Emektar Değirmenci

Emektar Değirmenci

Merhabalar sevgili arkadaşlar,

İlkokul 2. sınıfın son günlerini yaşayan arkadaşınız Emircan Bildik sizlere kendi kaleminden güzel hikayeler yazdı. Şimdi arkanıza yaslanın, güzelce bu hikayeyi okumaya başlayın. Dilerseniz sizler de kendinizin hayalinde canlandırdığı kahramanları hikaye şeklinde yazıp sitemizde paylaşabilirsiniz.

Emircan Bildik çok uzun hikayeler yazabilen yetenekli bir arkadaşımız. Öğretmeni ona şimdilik daha kısa hikayeler yazmasını önerdi, o da aşağıdaki Değirmenci adlı hikayeyi sizlerle paylaştı. Bakalım beğenecek misiniz?

Uzun yıllar önce geçimini un öğüterek geçiren bir değirmenci yaşarmış. Bu değirmenci yeteri kadar para kazanamadığı için değirmeni kapatmak zorunda kalmış. Oysa köylülerin ihtiyacı olan bütün yiyecekler bu yaşlı insanın sayesinde elde ediliyormuş. Yeterince gelir elde edemeyince yıllardır ekmek yediği değirmeni kapatarak köyden gitmiş.

Köylüler boş, sahipsiz kalan değirmeni kontrol edememişler. Dolayısıyla ürettikleri buğdaylardan civciv, kuş, tavşan yapmışlar. Köylüler neredeyse çıldıracakken sevinmeye başlamışlar. Köyde değirmen olmadığı için nedense sevinmeye başlamışlar.

Aradan yıllar geçmiş, köyü terk eden değirmenci geri dönmüş. Ne tuhaf ki, köylüler kendilerine yıllarca hizmet eden bu yaşlı adamı tanımamışlar. Peki, sizce bu yaşlı adamı köylüler niçin tanıyamamışlardır? Siz köylülerin yerinde olsaydınız değirmenciyi tanıyabilir miydiniz?Kimsenin kendini tanıyamamasına çok içerleyen emektar değirmen ustası yine üzgün bir şekilde köyünü terk etmiş.

Aradan yıllar, haftalar, günler, aylar tükendikten sonra herkes yaşlanmış. Kış mevsimi gelip çatmış. Herkeste bir gariplikler olmuş, yiyecek içecek aramaya başlamışlar. Değirmen çalışmadığı için ekmek yapmak için un da bulmakta zorluk çekmişler. Un elde etmek için çok uzak yerlere gitmek zorunda kalmışlar.

Çok sonra anlamışlar ellerindeki çok kıymetli bir varlığı kaybettiklerini. Ama yapacak bir şey de yokmuş, çünkü Emektar Değirmenci bir daha geri dönmemiş. Köylüler de mecburen daha çalışkan, yardımsever ve dürüst olmaya çalışmışlar.

Ormanda gezinirken köylülerin karşısına bir kurbağa çıkmış. Bu hayvan sizin bildiğiniz kurbağalara benzemiyor. Yarı insan, yarı canavar şeklindeymiş. İnsanlar çok korkmuşlar. Oysa gerçek bir canavar değilmiş, bu bir korkulukmuş. Buğday tarlalarını korumak için yapılan bir korkuluk. Kargalar köylülerin buğdaylarını bitirip tüketmesin diye yapılan maket şeklinde bir şey.

Size soralım. Daha önce korkuluk gördünüz mü, bilen var mı? Ben mutlaka içinize korkuluk gören birinin olduğunu düşünüyorum.

Hikayemize dönecek olursak, artık köylüler canavar sandıkları şeyin bir korkuluk olduğunu anlamışlar. Sonra evlerine dönmüşler. Akşam yemeğini yedikten sonra bir güzel uyku çekmişler. Ertesi sabah olunca herkes uyanıp kahvaltılarını yapmışlar. Günlük işlerini bitirdikten sonra biraz televizyon seyretmişler. Çocuklar oyun oynamak istememişler. Çünkü çok halsiz görünüyorlarmış. Dişlerini fırçalamışlar, hemen yatağa girip uyumaya başlamışlar. Çünkü yarı insan, yarı kurbağa şeklindeki korkuluk gerçekten çocukları da çok korkutmuş. Yatağa girip uyumaya başladıktan sonra renkli rüyalar görmeye başlamışlar.

Bu hikayenin sonuna geldik. Ben Emircan Bildik. İlkokul 2. sınıfa devam etmekteyim. Gelecekte hikaye yazmayı düşünüyorum. Şimdiden kendi çapımda hikayeler yazmaya başladım bile. Size yazdığım Emektar Değirmenci hikayemi ümit ederim ki beğenmişsinizdir. Beğendiyseniz yorum olarak yazarsanız sevinirim.

Emircan’dan güzel hikayeler

Hikayeyi okudunuz sonuna geldik. Şimdi sizlere bu güzel hikaye ile ilgili fikirlerinizi soracağız.

Etkileşimli Sorular

  • Köylülerin hatası neydi?
  • Değirmenci köyden ayrılmakla iyi mi etti, kötü mü etti?
  • Siz böyle bir köyde yaşamak ister misiniz?
  • Kendi ürettiğiniz buğdayları köydeki bir değirmende öğüterek kendi ekmeklerinizi yemek nasıl olurdu?
  • Şehirde yaşamaktan memnun musunuz?
  • Köyde yaşıyorsanız şehre göç etmeyi düşünür müsünüz?

Sizler de düşüncelerinizi alt taraftaki yorum bölümüne yazarak hikayenin gelişmesine yardımcı olabilirsiniz. Hatta sizler de benzer farklı hikayeler kaleme alabilirsiniz. Emircan Bildik daha yolun başında. Kendini geliştirecek bu hikayelerinden daha güzellerini yazabilecek.

Bir önceki yazımız olan İzmir Dalgakıran Projesi başlıklı makalemizde Dalgakıran Projesi, Kültür Varlıkları ve Müzeler Müdürlüğü ve Pasaport Limanı Projesi hakkında bilgiler verilmektedir.


Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

FACEBOOK SAYFAMIZ