2 Kız Kardeş Seracılıkta Örnek Oldular

2 Kız Kardeş Seracılıkta Örnek Oldular

Yıllarca kendi memleketlerinden başka yerlere tarım faaliyetlerinde bulunmak için çalışmaya giden Mardinli iki kız kardeş sonunda kendi işlerinin patronu oldular. Üstelik de kimsenin tercih etmeyeceği illerden birisi olan Tunceli’de seracılık ve tarım faaliyetlerinde bulunmak için arazi kiralayarak verimli olmaya çalışıyorlar. Uzun yıllar Ege Bölgesi’nde çapa işleri, bağ-bahçe, bostan işleri ile iştigal olduktan sonra babaları ölünce […]

Yıllarca kendi memleketlerinden başka yerlere tarım faaliyetlerinde bulunmak için çalışmaya giden Mardinli iki kız kardeş sonunda kendi işlerinin patronu oldular. Üstelik de kimsenin tercih etmeyeceği illerden birisi olan Tunceli’de seracılık ve tarım faaliyetlerinde bulunmak için arazi kiralayarak verimli olmaya çalışıyorlar.

Uzun yıllar Ege Bölgesi’nde çapa işleri, bağ-bahçe, bostan işleri ile iştigal olduktan sonra babaları ölünce edikleri bilgi birikimlerini Doğu Anadolu Bölgemizin Tunceli ilinde hayata geçirmeye karar verdiler. Tunceli’de boş arazileri kiralayıp ekip diken, yetiştirdikleri ürünleri de bölgedeki insanlara satan ve hayatlarını idame ettiren iki kız kardeş Hamidiye ve Leyla erkeklere de örnek oluyorlar. 20 yıldan beri bu işlerle uğraşan kızlar bölgeye ekonomik değer anlamında güzel örnekler sergiliyorlar. Ürettikleri sebzeleri taze taze satın alıp tüketen bölge halkı durumdan oldukça memnun gözüküyor.

Leyla ve Hamdiye Başaran adlı iki kız kardeş, kiraladıkları yaklaşık 30 dönüm arazide seracılık organik tarım yaparak para kazanıyorlar. Her ikisi de 20’li yaşlarda olan Leyla ve Hamdiye kendi işlerinin patronu olmak için çaba harcıyorlar. Daha önce Ege Bölgesi’nde mevsimlik işçi olarak çapa yapan, domates toplayan, ancak emeklerinin karşılığını alamayan genç girişimciler kendi işlerinin patronu olmaya karar verdiler.

Hayatlarını idame ettirmek için batı bölgelerinde mevsimlik işçi  olarak çalışan Mardinli Hamdiye ve Leyla Başaran kardeşler, öğrendikleri seracılık metodunu Tunceli’de kiraladıkları yaklaşık 30 dönüm arazide uygulamaya karar verdiler. Leyla ve Hamdiye sera işini Tunceli’de en iyi şekilde yaparak her türlü sebze, kavun ve karpuz yetiştiriyorlar. Böylece başkalarına çalışıp kıt kanaat geçinmek yerine, kendi işlerini yaparak para kazanmayı hedefliyorlar.

kız başlarına seracılık yapmak

Mardin’de 8 çocuklu bir ailenin iki çocuğu olan, babaları trafik kazasıgeçirince de okulu bırakarak çalışmak mecburiyetinde olan iki kardeş, ailenin yükünü sırtına almak için batı bölgelerine mevsimlik işçi olarak gittiler. Ancak İstedikleri kadar para kazanamayan Hamdiye ve Leyla kardeşler kendi işlerini yapmaya karar verdiler. Böylece Tunceli’ye gelerek yaklaşık 30 dönüm arazi kiraladılar. Batı’da öğrendikleri seracılık tekniklerini uygulayarak para kazanıp aileye yardımcı olmak istiyorlar.

BUNU DA OKUMALISINIZ>>>  Şehir Plancısı Kimdir Ne İş Yapar?

Herkes Batı’da para kazanmanın daha kolay olduğunu düşünürken Doğu Anadolu’nun zor şartlarında yaparak sebze ve karpuz, kavun ekerek para kazanmak zorunda kalan Leyla okula giderken gazeteci ya da fotoğrafçı olmayı hayal ettiğini söylüyor. Ancak babası trafik kazasında  engelli kalınca ailenin yükü kendilerinin omuzlarına bindiğini ifade etti. Okulu bırakmak ve ailesine bakmak için çalışmak zorunda kalan her iki kardeş, başarmak için ne gerekiyorsa yapacaklarını ifade ediyor. Leyla, “Her türlü bitkiyi ekip  satıyoruz. Kavun, karpuz da ektik. Ürettiğimiz ürünleri buralardaki marketlere satıyoruz. Buralarda yabancı olduğumuzdan dolayı başlangıçta oldukça zorluk çektik. Ürettiğimiz sebze ve meyveleri önceleri diğer şehirlere götürmek zorunda kaldık. Bu sene bu zorlukları yaşamak istemiyoruz.” dedi.

Abla Hamdiye Başaran da iyi bir eğitim alarak hedeflerine ulaşmak istediğini, ancak ailesinin zor durumda kalması sebebiyle çalışma hayatına atılmak zorunda kaldıklarını ifade etti. Bu sebeple seracılık yapmak zorunda kaldıklarını belirten Hamdiye, “Henüz ilkokul sıralarındayken babam trafik kazasında engelli kaldı. Hiçbir gelirimiz olmadığı için bizler çalışarak ailemize bakmak zorunda kaldık. Bu sebeple okuldan ayrıldık. Okuyup büyük adam olmayı çok isterdim. Ancak bu işleri yapmak zorunda kaldık.” dedi.

Abla Başaran, uzun zamandan beri bu işi yaptıklarını ve iyice öğrendiklerini dile getirerek konuşmasını şöyle tamamladı:

“Sezonluk iş olarak buraya gelip sebze ekiyoruz. Seradaki bütün işleri kardeşimle beraber yapıyoruz. Sera işleri aslında erkek işi olmasına rağmen bizler yapmak zorunda kaldık. Babam engelli olduğu için bize yardım edemiyor. Elimizden geldiğince imkanlarımız ölçüsünde burada bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Bu seneki seraya 1 hafta önce başladık. Yapılacak çok iş var. Hayatı idame ettirebilmek için para kazanmak zorundayız. İnsan istediği zaman başaramayacağı şey yoktur.”

BUNU DA OKUMALISINIZ>>>  Yastık Altındaki Altınlar Ekonomiye Can Veriyor

Bir önceki yazımız olan Kredi ile Alınan Ev (Konut) Satılır mı? başlıklı makalemizde banka ipotekli ev satın alınır mı, ipotekli ev satın alınır mı ve ipotekli konut satılır mı hakkında bilgiler verilmektedir.

] }

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?