Annelik Nasıl Anlatılır

Annelik Nasıl Anlatılır

Kendisi için değil de başkası için yaşayan kişiye anne denir. Fedakarlık yapmak onun doğasında vardır. Anne nedir Annelik; aklından geçenleri söyleyememek, yutkunmak, kalbine gömmek, dışa vuramamak demektir. Hiçbir rütbe, ne makam, ne mal, mülk, servet istememek; her şeye katlanmak, anlatılması güç olan manevi duygunun diğer adıdır annelik. Annelik nasıl bir duygu Fedakarlık onun en belirgin […]

Kendisi için değil de başkası için yaşayan kişiye anne denir. Fedakarlık yapmak onun doğasında vardır.

Anne nedir

Annelik; aklından geçenleri söyleyememek, yutkunmak, kalbine gömmek, dışa vuramamak demektir.

Hiçbir rütbe, ne makam, ne mal, mülk, servet istememek; her şeye katlanmak, anlatılması güç olan manevi duygunun diğer adıdır annelik.

Annelik nasıl bir duygu

Fedakarlık onun en belirgin özelliğidir. Hiçbir insanın katlanamayacağı acılara, sıkıntılara katlanmak annelere özgüdür.

Kendi zevkinden, sefasından, mutluluğundan, eğlencesinden vazgeçmek; özverili olmak, başkaları için istemek, kendi isteklerini unutmak anneliğin diğer adıdır.

Teknoloji günümüz annelerinin işlerini ne kadar kolaylaştırırsa kolaylaştırsın, yaratıcı tarafından anneye verilen bu mükemmel vasıflar takdire şayandır.

Annelik nasıl bir şey

Annelik nedir

Bütün korkulardan arınmak, güçlü olmak demektir. Kendi bedenine saygı duymak, çocuk kendini sorgulamak, nasıl başarılı olabileceğini düşünmek, potansiyelini fark etmek demektir.

Bebeğini uyutabilmek için kimsenin bilmediği, kendisine has besteler yapmaktır.

Tedirgin olmak, huzursuz olmak, mutluluğu kısa süreli yaşamaktır. Tedirgin, şüpheci, zihnini rahat bırakmayan sorularla meşgul etmektir.

Annelik en zor zanaattır, tarifi imkânsızdır. En büyük sabır sınavıdır. Uykusuz kalmak ama şikayet etmemektir.

Annelik gariplerin bileşkesidir. Hoşgörü, sıcaklık, karşılıksız sevgi, velhasıl anlatılması güç bir meslektir.

İnsanlığın başlangıcından günümüze değin anlatılmaya çalışılan, bir türlü tam olarak ifade edilemeyen annelik hakkında söyleyebileceğimiz en güzel tariflerden birisi; kocaman yürekli bir insan.

Örnekleri bol bol gösterilen, anlatılan, haber yapılan eli öpülesi annelerimizin çektiği cefaları bizde bir kaç örnekle dile getirmek istedik.

BUNU DA OKUMALISINIZ!  Çocukların Kaleminden Özgün Fıkralar

İşte geçmiş yıllarda çocuğu için her türlü fedakarlığa katlanmış olan annelerin dramları.

Mucize başaran anne, en özel hediyeyi aldı

Karadeniz Bölgesi’nin Karaelmas olarak adlandırılan taş kömürü merkezi Zonguldak’ta ‘Beyin sapı tüberkülomu’ adı verilen hastalığı sebebiyle bitkisel hayata giren Mahmut Can, doktorlar tarafından ‘tıbbi olarak yapılacak hiçbir şey kalmadı’ dedikleri çocuğa annesi Selma hanım elinden geldiğince, bildiği yöntemlerle iyileştirmek için çalıştı.

Selma hanım Mahmut Can’a sürekli müzik dinletiyor, kitap okuyor, fiziksel tedavi uyguluyor. Böylelikle çocuğunu ayağa kaldırmayı başaran Selma hanım altı yaşından beri çocuğuyla düzenli olarak ilgilenip 25 yaşına gelmesini sağladı. Mahmut Can annesinin olağanüstü gayreti sayesinde kitap okuyor, konuşuyor ve destekle yürüyor, hatta resim bile yapıyor. Fedakar annesine ‘Anneler Günü Hediyesi’ olarak kendi yaptığı resmini hediye ederek kutlayacak. Selma hanım da doğal olarak çocuğunun yaptığı resmi, bugüne kadar aldığı en güzel hediye olarak kabul ediyor.

Sık sık grizu patlamalarına maruz kalan Zonguldak ilimizde 1992 yılında maden faciasında eşi hayatını kaybetti. Selma hanım iki çocuğuyla baş başa kaldı. Çaresiz anne yaşama çocuklarıyla birlikte sarıldı ancak, küçük oğlu Mahmut Can 6 yaşında iken beyin ‘Beyin sapı tüberkülomu’ adı verilen hastalığa yakalanınca ikinci kez yıkıldı. Mahmut Can hastanede uzun süre bakımda kaldı. Doktorlar kendisine ‘tıbben yapılabilecek bir şey kalmadığını’ söyleyerek evine gönderdi. Anne Selma Nazman vazgeçmedi, çocuğuna sürekli olarak kendi bildiği yöntemlerle tedavi uyguladı. Çocuğuna müzik dinleterek, kitap okuyarak, fiziki tedaviler uygulayarak 6 yıllık bitkisel hayattan çıkmasını sağladı. Annesinin olağanüstü gayretleri sayesinde yeniden hayata dönen Mahmut Can daha sonra yeniden hastanelere giderek tedavi gördü ve ayağa kalkmayı başardı. Böylece kendi işlerini yapmayı başaran Mahmut Can şimdi bilgisayar kullanabiliyor, kitap okuyor, resim yapıyor ve insanlarla konuşabiliyor.

BUNU DA OKUMALISINIZ!  Mira ile Hira Hikayesi

Şimdi 25 yaşına gelen Mahmut Can özel eğitim rehabilitasyon merkezinden yardım alıyor. Diğer çocuklar anneler günü için hediye alma telaşında iken Mahmut Can annesine kendi elleriyle yaptığı resmi hediye edecek. anne Selma hanım da dünyanın en güzel hediyesi olarak kabul ettiği çocuğunun resmini alacak. Selma hanım oğlunun resmi karşında duygularına hakim olamadı ve ona sarılıp öpücük yağmuruna boğdu. Selma Nazman duygularını şöyle ifade etti:

“Eğer ben oğlumu hayatta tutmak için mücadele etmeseydim, şimdi yanımda olmayacaktı. Oğlum benim için her şeyden daha değerlidir. Ben bir mucize gerçekleştirdim. Doktorlar oğlumun raporlarına bakarak hayrete düşüyorlar. Çünkü böyle bir hastalığın sonrasında çocuğumu bu hale getirmek neredeyse imkansız bir vaka olarak görülüyor. Bana bu çocuk yaşamaz, boşuna uğraşma, dediler. Ancak şimdi ‘iyi ki vazgeçmemişsin’ diyorlar. Oğlumla birlikte çok mutluyuz. Sürekli müzik dinliyoruz, kitap okuyoruz, farklı konularda tartışma yapıyoruz. Oğlum bugüne kadar 17 tane Ameliyat geçirdi. Elbette ayağa kalkıp koşamayacak, futbol oynayamayacak ama hiç olmazsa kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecek kadar sağlıklı olması yeterlidir.”

Bir önceki yazımız olan Çilingirin Açamayacağı Kapı Yoktur! başlıklı makalemizde Çilingir fiyatları, Çilingirlik hizmetleri ve mobil çilingir hizmetleri hakkında bilgiler verilmektedir.


Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?