Değerlere Değer Vermek

Değerlere Değer Vermek

 İnsanı insan yapan değerlere değer vermek gerektiğini herkesin bildiği ve söylediği halde, iş uygulamaya gelince nedense olmadık aksaklıklar yüzünden yüreklerimizi yakan olaylar cereyan etmektedir.

Günümüzden yüzlerce yıl önce yaşamış, rasyonalizmin (usculuk, akılcılık) önde gelen savunucusu, 17. yüzyıl filozof ve düşünürlerinden Barusch SPİNOZA der ki;

“Özgürlük nedir? Özgürlük: İnsanı var eden tüm değerlerin, onda oluşturduğu değer yargılarına göre sahip olduğu “İYİ” ve “KÖTÜ” arasında “İYİ”yi seçme zorunluluğudur.”

Portekiz’den engizisyon mahkemelerinin akıl dışı, acımasız uygulamalarından bıkan ve Hollanda’ya kaçan Yahudi bir ailenin çocuğu olan filozof, yaşadığı yıllarda anlaşılamayan biri olmuştur.

Günümüzde de yaşananlar ortaçağ Avrupası’nın engizisyon mahkemelerinde yaşananları aratmaz niteliktedir. Osmanlı İmparatorluğun’dan bakiye kalan ülkelere bakıyoruz; huzur yok, özgürlük yok, en temel hak olan yaşama hakkı yok.
Peki neden böyle ne oluyor da bu coğrafyalarda bir türlü barış,huzur yaşama hakkı güvencesi sağlanamıyor. Birden çok bilinmeyenli denklem çıkıyor karşımıza. Acaba, Spinoza’nın dediği gibi “özgürlük, değerler yargısından esinle İYİ’yi seçmekte” de mi bir sorunumuz var. Yoksa tek başına bir nedene bağlamak biraz iyimserlik mi olur?
Sanırım, uluslar arası emperyalist çıkar gruplarının, silah kartellerinin, din tüccarlarının, ham madde ve pazar paylaşım kavgasının, dünyaya hakim olma çılgınlığının, kendisi gibi olmayana saygı gösterememenin ve daha bir çok etkenin rol kaptığı bir coğrafya.
Bütün bu olumsuzluklara, dış etkilere rağmen yerel halkın hiç mi suçu yok? Bence Şairin de dediği gibi ” demeye de dilim varmıyor ama suçun çoğu sen kardeşim”. Evet, maalesef suçun çoğu o coğrafyada yaşayan halklarda. Bakıyorsunuz çoğunluk aynı Allah’a, aynı Kitaba inanıyor.  Aynı Kıbleye kıyama duruyor. Aynı Secdeye baş koyuyor. Ama yine aynı kafalar yine aynı Allah adına adalet dağıtmaya, birilerini daha az dindar saymaya ve Allah’ın yarattığını Allah adına katletmeye kalkıyor.
Niçin peki? Kim veriyor bu hakkı size. “Yaratılanı Yaratan’dan ötürü hoş görme” erdemi hiç uğramadı mı oralara? Neden, insan yaratılmışların en müstesnası hiç düşünmüyorsunuz? Neden senin gibi nefes alan, senin gibi yaşama kavgasında olan ama senin inandığın gibi inanmayanlara hoşgörüden yoksunsunuz? Sizler birbirinizin canına, malına kast ederken uluslar arası güçler neleri parselliyor, ne hesaplar yapıyor göremiyor musunuz? Sınırlarımızda yaşanan kaos İslam Coğrafyasında belki de tek huzurlu ve İslam’ın gerçek anlamda yaşandığı tek ülke olan memleketimizi de etkiliyor.
Sokaklarımızda binlerce komşu ülkelerin vatandaşları, aç, susuz, perişan dolaşıyor. Hani insan hakları, demokrasi havarisi kesilen anlı şanlı ülkeler neredeler? Nerede insani yardım kuruluşları? Bu insanlar yerlerinden, yurtlarından neden koparıldı? Neden kana doymuyor bu insanoğlu? Neden düşünmüyor, daha dün beraber halay çektiği kişiye düşman edilmesinin nedenini? Cenazesinde kendini teselli eden, acısını paylaşan komşusuna ne oldu da kurşun atar oldu bu insanlar? Oyun büyük, oyun kirli, oyun çok bilinmeyenli, oyun içinde oyun var. Dünyada yoksulları değil zenginleri doyuramadığımız için açlık var.
Değerlerimizi yeniden gözden geçirmeliyiz. Yeniden insani değerlere değer vermeli ve iyiyi seçmek özgürlüğünün farkına varmalıyız. İnsan aklını kullanabilen canlıların en başında geliyor. Rasyonalist yaşam felsefesi ve pozitivist tahlillerle yorumlamalıyız dünyayı ve yaşananları. Akıl ve bilim kısacası. İşte bu temeller üzerine kurulmuş Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesini anlamalı ve kazanımlarının değerini bilmeliyiz.
Bizi biz yapan değerlerimizle kalalım.

Mehmet YÖRÜKOĞLU

Bir önceki yazımız olan Kurtuluş Günleri Neden Var? başlıklı makalemizde izmirin kurtuluş günü, Kurtuluş günleri ve KURTULUŞ GÜNÜ hakkında bilgiler verilmektedir.


Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Facebook’ta Bize Destek Olun