‘Bas üstüne, Ustan Görmesin’ fıkrası

‘Bas üstüne, Ustan Görmesin’ fıkrası

İş görüşmesi için sakal tıraşı olmak isteyen Temel ilk gördüğü berbere dalar. Girdiği berberde sadece 1 tane kalfa bulunmaktadır ve o da meşguldür. Yanında da işe yeni başlayan bir çırak yardımcı olarak ustaya destek olmaktadır. Acilen tıraş olmak isteyen bu müşteriyi kaçırmak istemeyen dükkan sahibi hemen pratik bir çözüm düşünür. Çırağa müşteriyi teslim eder ancak […]

İş görüşmesi için sakal tıraşı olmak isteyen Temel ilk gördüğü berbere dalar. Girdiği berberde sadece 1 tane kalfa bulunmaktadır ve o da meşguldür. Yanında da işe yeni başlayan bir çırak yardımcı olarak ustaya destek olmaktadır.

Acilen tıraş olmak isteyen bu müşteriyi kaçırmak istemeyen dükkan sahibi hemen pratik bir çözüm düşünür. Çırağa müşteriyi teslim eder ancak büyük bir sorun olduğu göz ardı edilir. Çünkü çırak işe başlayalı daha bir hafta bile olmamıştır. Hele hele sakal tıraşı yapmayı henüz öğrenememiştir.

Berber önünde başka müşterisi ile ilgilenmek zorundadır. En kötüsü de durumun vahametini bilmeyen bizim Temel’in başına gelecektir. Kısaca fıkramız şu şekilde gelişir.

Temel:

-Acilen sakal tıraşı olmak istiyorum.

Önünde başka müşterisi olan berber ise:

-Tabii beyefendi hemen oturun şu yandaki koltuğa.

Yeni gelen müşteriyi tıraş etmesi için çırağa gözüyle işaret eder. Berber koltuğuna yerleşen Temel kendini tıraş edecek çocuğu görünce biraz tedirgin olur ama çaresiz beklemek zorundadır.

Eli ayağı dolaşan, Hatta elleri zangır zangır titremeye başlayan çırak çocuk müşteriyi tıraş etmek için işe koyulur. Öncelikle tıraş fırçasını iyice köpürten çırak müşterinin yüzünü bir güzel köpükle doldurur.

Sıra usturaya jilet takıp müşterinin sakallarını kesmeye gelir. Fakat heyecanlanan çırağın elleri tir tir titremektedir. Bu haliyle müşterinin bir yerini kesmesi kesindir. Ve öyle de olur. Usturayı Temel’in yüzünde gezdirirken her yer kan kırmızı göle döner.

BUNU DA OKUMALISINIZ>>>  Evlilikle ilgili fıkralar

İşin en kötüsü usta çok sinirli bir yapıya sahiptir. Çırak tarafından yüzü kesilen Temeli görünce çok sinirlenen usta kızar:

-Nasıl tıraş ediyorsun, müşterinin yüzünü nasıl kesersin, diyerek elini kaldırır  tokatı patlatacakken çocuk eğilir. Tokat Temel’in suratında patlar.

Ne olduğunu anlayamayan Temel sus pus olur. Yüzünün kesildiğine mi yansın, usta tarafından atılan şamara mı yansın?!

Öfkelenen Usta:

-Dikkat et! Çabuk, müşterinin yüzünü güzelce tıraş et, diye öfke ile çocuğu azarlar.

Çırak Tıraşa devam eder ancak hem korku, hem heyecan kat sayısı artar. Temeli tıraş etmeye devam eder.

Olan olur. Temel susar. Tıraşın bir an önce bitmesini bekler. Bu işin nasıl biteceğini kestiremez.

O da ne? Eli titreyen çırak ustura ile Temel’in kulağını koparır. Kulak yere düşmüştür. Az önce suratında ustanın parmaklarını gören temel bu sefer temkinli davranır. Canı yanar ama hiç sesini çıkarmaz. Yere düşen kulağını gözüyle işaret ederek, kısık sesle çırağa:

-Bas üstüneee, ustan görmesiiin. Bas üstüneee, ustan görmesiiin, diye meler.

Bir önceki yazımız olan 'Amerika'da Her Şey Büyük Olur' Fıkrası başlıklı makalemizde burası Amerika, temal dursun fıkrası ve temel sifon fıkrası hakkında bilgiler verilmektedir.


Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?