‘Amerika’da Her Şey Büyük Olur’ Fıkrası

‘Amerika’da Her Şey Büyük Olur’ Fıkrası

Dursun, memleketi Trabzon’u yıllar önce terk ederek Amerika’ya yerleşir. Zamanla durumu düzelir ve çok zengin olur. Memlekette çocukluğu beraber geçen arkadaşı Temel’i yanına davet eder. Temel de Trabzon’da yaşamaya devam eden fakir birisidir. Amerika’ya  dostunu ziyaret etmeye gitmek için uçak bileti almaya bile parası yoktur. Bu durumu bilen Dursun arkadaşı Temel’e Amerika için uçak bileti alır ve yanına gelmesini rica eder. Temel de bu ricayı kırmaz. Uçağa biner doğruca Amerika’da yaşayan arkadaşı Dursun’un yanına gitmek için uçuşa geçer.

Uçaktan iner. Kendini arkadaşı Dursun karşılar ama Temel’in o güne kadar hiç görmediği büyüklükte bir otomobil içinde beklemektedir. Şaşkın şaşkın arabaya bakan Temel:

-Uşağım, bu nasıl araba? diye sorar.

Dursun da arkadaşına:

-Temal burası Amerika! Amerika’da her şey büyük olur, der.

Amerika

Limuzine binerler doğruca Dursun’un yaşadığı çiftliğe giderler. Limuzin kapıları açılan çiftlikten içeri girince uçsuz bucaksız arazi içinde ilerleyen Temel arabada şaşkın şaşkın bakınır ve yine hayretini gizleyemez:

-Ula uşağım burası nasıl bir ev böyle? Uçsuz bucaksız arazi, der.

Dursun yine sakin bir tavırla Temel’e hatırlatma yapar:

-Haçan, burası Amerika! Burada her şey büyük olur, dedim ya!

Otururlar salonda geniş geniş koltukların üstünde. Hasret giderirler. Memleketten, Fadime’den, Trabzonspor’dan, Karadeniz’den bahsederler. Sıra yemeğe gelmiştir. Salonda kocaman bir yemek masası üzerinde bin bir çeşit yemek… Temel yine şaşkınlığını gizleyemez ve sorar:

-Bu kadar büyük yemek masası olur mu? Yok artık, der. Dursun yine sakin bir edayla cevap verir:

-Dedik ya uşağım, ha burası Amerika! Burada her şey büyük olur.

O güne kadar görmediği farklı yiyeceklerden bolca yiyen Temel, yemek sonunda lavaboya gitmek için izin ister. İster  ancak lavabonun nerede olduğunu bilmediği için Dursun arkadaşına tarif eder:

-Temal’im, buradan 100 metre ileri gittikten sonra sağa dön. Sağ tarafta ikinci kapı lavabodur. Ha orada ihtiyacını giderebilirsin, der.

Temel iki elini havada tutarak lavaboya doğru ilerler. Elleri biraz yağlıdır ve yıkayacaktır. Ama kafası da bayağı karışıktır. Salonda 100 metre kadar ilerledikten sonra sağa döneceği yerde sol tarafa döner. İkinci kapıdan içeriye girince aksilik ya, elektrikler kesilir.

Girdiği yer ise yüzme havuzudur. Karanlıkta ayağı kayar ve havuzun içine cumburlop düşer. Temel, her şeyin büyük olduğu Amerika’da çok kötü bir yere düştüğünü sanır. Yüzme konusunda da zayıf olan Temel karanlıkta yüksek sesle bağırmaya başlar:

-Sifonu çekmeyiiiin, sifonu çekmeyiiiin!

Bir önceki yazımız olan TARİH BİLGİ YARIŞMASI başlıklı makalemizde Tarih bilgisi ve Tarih soruları hakkında bilgiler verilmektedir.


Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Facebook’ta Bize Destek Olun