Alageyik Türküsü’nün Gerçek Hikayesi

Alageyik Türküsü’nün Gerçek Hikayesi

Alageyik Türküsü Hikayesi hakkında derlediğimiz bilgileri paylaşıyoruz. Toros dağlarının Gavur dağları olarak adlandırılan bölümünde Antep ile Maraş arasında kalan sarp kayalıklarla dolu. Zulüm kalesi gibi sivri bir tepeye benzeyen, döne döne tepesine çıkılan, aynı şekilde dönerek aşağıya doğru inen, sağı solu uçurum olan, insanın bakarken bile başını döndüren bu dağlarda ala gözlü ceylanlar, çatal boynuzlu […]

Alageyik Türküsü Hikayesi hakkında derlediğimiz bilgileri paylaşıyoruz. Toros dağlarının Gavur dağları olarak adlandırılan bölümünde Antep ile Maraş arasında kalan sarp kayalıklarla dolu. Zulüm kalesi gibi sivri bir tepeye benzeyen, döne döne tepesine çıkılan, aynı şekilde dönerek aşağıya doğru inen, sağı solu uçurum olan, insanın bakarken bile başını döndüren bu dağlarda ala gözlü ceylanlar, çatal boynuzlu geyikler, keklikler… Kısacası her türlü avlanacak avların odağıymış buralar.
Bir dağda keklik olur, geyik olur, ceylan olur da oraya ava gidilmez mi. Dağda ne kadar çok uçurum olsa da uçurumların sonu ölüme dayansa da avcı bundan vazgeçmez, düşse de kalksa da evlenecek yaşta bir genç olsa da nişanlısı onu beklese de illa yine de avdan geri kalmaz, dağlara gidermiş.
‘Halil’ adında genç bir avcı dağlara aşık olmuş. Sırtındaki tüfeğiyle Gavur dağlarına her gün ava gidermiş, ancak evde anası ve bir de nişanlısı onu beklermiş. Halil avdan dönünceye kadar yürekleri pır pır atarmış. Annesi bir türlü geyik avından vazgeçirememiş oğlunu. ‘Oğlum, yuva yıkanların yuvası olmaz, sonu iyi olmaz, vazgeç hayvan avlamaktan. Baban da bu sebeple iflah olmadı, ne işimize yarayacak bu kadar geyik postu? Gönlüm razı olmuyor, gel bırak, şu geyik avını.’ diye yalvardı ama Halil av tutkunu olduğu için annesinin sözünü dinlememiş. Annesi bakmış oğlu sözünü dinlemiyor, ‘Bari yavrusu olan geyikleri avlama, ne olursun yavrum,  onları öksüz bırakma.’ diye yalvarmış.

BUNU DA OKUMALISINIZ>>>  5 Maymun Hikayesi

Alageyik Türküsü Rivayeti

Alageyik Türküsü

Alageyik Türküsü rivayeti dilden dile dolaşır, anlatılır. Filmi de çekilmiştir.

Halil’in avladığı hayvanlar köy meydanında herkes tarafından bir güzel pişirilerek yenirmiş. Bu durumdan köylüler çok hoşnutmuş ve Halil’i bu yüzden çok severlermiş. Genç avcı bir gün yine Gavur dağlarına ala geyik avlamak için gitmiş. Çünkü alageyik onu sürekli peşinden koşturuyormuş. Her defasında tam nişan alacağında birden kayboluyormuş ve yakışıklı avcının eli ayağı tutuluyormuş. Bir türlü alageyik uğramamış içi içini yemeye başlamış. Arada bir geyik avlamayı bırakmayı düşünüyormuş ama o rüyasını süsleyen ala geyiği avlamadan bırakmayı asla düşünüyormuş.

Alageyik Türkü Hikayesi

Günün birinde yine tüfeğini alarak kayaların üstüne çıkmış bir de bakmış ki tam karşısında alageyik duruyor ama bu sefer yalnız değil, yanı başında yavrusuyla beraber. Hemen yavru geyiği bir çırpıda yere sermiş. Sıra alageyiğe gelince alageyik yine birden kaybolmuş, aramış taramış bir türlü bulamamış. Çaresiz yavru geyiği sırtlayarak köye dönünce annesini karşısında görmüş. ‘Ben sana demedim mi, anayı yavrudan ayıran iflah olmaz.’ diye azarlamış.

Bir süre ava ara veren delikanlı yine duramamış ala geyik avlamak için dağlara çıkmak istemiş. Düğün gecesi ne kadar geyik avına çıkmayan genç adam tam evlendiği gün yine alageyiğin peşine düşmüş gerdek gecesine girdiği halde karşısında süslenmiş gelmesini beklediği damat, kendini bekleyen nişanlısı Zeynep beklerken Halil dağlardan gelen uğultuyu geyik sesi sanarak öylece bırakmış kızı, çıkmış dağlara. Dolaşmış, dolaşmış, bakmış ki alageyik bir kayanın üstünde yatmış. Tüfeği ile nişan almış alageyiğe. Basmış kurşunu, ancak bastığı yerin tam uçurumun kenarı olduğunu hiç düşünemeyen taze damat kalktığında uçurumu boylamış.

BUNU DA OKUMALISINIZ>>>  Eğitimle Öğretim Arasındaki Fark

Alageyik Türküsü’nün bilinmeyen sonu

Gerdek odasında güveyi bekleyen Zeynep geç saatlere kadar kadar beklemiş, beklemiş. Bakar ki tüfeğin yerinde asılı olmadığını görür, durumu damadın sağdıçlarına anlatır. Herkes bilir ki yine dağlara geyik avlama gittiğini. Çıkarlar bütün dağ taş ararlar halil’i ve uçurumun dibinden bir ses duyarlar. İp salıp uçurumun dibinden Halil’i kurtarmak isterler, ancak az sonra güveyin  iniltisinin kesildiğini anlarlar.

Bunun üzerine Halil’siz yaşayamayacağını düşünen Zeynep de kendini uçurumun boşluğuna bırakır.

Alageyik Türküsü rivayeti farklı biçimlerde anlatılmaya devam eder.

Bir önceki yazımız olan Berbat 2 Buluş; Cips ve Cola başlıklı makalemizde Cola nasıl bulundu?, George Crum ve Patates cipsi nasıl icat edildi? hakkında bilgiler verilmektedir.

] }

Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?