Çift Kol Nakli ile Hayata Dönüş

Çift Kol Nakli ile Hayata Dönüş

Organ nakli denilince ilk akla gelen sağlık kurumu hiç tereddütsüz Akdeniz Üniversitesidir. 30 yaşındaki Mustafa Sağır’a, Profesör Doktor Ömer Özkan ve ekibince çift kol nakli yapılmıştı. Çift kol nakli yapılan Mustafa Sağır organ nakli yapmak amacıyla ameliyat masasına yatmadan önce Ömer Hoca’nın ‘Var mısın?’ diye yönettiği soruya ‘Varım!’ dedi. Bugün, o günkü verdiğim karar sayesinde kendi ellerimle saçlarımı tarayabiliyorum. Kendi terimi silebiliyorum, ifadesini kullandı.

31 Ocak 2016 tarihinde geçirdiği bir trafik kazası sonucunda iki kolunu da kaybeden Mustafa Sağır’a, 1 Şubat 2016 tarihinde beyin ölümü gerçekleştiği bildirilen Emin Sonar’ın, kol ve organ bağışı yapıldı ve ihtiyacı olan hastalara nakledildi. 2 Şubat 2016 tarihinde Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde kolları bağışlanan vatandaşın organları, doktor Ömer Özkan ve 35 kişilik ekibi tarafından başarılı bir operasyon yapılarak Mustafa Sağır’a nakledildi. Kollarının olmasını bir mucize olarak değerlendiren Mustafa Sağır duygularını şöyle:

‘Nakil gerçekleşmeden önce hayaller kurdum. İçimden ‘keşke kol nakli olabilsem’ dedim. Arkadaşımla arabayla dolaşırken bir telefon gerdi. Yüreğim cız etti. Hayatımda ilk kez böyle bir şey oluyordu. Bu bir kadın sesiydi. Arayan kişi ‘Mustafa Bey ile görüşebilir miyim?’ dediği zaman, doğrudan konuyu sezinledim. Çünkü daha önce Akdeniz Üniversitesi’ne gitmiştim ve kol nakli olmak istediğimi bildirmiştim. ‘Beni ancak onlar arar’ diye düşündüm. Telefonda arayan kişi ‘Mustafa Bey Kol nakli yapacağız, hastanemize gelir misiniz?’ dedi. Ben de ‘Gelmez olur muyum, neden gelmeyeyim?’ dedim. ‘Çok acil gelmeniz gerekiyor’ dediler. Uçak bulamayacağımı söylediğim. O zaman Gaziantep üzerinden gidebileceğini söylediler. Sağ olsun köyümüzün muhtarı beni Gaziantep’e getirdi. İstanbul üzerinden aktarmalı olarak Antalya’ya gittim. Hastaneye vardığımda hemen tahlillerimi yaptılar. Ömer hocam bana  ‘Kol nakli için var mısın?’ dedi. Ben de hocama ‘Varım!’ diye cevap verdim. Çünkü biliyorum ki kaderimizde ne varsa onu yaşarız. Ben bu ameliyatı olmadan daha önce iki defa farklı ameliyatlar geçirdim. Bu ameliyatında çok ağır geçeceğini biliyordum. Nakil işlemi bittikten kısa süre içerisinde kendime geldiğim için çok mutlu oldum. Bazı şeyler anlatılamaz. Ancak yaşayan bilir. Bu sebeple kendi başıma kaldığım zamanlar ‘yaşa da gör, başına neler gelir’ derdim. Gerçekten insan bazı şeyleri ancak yaşadığı zaman anlayabiliyor. Bütün bu olayları yaşadıktan sonra ben de organlarımı başka insanlara faydalı olması için bağışlamak istiyorum.”

organ bağışı yapmak

Hayatın sürprizlerle dolu olduğunu, durmadan bir şeyler yapmak için planlar kurduğumuzu ancak en doğrusunun hayatı akışına bırakmak gerektiğini söyleyen Sağır, ‘Yarın şöyle yapsam, diyorsun ancak onu yapmak insanın kendi elinde değil. Gerçekte 30’lu yaşlardayım ancak kendimi 23 yaşında hissediyorum. Ben kaza geçirdiğim zaman 23 yaşındaydım. gözlerimi açtığım zaman da 23 yaşında gibi hissettim. Kendimi sağlıklı olarak gördüğüm zaman evlilik yapmayı düşünüyorum. Yüce Allah’ın bana güzel bir ömür vereceğine inanıyorum. Parmaklarım oynuyor, artık saçlarımı kendim tarayabiliyorum. Burada ikinci ailem kabul ettiğim bana organlarını bağışlayan insanlara çok teşekkür ediyorum. Onların yaptığı iyilikler anlatılamaz. Biliyorum ateş düştüğü yeri yakar, ancak onlar benim ikinci ailemdir.’ dedi.

Ameliyat gerçekleştikten 12 gün sonra sol elinin parmaklarını, ameliyattan 40 gün sonra da sağ el parmaklarını oynatabildiğini söyleyen Sağır, ‘Bu elbette bir sabır işi, her şey yavaş yavaş düzene girecek. Çocukların yürümeyi öğrenmesi gibi  ben de yavaş yavaş parmaklarımı ve kollarımı kullanmayı öğreneceğim. Şu anda kendimi çocuk gibi hissediyorum. Mucize yaşadığımı düşünüyorum.’ dedi.

Ameliyatı gerçekleştiren Profesör Doktor Ömer Özkan ise, her şeyin planlandığı gibi devam ettiğini belirterek şunları söyledi:

‘Hastamız Mustafa’nın sağlık durumunda herhangi bir problem yok. Önümüzdeki dönem için de parmaklarındaki his oluşumunun giderek hızlanacağını düşünüyoruz. İlk önce sol el parmaklarını oynatabildi, şimdi de sağ el parmaklarını oynatabildiğini gözlemliyoruz. Hiç acelemiz yok. Bu işler uzun sabır gerektirir. Biz bu konuda oldukça tecrübeliyiz. Her şey düşündüğümüz gibi yolunda ilerliyor.’

Benzer hayat öyküleri bilimin ışığında ilerleyen insanlarımız sayesinde mutluluk dolu yuvaların çoğalmasına vesile olacaktır.

Bir önceki yazımız olan Çocukların Kaleminden Özgün Fıkralar başlıklı makalemizde çocuk fıkrası, Çocuklar ve Fıkra hakkında bilgiler verilmektedir.


Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

FACEBOOK SAYFAMIZ