Ay, Dünya ve Güneş İlişkisi

Ay, Dünya ve Güneş İlişkisi

GÜNEŞ, DÜNYA VE AY AKRABA MI?  Güneş sistemi insanoğlunun ilgisini çekmeye devam ediyor ve sistemdeki gizem aklımızda sürekli soru işaretleri oluşturuyor. Büyük cisimler arasındaki boşluklarda  küçük cisimlerden oluşan gök cisimleri yani astroid ve meteorlar güneş sisteminin taa en başından beri gezegenleri rahatsız etmekte bazen de çarpmaktadırlar. Bizim güneş sistemimiz tehlikeli bir yer. şöyle ki, en […]

GÜNEŞ, DÜNYA VE AY AKRABA MI? 

Güneş sistemi insanoğlunun ilgisini çekmeye devam ediyor ve sistemdeki gizem aklımızda sürekli soru işaretleri oluşturuyor. Büyük cisimler arasındaki boşluklarda  küçük cisimlerden oluşan gök cisimleri yani astroid ve meteorlar güneş sisteminin taa en başından beri gezegenleri rahatsız etmekte bazen de çarpmaktadırlar. Bizim güneş sistemimiz tehlikeli bir yer. şöyle ki, en yakın komşumuzun suç mahalli olduğu yüzündeki şiddetli çatışmalardan belli olur. Gece aya baktığımız zaman güven veren bir görüntüsü var. Çünkü gecelerimizi aydınlatıyor, okyanuslarımızda gelgiti sağlıyor. İşte bu halleriyle gecelerimizi aydınlatan, yol gösteren bir rehber gibidir.Güneş sistemi 8 den fazla gezegen ve etrafında dönen 170’ten fazla uydusuyla güneş merkezli bir sistemdir. Ay da bu saydığımız uydulardan birisidir.

AY’IN OLUŞUMU

Güneş sisteminin tarihinde, ay bir çeşit yüzünden okuyabileceğiniz eski bir ders kitabı gibi idi. Ay’ın hikayesi 4 buçuk milyar yıl önce kıyamet günü gibi başlamıştı. Mars gezegeni büyüklüğünde 1 astroidin yandan çarpmasıyla doğumu başladı. 2 gök cismi birbirlerine yavaşça yaklaştı ve gezegenimize 45 derecelik bir açıyla sokuldu ve ısı yaklaşık saatte altı bindi. Böylece çarpışma göreceli olarak daha yavaş olacaktı, fakat çarpışma enerjisi çok büyüktü. Gezegeni havalandırdı ve mantosundan bir miktar kopararak gezegeni tam sağından yaraladı.

Zaman ve kütle çekimi ayın oluşumuna sebep oldu. Bu varsayım birkaç bilim adamının iddiası idi. Bu varsayımı kanıtlamak için 50’ler ve 60’larda ayın yapısını inceleyen araştırmalar sonucunda ayın dünya kadar yoğun olmadığını fark ettiler. Ay’ın yapısında demir yoktu. Yani dünyanın çekirdeğinde olan demir gibi madde bulunmuyordu. Dünya gibi kısmen daha yoğun bir kütleye sahipti. Dünya yoğunluğu 1 metreküpe 5,5 gram iken, ayda ise bu durum yaklaşık 3 gram idi. Dünya çoğunlukla metalden, az miktarda kayadan oluşmuş iken, ay ise daha fazla kayadan oluşmaktaydı. Fakat dünya ve Ay’ın kütleleri değişik olmasına rağmen kimyasal yapıları birbirinin aynısı idi. Özellikle izotopların oranları tıpatıp dünyadakilerin aynı olması dikkat çekici idi.

BUNU DA OKUMALISINIZ>>>  ATOMDAKİ GİZLİ RAKAMLAR
Ay, Dünya ve Güneş

AY’IN YAPISI NASILDIR

Güneş sisteminin her bölümü farklı  yapılara sahip ancak Ay’da bu durum tam tamına dünya ile aynı izotop oranına sahip olması, Ay’ın, Dünya’nın  bir parçası olma ihtimalini yükseltmekte idi. Böylece ayın dünyayla aynı yapıya sahip, farklı yoğunluğu olduğunu kabul etmek gerekiyor. Bu senaryodan yola çıkarak ayın dünyaya çarpan bir başka gök cisminden koparak oluştuğu tezi pek de yabana atılır gelmiyor. Dünya’yı yeterince büyük bir başka madde ile çarpıştırırsak dünyanın dış yüzeyinden bir bölümünü kopartabiliriz. İşte burada demir çekirdek ve çevresindeki kayaç bölümü kopar, büyük bir toz bulutu ve ayın bugünkü halini oluşturur. Bu bir teori fakat bilgisayar simülasyonu ile de desteklenmesi gerekiyor.

Dünyamıza yüksek hızda bir gök cisminin çarptığını düşünürsek, bu durumda çarpan cisim parçalanıp demir çekirdeği dünyadan sekip, tekrar yaklaşık bin yıl sonra dünyanın atmosferi soğumaya başlayacaktır. Başlangıçtaki farklı oluşumuna rağmen dünya ile ay arasındaki dengeler aynı kalacaktır. Ayın yörünge  çekimi dünyanın yörünge eğikliği ile 1 derece sapmasına sebep olacaktır. Ay olmasaydı bu değişiklik sıfırdan 60 dereceye kadar farklı değerler taşınmasına sebep olacaktı. Böylece kuzey kutbu hemen hemen güneşe dönük bir vaziyete gelecekti. Ayın, dünyadan ayrılması aslında insanlar için hayat kurtarıcı bir sebep olmuştur. Böylece güneş sistemimizde hem yıkıcı hem de yeni düzenler oluşturan bir durum olmuştur.

BUNU DA OKUMALISINIZ>>>  MEB Sınavları Ücretleri

Apollon’un Ay’a inişi ile elde edilen kanıtlar bize başka bir sorunu çözme fırsatı da vermiştir. Ay’ın neden İsviçre peynirine benzer bir yapıya sahip olduğunu açıklaması gibi… Bilim adamları Ay’ın kendisininde bir kozmik çarpışma ürünü olduğu konusunda hem fikirler gibi. Ay’ın yüzeyinde yine bu çalışmalar sonucunda birçoğunun olduğunu gösterdiği şüphesini uyandırmaktadır. Bilim adamları 1960’lara kadar bu kraterlerin ölü volkanik kraterler olduğunu düşünmekteydiler. Bilim adamlarının en çok merak ettikleri soru, kraterlerin neden Ay’da daha fazla, Dünya’da ise daha az, olduğu sorusu, idi.

Bir önceki yazımız olan Berbat 2 Buluş; Cips ve Cola başlıklı makalemizde Cola nasıl bulundu?, George Crum ve Patates cipsi nasıl icat edildi? hakkında bilgiler verilmektedir.

] }

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?