok farklı yönleri bulunmaktadır. Bunlar düşük gelirden daha ziyade farklı konuları ifade etmektedir. Bunlara örnek olarak eğitimin yetersiz olması, kötü sağlık koşulları, bilgi ve iletişim eksikliği, insanı ve siyasi haklar kullanamama ve öz saygı ve onurun olmayışı gibi farklı etkenler sayılabilir. Yoksulluk sadece fiziki ihtiyaçların, mal varlığının ve gelir eksikliği hali olarak da tanımlanabilmektedir.

Yoksullukla Mücadele Günü

Dünyada son yıllarda büyük bir gelir artışı gözlemlenmesine rağmen yoksulluk ekonomilerin hala en büyük sorunlarından birisi olarak göze çarpmaktadır. Dünya nüfusunun yarısına yakını Dünya Bankası tarafından ortaya konulan ve tespit edilen insanların günlük 2 dolar olan yoksulluk sınırının altında yaşarıyor. 1 milyar 200 milyon insan da günlük 1 dolar olan açlık sınırının altında yaşamaya devam etmektedir.

Dünyada 8 kişiden birisi açlık sınırının altındadır. Bu insanların büyük kısmı gelişmekte olan ülkelerde olduğu belirtilmektedir. Her yıl yaklaşık 18 milyon insanın yoksulluğa bağlı sebeplerden ötürü erken yaşlarda hayatını kaybettiği tespit edilmiştir. Bu sayı toplam insan ölümlerinin neredeyse üçte birine yakındır. Günde 34 bin kişi beş yaşın altında bulunan çocuklar olmak üzere, 50 bine yakın insan yoksulluğa ait sebeplerden dolayı hayatını kaybetmektedir.

TÜRKİYE’DE YOKSULLUK SINIRI

Türkiye İstatistik Kurumu’nun yaptığı Araştırma sonucunda gelir ve yaşam koşulları 2013 yılında zengin bulunan grubun geliri en yoksul grubun gelirinin yaklaşık 8 katıdır. Yoksulluk sınırına göre ülkede nüfusun yüzde 15 i yoksulluk sınırı altındadır. Kırsal ve Kentsel yerler için yapılan hesaplamalarda ise şehirlerde bu oran yüzde 14 e yakın iken, kırsal bölgelerde 14 buçuğa tekabül etmektedir. Eğitim seviyesi düştükçe ve çocuk sayısı arttıkça işsizlik yoksullukla paralel olarak artmaktadır.
Sağlık ve yokluk arasında çok güçlü bir ilişki bulunmaktadır. Fakirlik sebebi ile sağlık hizmeti ihtiyacı tam olarak karşılanamamaktadır. Hastalıktan dolayı yoksulluğa, yoksulluk dolayısıylada hastalığa sebep olmakta ve bu kısır döngü şeklinde sürüp gitmektedir.
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu kısa adı Unicef 2005 yılındaki yayınladığı rapora göre gelişmekte bulunan ülkelerde her 3 çocuktan 1 tanesi kendine uygun barınma imkânına, her beş çocuktan bir tanesi sağlıklı içme suyuna kavuşma imkanına sahip bulunamamaktadır. Yokluğuna bağlı sebeplerden dolayı yetersiz beslenen çocuklarda fiziksel ve zihinsel gelişimlerinde sebep olmakta yetersiz temizlik sorunum sebebiyle fakir insanların enfeksiyonlara daha hızlı yakalandığı söylemektedir. Örnek olarak verem gibi çok ciddi bir hastalık bile daha çok fakirler arasında meydana gelmektedir. Kadınlar ise erkeklere göre daha fazla yoksulluk riski altında bulunmaktadır. Yeteri kadar maddi gelire sahip olamama, uygun barınma şartlarında yaşayamama, sağlıklı su kullanamama, temiz olmayan ortamlar hastalıklara davetiye çıkarmaktadır. Yoksullar içinde bu sorundan oluşan bazı hastalıklar ise kansızlık, vitamini eksikliği, ölüm, enfeksiyon hastalıkları gibi yoksulluk sebebine bağlı ölümler oldukça yüksektir.

Yoksullukla başa çıkmak için ne yapılmalıdır

Yoksullukla baş edebilmenin en önemli araçları yoksulluk sınırı altında bulunanlara ve risk altındaki insanlara yönelik ekonomik ve sosyal müdahale yapılması gerekmektedir. Bu amaçla en önemli etken bebeklerin ve çocukların yeterli düzeyde beslenmesi, sağlıklı koşullarda barınmasının sağlanması, yeterli eğitiminin verilmesi, sağlık hizmetlerinden faydalanılması olarak söylenebilir. Ayrıca kadınların ve kız çocuklarının eğitimine değer verilmesi, istihdamların kadınlar için yeteri sayıda sağlanması ve sağlık hizmetlerinden faydalanabilmeleri de toplumun yoksulluktan kurtarabilecek önemli önlemler olarak söylenebilir.

Bir önceki yazımız olan ÇOCUK YA DA KARDEŞ SAYISI AZALIYOR başlıklı makalemizde çocuk sahibi olma düşüncesi, çocuk yardımı ve Kardeş sayısı hakkında bilgiler verilmektedir.


Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Facebook’ta Bize Destek Olun