Doymak Bilmeyen Adamlar

Doymak Bilmeyen Adamlar

Sınırsız yemek

Adamın biri çok oburmuş ve acıkmış. Sürekli dışarıda yemek zorundaymış.  Fazla  para ödememeden karnını doyurmak için ilginç bir yöntem geliştirmiş. Çünkü iştahı oldukça iyi birisiymiş.

Doğru lokantanın yolunu tutmuş. Lokanta  sahibi ile pazarlık yapmış.

– Ben size 50 TL vereyim, karnım doyuncaya kadar yiyeyim, kabul ederseniz, demiş.

Lokanta sahibi obur adamın teklifini kabul etmiş. Çünkü bir insan ortalama 20-30 TL ile karnını doyurabiliyormuş. Bu insanın da en fazla 40 TL civarında yiyeceğini tahmin etmiş. Çünkü yemeklerin fiyatları ortalama 5-6 TL civarında imiş. Buna istinaden pazarlık yapan adamın teklifini kabul etmiş ve garsonlara talimat vermiş:

– Bu müşteriye ne isterse getirin, demiş.

Aç  adam oturmuş masaya.  Lokantada hangi yemeklerden varsa sırasıyla istemeye başlamış:

-Çorba getirin.

Çorbayı bitirmiş. Arkasından:

-Kurufasulye getirin.

Onu  da bir güzel yemiş.

-Tas kebabı istiyorum.

Hemen getirmişler. İzmir köfte, karnıyarık… derken lokanta sahibi adamın bir türlü doymamasına şaşırmış. Bakmış zarar edecek.  50 TL’yi çoktan geçecek. Hemen  garsonlar yanına çağırıp:

-Adama su götürün! Su içsin biraz, demiş.

Garsonlar hemen sürahiyi doldurup masaya götürmüşler:

-Abi çok güzel suyumuz var. Biraz su için isterseniz, demişler.

Obur adam hemen kurnazca cevap vermiş:

-Ben sofrada yarıya gelince su içerim. Siz bana yemek getirmeye devam edin. Menüde ne vardı, demiş.

Bedava yemek

Karnı acıkan adam bir lokantanın önünden geçerken camda yazılı olan davet ilgisini çekmiş. Şöyle  yazılı imiş:

“Buyurun lokantamıza gelin, istediğiniz kadar yiyin için. Hesabı siz değil de torununuz ödesin.” yazıyormuş.

Bu,  adamın çok hoşuna gitmiş. Hiç  düşünmeden dalmış içeriye,  sormuş:;

-Gerçekten şimdi ben yiyip içeceğim ve benim hesabımı torunum mu ödeyecek, demiş.

-Evet. Hiç şüpheniz olmasın, sizin yiyip içeceğiniz her şeyin ücretini sizin torununuz ödeyecek. Efendim buyurun oturun,  demişler.

Adam çok sevinmiş ve oturmuş masaya. Lokantada  bulunan yemeklerden sırasıyla istemeye başlamış. Önce çorba gelmiş, ardından kadınbudu köfte. Sonra  salata,  tatlı, balık buğulama ve canının istediği diğer yiyeceklerden bol bol yemiş. Karnı  doymuş, lavaboda ellerini yıkamış,

Tam kapıdan çıkıp gidecekmiş ki masaya hemen hesap gelmiş. Adamın  karnı doymuş ama hesabı görünce tepesi atmış ve itiraz etmiş:

-Hani ben yiyip içecektim, hesabımı torunum ödeyecekti? Bu  yaptığınız doğru mu şimdi?

Lokanta sahibi sakin bir eda ile:

-Efendim sizin yiyip içtiklerinizden para almıyoruz. Bu hesap sizin dedenize ait, demiş.

Kurnaz müşteri tuzağa düştüğünü ağır hesap ödeyerek anlamış.

Unutulmaması gereken şu; hiçbir zaman bedava diye bir şey söz konusu olmayacağıdır. Sizler de bedava dağıtılan, söylenen hiçbir şeye itibar etmeyiniz.

Bir önceki yazımız olan Yaşlılık İle İlgili Fıkralar başlıklı makalemizde Anamdan doğduğum gibi, Yaşlı teyzeler pazar muhabbetinde ve Yaşlılara hafıza testi hakkında bilgiler verilmektedir.


Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Facebook’ta Bize Destek Olun