Çocuklar İçin Eğitici-Öğretici Masallar

Çocuklar İçin Eğitici-Öğretici Masallar

Tilki Horoz ve Köpek Yaşlanan bir horozu sahibi kesmek istemiş. Horoz bunu anlamış ve çiftlikten habersizce firar etmiş. Giderken yolda bir köpeğe rastlamış. Aynı kaderi paylaşan köpekle arkadaş olmak zorunda kalmışlar. Yola devam etmişler, gide gide yorulmuşlar. Akşam olunca bir yerlerde sabahlamak için araştırma yapmışlar. Uygun bir ağaç bulmuşlar. Horoz ağacın dallarına tünemiş. Geniş bir […]

Tilki Horoz ve Köpek

Yaşlanan bir horozu sahibi kesmek istemiş. Horoz bunu anlamış ve çiftlikten habersizce firar etmiş. Giderken yolda bir köpeğe rastlamış. Aynı kaderi paylaşan köpekle arkadaş olmak zorunda kalmışlar. Yola devam etmişler, gide gide yorulmuşlar.

Akşam olunca bir yerlerde sabahlamak için araştırma yapmışlar. Uygun bir ağaç bulmuşlar. Horoz ağacın dallarına tünemiş. Geniş bir ağaç olduğu için gövdesinin arasında güzel bir kovukta yer bulan köpek de buraya sığınmış. Çok yorulan iki arkadaş erkenden yatıp sızmışlar.

Güneş doğar doğmaz dersek doğru olmaz, gece sabaha dönerken horoz tünediği yerden güzel sesiyle etrafı çınlatmış. Başlamış ürümeye. Ürü ürüüü… üürü ürüüüü… İlk defa böyle bir ses oralarda yankılanmış. Doğal olarak sesi duyan tilki hemen koşmuş ağacın yanına. Bakmış ki horoz ağacın tepesinde. Tırmanması imkansız. Bir yolunu bulup horozu mideye indirmesi gerekir. Ne yapsın, tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır atasözünden yola çıkarak horozu kandırmaya çalışmış.

– Günaydın, dünyanın en güzel hayvanı. Nasılsın? Sen benim akrabamsın. Bizzat dayım oluyorsun. Ben kaç yıldır seni aradım durdum. Hasretinden yandım tutuştum. Canım dayıcığım, seni nasıl sevdiğimi bir bilsen… Ha, sana bir müjde vereyim. Sana öyle büyük bir miras düştü ki inanamazsın. Sana düşen payı vermek için yıllardır seni arıyorum. Şimdi o kadar bahtiyarım ki seni görmeden gözlerim açık gitmeyecek. Hadi benim biricik dayıcığım, aşağı gel de sana kalan mirası vereyim. Hem böylelikle biraz hasret gideririz. Üstelik üzerimdeki yükten de beni kurtarmış olursun, demiş.

Tilki ile Horoz Masalı

Horoz da eski kulağı kesiklerdenmiş. Görmüş geçirmiş, oldukça tecrübeli bir hayvanmış. Bakmayın siz yıllarca çocuk masallarında eğitici, öğretici olsun diye kurnazı tilki diye tanıtmışlar ama inanın en saflarından biridir. Bu tilki horoz bu aptal pozisyondaki hayvana içinden gülmüş. Bozuntuya vermeden cevap vermiş:

BUNU DA OKUMALISINIZ>>>  Kayak Merkezleri Kar Bekliyor

– Kıymetli yeğenim, gerçekten ben de seni uzun zamandır görmek için can atıyordum. Hele seni görünce o kadar mutlu oldum, heyecanlandım bilemezsin. Bekle, hemen aşağıya ineceğim ve sana doya doya sarılacağım. Ama bir şey daha söylemeyi unuttum. Senin yanında hemen ağacın kovuğunda bir arkadaşım benimle birlikte geldi. Ona bir seslenirsen, haber verirsen çok mutlu olurum. Senin geldiğine o da çok memnun olacaktır, demiş.

Tilkinin heyecanı giderek artmış çünkü bir değil tam 2 tane güzel bir ziyafet çekmeyi aklından geçiriyormuş. Kafasını ağacın kovuğundan içeriye uzatmış. İçeride bekleyen kurnaz köpek atılmış ve öyle bir korkutmuş ki neye uğradığını anlayamayan aptal tilki arkasına bakmadan son sürat kaçıyormuş. Köpek ve horoz tilkinin kaçışını seyrederken kahkaha ile gülüyorlarmış.

Sevgili çocuklar, sizlere eğitici öğretici bir çocuk masalı anlattık. Beğendiyseniz düşüncelerinizi yorum bölümüne yazarsanız daha güzel yeni masallarla sizlerle tekrar buluşuruz.

Kurnaz Karga

Çok eski zamanlarda bir karga yaşarmış ama berbat bir hayvanmış. Kıpırdak, yaramaz, yerinde duramaz, sürekli uçar ve etraftaki her şeyi rahatsız edermiş. En çok da yaban güllerini severmiş. Durmadan onların üzerine konmaya çalışırmış.

Kurnaz karga

Günlerden bir gün yine yaban güllerine konmuş. Çok güzel kokan bu süs bitkisi karganın da aklını başından alıyormuş. Dikenleri canını acıtsa da yine yaban güllerine konmaktan asla kendini alıkoyamıyormuş. Hatta bir gün canını o kadar acıtan bir diken ayağına batmış ki kıyamamış bu dikeni ayağından çıkarmış. Dikeni atmamış, saklamak istemiş ve götürmüş nineye vermiş. Demiş ki “Nineciğim, benim için bu dikeni lütfen saklar mısın?”

BUNU DA OKUMALISINIZ>>>  Çocukça Masallar

Ninesi da torununa kıyamamış almış onu bir yere saklamış ancak bu hayvanın neden böyle yaptığını da bir türlü anlayamamış. Uzun zaman geçtikten sonra nine lambayı yakmak istemiş. Lambanın fitili takılınca kurtarmak için karganın kendine emanet ettiği diken ile çıkarmaya çalışmış. Fakat olacak ya diken alevle tutuşmuş ve yanmış. Tamamen kül olmuş. O anda karga gelmez mi! Ninesinden dikenini istemiş. Durumu torununa anlatan kadın şaşkınlık içinde kalmış. Çünkü hayvan tutturmuş illa da “Dikenimi istiyorum!” diye. Kadın demiş, “Laf anlamıyor musun, yandı nasıl verebilirim ki?”

Kurnaz karga:

-O zaman lambayı bana vereceksin, demiş. Çaresiz kalan nine lambayı vermiş.

Karga aldığı lambayı götürmüş başka bir kadının yanına. Ona da lambayı saklamasını rica etmiş. Çaresiz kabul eden kadın günün birinde lambayı kullanmak zorunda kalmış ama olacak ya lamba kırılmış. Birkaç gün sonra da karga ödünç verdiği lambayı geri istemeye gelmiş. Ne diyeceğini bilmeyen yaşlı kadın durumu izah etse de bir türlü anlatamamış karşıdakine.

Kurnaz karga yine tutturmuş “Lambamı isterim, yoksa ineği alırım!” Nine kızarmış, bozarmış, şaşkına dönmüş ama yapacak bir şey yok, vermek zorunda kalmış en sevdiği ineğini.

Karga o kadar kurnazmış ki bu sefer başka bir yaşlı kadına götürmüş ineği emanet etmiş. Sonra geri alacağını söylemiş. Aynı numarayı bu kadına da yapmış. İnek kaybolunca emanet ettiği ineği geri almak istediğini söylemiş.

BUNU DA OKUMALISINIZ>>>  Çocuk Bayramı Engel Tanımaz!

Bir başka nine aynı olumsuz senaryo ile karşı karşıya kalmış ineği geri veremeyeceğini söylese de dinletememiş kargaya. Karga tutturmuş “İneği vermezsen gelinini isterim!”

-Sen delirdin mi, kafayı mı yedin, üşüttün mü be hayvan? dese de bir türlü kurtaramamış paçasını, bu melanet hayvandan. Gül gibi gelinini vermek zorunda kalmış kargaya.

Gelinle birlikte yola çıkmış karga. Gitmişler, gitmişler bir çobana rastlamışlar. Karga, çobana demiş ki:

-Hey kardeş, baksana! Şu güzel gelini sana vereyim, sen de o çaldığın kavalı bana ver. Gelini sen al kavalı ben alayım, ne dersin?

Ne diyecek, hiç düşünmeden kabul etmiş çoban. Vermiş kavalı, almış gelini.

Karga almış eline kavalı, üflemeye başlamış. Hem üflüyormuş hem de arada bir dinlenip söylüyormuş.

“Dikeni verdim kandil aldım, kandili verdim inek aldım. İnek verdim gelin aldım, gelini verdim kaval aldım! Düt dürü düt dürü düt dürü düt dürü düt dürü dünya düttürü. Dünya düt düt düt düt….

Biricik öğrenciler, sevgili çocuklar, masallar insanları eğlendirir, güldürür, düşündürür. Biraz da uykusunu getirir.

Masal sadece dinlenmek, uyumak, mutlu olmak, düşünmek için anlatılan gerçekle alakası olmayan yazı türleridir. Çocuklar için eğitici öğretici masallar anlatmaya devam edeceğiz. Bizleri takip etmeye devam edin. Bizleri sevdiğiniz arkadaşlara da önermeyi ihmal etmeyin.

Bir önceki yazımız olan Dil Alıştırma (Diksiyon) Tekerlemeleri başlıklı makalemizde diksiyon, Diksiyon düzeltme tekerlemeleri ve Diksiyon tekerlemeleri hakkında bilgiler verilmektedir.


Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?