Çok Yaşa Kralım!

Çok Yaşa Kralım!

Geçmiş yüzyıllarda en çok uygulanan yönetim şekli arasında krallık sayılabilir. Hatta günümüzde bile krallıkla yönetilen pek çok ülke mevcuttur. Bu ülkelerde demokrasiden söz edilmesi doğru değildir. Babadan oğula geçen ve monarşi adı verilen yönetim biçimi hala Avrupa’da, Asya’da, Ortadoğu’da, Uzak Asya’da ve dünyanın farklı ülkelerinde süregelmektedir.

İnsanların sevmediği, özgür düşünemediği rahat hareket edemediği bu yönetim biçiminde bulunmadığınız için şükretmemiz gerekir. Çünkü, senin hükmünü verecek sadece 1 kişi. Onun sözünün üstüne söz söylemek mi? Aklının ucundan bile geçiremezsin.

Her neyse bizim size anlatmak istediğimiz de krallıkla yönetilen bir ülkede yaşanan traji-komik bir durum. Dolayısıyla gülmek ya da üzülmek arasında gitmek size kalmış. İşte fıkramız.

KİM HAPŞIRDI?

Kral bazı konularda halkı bilgilendirmek amacıyla bir konuşma yapmayı planlamıştır. Halkın toplanması için duyurular önceden yapılmış. İsterseniz gelmeyin. Sonunun ne olacağını siz tahmin edebilirsiniz. İsteyerek ya da istemeyerek herkes toplanmış.

Şehrin en büyük Meydanı’nda Kral konuşmak üzere kürsüye çıkmış. Büyük bir sessizlik kralın konuşmasını dinlemek için hazırda bekliyormuş. Kral konuşmaya başlayacakmış ki birden bir ses duyulmuş.

-Haaapşuu!

Sessizlikte hapşırma sesi yankılanmış, herkes duymuş. Tabii ki kral da duymuş ve sormuş:

-Hapşıran kim?

Hiç kimse kralın bu sorusuna cevap verememiş. Bu duruma çok sinirlenen kral askerlerine:

-1. sırayı kurşuna dizin, diye emretmiş. Ön sıradakilerin hepsini yaylım ateşi ile öldürmüşler.

Kral tekrar kürsüden aynı soruyu tekrarlamış:

-Kim hapşırdı?

Yine ses yok. Kimse yine cevap vermeye cesaret edememiş. Kral bu sefer 2. sırada oturanların tamamının kurşuna dizilmesini emretmiş. 2. sırada oturanların da tamamı öldürülmüş. Böyle devam etmiş gitmiş. Kimse cevap vermedikçe 3. sıradakilerin tamamı, 4. sıradakilerin hepsi… derken içlerinden bir Cesur Yürek çıkmış. “Ne olacaksa olsun” diye düşünerek krala cevap vermiş:

-Sayın kıralım, hapşıran kişi benim, demiş.

Demiş ama neredeyse altına edecek vaziyetteymiş. Çünkü zavallı adam ölüm korkusu ile tir tir titremekteymiş.

Kral Efendi ise büyük bir iş başarmanın mutluluğu içinde karşısında titreyen zavallı adama:

-Çok yaşa! demiş.

++++++++++++

Adam çok mu yaşamış yoksa yaşarken mi ölmüş bilemeyiz. Yaşasa ne olur, ölse ne olur zaten. Kralın korkusu ile yaşamak ölmekten daha beter değil mi?

Bir önceki yazımız olan Nasrettin Hoca Nişadır Sayesinde Uçuşta başlıklı makalemizde eşek nişadır fıkrası ve Nasrettin Hoca nişadır Fıkrası hakkında bilgiler verilmektedir.


Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Facebook’ta Bize Destek Olun