Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Kısa Yaşam Öyküsü

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Kısa Yaşam Öyküsü

Sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasına önderlik ettiğini sanıyorsanız Mustafa Kemal Atatürk’ü eksik biliyorsunuz, demektir. Sömürge olarak yaşayan dünya üzerindeki diğer uluslara da bağımsızlık ateşini tutuşturan, yüz yılda bir kez dünyaya gelen insanlardan en önemli şahsiyeti tanımıyorsunuz demektir.

MUSTAFA KEMAL’İN KÖKÜ

Mustafa Kemal’in doğduğu yerin bugün Yunanistan toprakları içerisinde olması genç kuşaklara tuhaf gelebilir. Ancak Osmanlı Devleti’ni iyi tanımayan kişiler  Selanik şehrinin yıllarca Türklerin hakimiyetinde kalan bir yer olduğunu bilmelidir.

Zübeyde Hanım ve Ali Rıza Efendi’nin sarı saçlı, mavi gözlü biricik oğulları Mustafa, Selanik’in Kocakasım Mahallesi’ndeki Islahhane Caddesi’nde bulunan üç katlı pembe evde 1881 senesinde dünyaya geldi.

MUSTAFA KEMAL’İN ASLI NE

Mustafa Kemal’in aslı yörüktür. Osmanlı Devleti fethettiği topraklara Anadolu’dan özellikle Konya civarından getirdiği yaşadığı yere örnek olacak aileler yerleştirerek, oradaki insanları etkilemeyi planlamıştır. İşte Mustafa Kemal Atatürk’ün dedesi de 15. yüzyıllarda Makedonya’ya yerleştirilmiş yörüklerdendir. Yörükler vatanına yürekten bağlı  gezgin Türklerdir.

Mustafa Kemal’in annesi Zübeyde Hanım da aynı şekilde önceki dönemlerde Balkanlar’a yerleştirilmiş bir Türk ailenin kızıdır. Zübeyde ve Ali Rıza çiftinin 6 çocuğu oldu. Mustafa Kemal’in 4 kardeşi küçükken vefat etti. Hayata tutunabilen tek kardeşi Makbule Hanım da 1956 senesinde vefat etmiştir.

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN EĞİTİM HAYATI

Herkesin ilkokulda öğrendiği üzere ilk öğrenimini mahalle mektebinde almaya başlayan Mustafa Kemal, Şemsi Efendi İlkokulu’nu başarıyla tamamlayarak önemli bir başlangıç yaptı. İlkokulda okurken 1888 senesinde babasını kaybetti. Hep iyi bir asker olmayı hedefleyen Mustafa Kemal 1893 senesinde askeri liseye girerek bu hayaline ulaşmak için büyük bir fırsat yakaladı.

KEMAL ADI NEREDEN GELİYOR

İmzasındaki  kalın çizgilerle vurguladığı Kemal adını da burada matematik öğretmeni tarafından verildi. Zaman çok hızlı geçti; liseyi bitirip İstanbul Harp Okulu’na girmeyi başardı. 1902 senesinde Teğmen rütbesi ile okuldan mezuniyet belgesi almaya hak kazandı. Hedefleri  büyük olduğu için Harp Akademisi’ne devam eden Mustafa Kemal 1905 yılında yüzbaşı olarak akademiyi başarıyla tamamladı. Okul  bittikten sonra hemen memleket hizmetine giren genç komutan ilk görev yeri olarak Şam’daki  5. Ordu’da görev aldı.

1970 yılında kıdemli yüzbaşı rütbesiyle 3. Ordu’ya ataması yapıldı.

1909 senesinde İstanbul’a giren Hareket Ordusu’nun Kurmay başkanlığına yaptı.

MUSTAFA KEMAL’İN KATILDIĞI SAVAŞLAR

1911 senesinde Genelkurmay Başkanlığı emrinde hizmet etti. Sömürgeciliğin  yaygın bir şekilde Dünya üzerinde etkisini gösterdiği.  Bu  yıllarda Osmanlı toprakları olan Libya’daki Trablusgarp şehrini İtalyanlardan  korumak amacıyla 1911 yılında Tobruk Savaşı’nı zaferle sonuçlandırdı. Orada Derne Komutanlığı görevini de başarıyla yerine getirdi.

Osmanlı Devleti’nin geniş bir coğrafyada Türk’ün sürdüğü için 1912 yılında patlak veren Balkan Savaşında Mustafa Kemal Gelibolu ve Bolayır birliklerine katıldı. Kaybedilen Edirne ve Dimetoka geri alınmasında büyük hizmetler verdi.

1913’te Sofya Askeri Ataşeliği’ne tayin edildi. 1914’te bu görev yaparken Yarbay rütbesine yükseltildi. 1914’te 1. Dünya Savaşı’nın başlaması ile savaşa girmek zorunda olan Osmanlı Devleti’nin 19. Tümenini kurmakla görevlendirildi. Bu amaçla Tekirdağ’da hizmetlerde bulundu.

ATATÜRK ÇANAKKALE’DE

MUSTAFA KEMAL ÇANAKKALE’DE

İtilâf devletlerinin Çanakkale Boğazını geçerek İstanbul’u işgal etmek için verdikleri mücadelede’ karşılarında dimdik duran genç bir komutanı tanıdılar. Mustafa Kemal.  Tarihi  sözleri hala herkesin dilindedir.  “Çanakkale Geçilmez!” O günden bugüne kadar kimse geçemedi de geçemeyecek de hatta cesaret de edemediler.

1916’da Diyarbakır ve Edirne’de görev yaptı. Aynı yıl 1 Nisan tarihinde Tümgeneral rütbesine ulaştı. Bitlis ve Muş’un geri alınması için Ruslara karşı savaş verdi. Halep ve Şam’da kısa süreli görevler yaptıktan sonra 1917 senesinde İstanbul’a geldi. 1918 yılında yeniden Halep’e atanarak  7. Ordu komutanı olarak görev yaptı.  İngilizlere karşı verdiğin başarılı savunma savaşları dikkatleri üzerine çekti.

1918 yılında Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığı görevine getirildi. görevini tamamlayan bu Grup Komutanlığı kaldırıldıktan sonra Savunma  Bakanlığı’nda görevde bulundu.

İzmir’in kurtuluş günü

KURTULUŞ SAVAŞI BAŞLIYOR

Osmanlı Devleti’ne dayatılan Mondros Mütarekesinin işgal ile sonuçlanması üzerine 9. Ordu  Müfettişi görevi ile Samsun’a gönderildi. Burada görev ve kişisel planlar devreye girdi. Plan değişiklik göstererek yurdun düşmandan temizlenmesi için gizli çalışmalar ön plana eklendi.

Amasya’da, Sivas’ta, Erzurum’da vatanın kurtuluşu için kongreler yaptı. İngiliz baskısı altında kalan padişah Mustafa Kemal’in hamlelerine seyirci kalmak zorunda kaldı. Anadolu’da akın akın Ankara’ya hareket vardı. Çünkü 27 Aralık 1919’da Ankara’ya gelen Mustafa Kemal yeni bir meclis açılacağını ve Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atılacağı müjdesini veriyordu.

CUMHURİYET GELİYOR

Herkesin  malumu, önce meclis açıldı, sonra Yurdu işgal eden düşmanlar tek tek sökülüp atıldı. Nihayetinde 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyet ilan edildi. Düşmanın yurttan atılması kolay olmadı ancak Mustafa Kemal Atatürk’ün deyimiyle esas savaş,  Kurtuluş Savaşı’ndan sonra başlıyordu. Birçok  yenilik yapılmak zorundaydı.  Yıllarca  savaş sürdüren bir ulusun yeniden ayağa kalkması, kendine gelmesi hiç kolay olmayacaktı.

ATATÜRK’ÜN DEVRİMLERİ

Mustafa Kemal Atatürk Türk ulusunu çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmak için bir dizi devrimler yaptı. Bunlar;  siyasal, toplumsal, hukuksal, kültür ve eğitim, ekonomi alanında yapılan köklü değişiklikleri öngörüyordu.

Yıllara yayılarak yapılan devrimler sayesinde Türk milleti layık olduğu çağdaş uygarlık seviyesine Mustafa Kemal Atatürk sayesinde ulaştı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecini anlatan ve Söylev adı verilen konuşması 1933 yılında Onuncu Yıl Nutku olarak paylaşıldı.

ATATÜRK’ÜN EVLİLİĞİ

1923 yılında Latife Hanım’la hayatını birleştirdi. Yurt gezilerine eşi ile beraber çıktı. 2 yıl kadar süren evlilikleri 1925 yılında sona erdi.  Öz çocuk sahibi olamasa da birçok manevi evlat edildi.

ATATÜRK’ÜN MANEVİ ÇOCUKLARI

Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi çocuklarının isimleri şunlardır; Zehra, Rukiye, Nebile, Ülkü, Fikriye, Sabiha, Afet ve Mustafa adlı bir çoban.

Mustafa Kemal Atatürk’ün kısa yaşam öyküsünü şu şekilde sona erdirebiliriz. Almanca ve Fransızca yabancı dil bilgisine sahip olan Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu siroz hastalığından bir türlü kurtulamadı. 10 Kasım 1938 yılında İstanbul Dolmabahçe Sarayı’nda saat 9’u 5 geçe sonsuzluğa yol aldı.

Bir önceki yazımız olan Cumhuriyet Çocukları başlıklı makalemizde Atatürk çocukları, Ezel ve İpek Aybüke hakkında bilgiler verilmektedir.


Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Facebook’ta Bize Destek Olun