Gazeteci Fıkraları

Gazeteci Fıkraları

ÇAYLAK GAZETECİ

Yeni işe alınan genç bir gazeteci kendine verilen görev gereği ilginç ve dikkate değer bir haber bulması gerekir. Hemen sokaklarda dolaşmaya başlar. Elindeki fotoğraf makinesi ve kamerası ile güzel bir haber yakalayıp gazeteye ulaştıracaktır.

Bütün sokakları, caddeleri karış karış dolaşır ve tam istediği gibi bir haber yapacağını düşündüğü kalabalık bir kitleye rastlar. Kalabalıktan fırsat bulup olayın ne olduğunu ya da tam olarak nasıl olduğunu anlayamaz. Öğrenmek için çabalar ancak Türk insanının böyle bir durumda hep yaptığı gibi boşu boşuna kalabalık yapan insanları geçemez.

Yeni işe başlamış ve gazeteye güzel bir haber ulaştırmak mecburiyeti bulunmaktadır. Ne yapıp edip kalabalığı yarıp işin aslını öğrenmesi ilk işinde ona büyük başarı getirecektir. Müthiş bir kurnazlık düşünür ve kalabalığa seslenir:

-Çekilin! Ortada yatan benim babam. Ne olur, onu bana gösterin!

Sesi duyan insanlar hemen kenara çekilir. Genç gazeteci yerde yatan bir eşek ölüsü ile karşı karşıya kalır.

O BENİM BABAM

+++++

Gazeteci ile Akademisyen

Kriz lafının ağızlardan bir türlü bırakılmadığı güzel ülkemizde yine bahane olarak kriz gösterilmiş ve bir gazeteci ile akademisyen işten çıkarılmış. İki arkadaş birlikte karar verip yurtdışına gidip kafayı dağıtmak istemişler. Gezmişler, tozmuşlar, kısa süre sonra da paraları suyunu çekmiş. Mecburen çalışmaları gerekiyor, iş aramaya koyulmuşlar. Kısa süre içerisinde de bir çiftlikte işe başlamışlar. Yapacakları iş ise, hayvanların gübrelerini kürekle römorklara atmak.

Dedik ya bu iş kendilerine uygun olmasa da paraları bittiği ve yurt dışında tatil yaptıkları için çalışmak mecburiyetindeler. Sevmedikleri halde işi yapmışlar ve oldukça da başarılı olmuşlar. Çiftlik sahibi akademisyen ve gazetecinin hem durumuna acımışlar hem de yaptıkları işi gerçekten başarı ile yerine getirdiklerinden memnun kalmışlar.

Çiftlik sahibi:

-Sizi çok sevdim. Size daha kolay bir iş vermek istiyorum.

Gazeteci ile akademisyen kendilerine acıyan çiftlik sahibinin bu önerisini çok beğenmişler. Merak edip sormuşlar:

-Ne iş yapacağız?

Çiftlik sahibi:

-Yumurta paketleyeceksiniz. Size gösterilen yumurtaların büyük olanlarına bir tarafa, güzel olanlarını ayrı bir tarafa koyacaksınız. Kötü ve küçük yumurtaları da ayrı bir kutuya koymalısınız.

Hayvan pisliğinden kurtulan gazeteci ile akademisyen hemen yumurta paketleme işine koymuşlar. Çok enteresandır ki hayvan gübresi temizleme işinde yakaladıkları başarıyı yumurta ayırma işleminde göstermemişler.

Bunun üzerine çiftlik sahibi sormuş:

-Ülkemizde siz ne iş yapıyordunuz?

‘Akademisyen ve gazeteci’ olduklarını söyleyen ikili şu cevabı almışlar:

-Anlaşıldı. Siz Aydın Türklerdensiniz. Gübre atma konusunda çok iyisiniz lakin iyi ile kötüyü ayırt etme konusunda çok yetersizsiniz.

Bir önceki yazımız olan Akıllı İnsan Fıkraları başlıklı makalemizde Bilge insan fıkrası ve zeki insanla ilgili ipuçları hakkında bilgiler verilmektedir.


Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Facebook’ta Bize Destek Olun