Hiperaktivite ve Dikkat Eksikliği Hakkında Merak Edilenler

Hiperaktivite ve Dikkat Eksikliği Hakkında Merak Edilenler

Aileler küçülmeye başladı; 1, 2, nadiren 3 çocuk sahibi olan aileler oluşuyor. Bunun en büyük sebeplerinden 1’de çocuk bakmanın güçlüğüdür. Bu güçlük hem ekonomik açıdan, hem de çocuğun psikolojik olarak desteklenmesi diyebiliriz. Çok eski zamanlarda çok çocuklu aileler çocuk yetiştirmeyi fazla problem etmiyordu; çünkü dikkat eksikliği, hiperaktivite, dikkat dağınıklığı gibi sorunlar henüz gün yüzüne çıkmamıştı. […]

Aileler küçülmeye başladı; 1, 2, nadiren 3 çocuk sahibi olan aileler oluşuyor. Bunun en büyük sebeplerinden 1’de çocuk bakmanın güçlüğüdür. Bu güçlük hem ekonomik açıdan, hem de çocuğun psikolojik olarak desteklenmesi diyebiliriz.

Çok eski zamanlarda çok çocuklu aileler çocuk yetiştirmeyi fazla problem etmiyordu; çünkü dikkat eksikliği, hiperaktivite, dikkat dağınıklığı gibi sorunlar henüz gün yüzüne çıkmamıştı. Ne zaman ki eğitimin önemi kavrandı, çocuklarda öğrenme ya da arkadaşları ile uyum sorunu baş gösterdi, o zaman hiperaktivite, dikkat dağınıklığı ya da dikkat eksikliği problemleri gün yüzüne çıktı. Peki nedir hiperaktivite, dikkat eksikliği, dikkat dağınıklığı?

Hiperaktivite; çocuğun dürtüsel davranışlar neticesinde toplumsal iletişimini, sosyal yaşamını ve aile ilişkilerini bir arada yürütememesinden kaynaklanan bir olgudur. Hiperaktif çocuk yerinde duramaz, sürekli hareket halindedir. Bir şeyler yapar, kımıldar, konuşur, atlar, zıplar. Atılgan, dikkatsiz, dağınık, sabırsız bir kişilik sergiler. Dolayısıyla çocuğun tepkilere doğru yanıt verememesi, belirsiz durumlara karşı nasıl davranacağını bilmemesi söz konusudur. Bütün bu belirtileri olan, yani hiperaktivite özelliği taşıyan çocuklara konulan bir tanıdır.

Hiperaktivite problemi olan çocuklar nerede, nasıl davranış sergilemesi gerektiğini bilemez, duygularını kontrol edemez, düşüncesizce hareket eder. Tutarsız davranışlar sebebiyle herkesle sorun yaşar. En çok da yaşıtları ve yakın çevresiyle sorunludur. Okul çağına gelince ise problem katlanarak çoğalır.

Hiperaktivite bozukluğu

Bir çocuğun hiperaktivite olup olmadığı nasıl anlaşılır

Hiperaktivitenin üç belirgin özelliği var. Bunlardan birincisi aşırı hareketli olmak, ikincisi dikkat eksikliği, üçüncüsü de dürtüsel davranışlar sergilemek. Diğer çocuklardan bu üç yönüyle hiperaktivite özelliği olan çocuklar ayrılırlar. Bu çocuklar olaylar karşısında ani tepki verir, heyecanlanır, dinlemez, sabretmez, kendini tehlikeye atar, koşturur, düşünmeden hareket eder. Normal olan çocuklar ise hiperaktivite özelliği sergileyen çocukların tam tersi davranışlar sergiler.

BUNU DA OKUMALISINIZ>>>  YOLLARDA HIZ SINIRI KAÇ?

Hiperaktif çocuklar bazı davranışlardan hoşlanmaz, bunlardan en tahammül edemedikleri; serbest olarak etrafta dolaştırılmamaları, yani izin verilmemesine, kendinin kısıtlanmasına, yasak konulmasına kızarlar. Bu çocuklar okulda öğretmenlerinden sürekli azar işitirler.

Hiperaktivite ve dikkat eksikliği birbirini tetikler; kız erkek ayrı mı çok belirgin değildir ancak kız çocukları bu davranışlarını biraz frenleyebilir. Erkek çocuklar ise frenleme özelliği olmaması sebebiyle kendini ele verir. Ülkemizde çocukların yaklaşık yüzde 6’sı hiperaktif ve dikkat eksikliği bozukluğuna maruz kalmıştır. Zamanla bu problem düzelir.

Hiperaktivitenin kökeni

Problemin biyolojik bir kökeni olduğu bilinmektedir. Beyin aktivasyonu tam olarak neyi kontrol edeceği kestirilemiyor. Bu sorunun kökeni, çocukta dikkat bölümünün az çalışması ve dopamin fazlalığı neticesinde hiperaktivite ve dikkat eksikliği ortaya çıktığı söyleniyor.

Dikkat eksikliği olan çocuklarda odaklanma sorunu gözlenir. Herhangi bir çalışma esnasında fazla tutunamazlar. Unutkan, dağınık ve sıkılgan hareketler sergilerler. Normal yaşıtlarına göre dikkat yoğunluğu süresi oldukça düşüktür.

Hiperaktif olan çocukların belirgin özellikleri

Daima hareket halindedirler okulda evde sürekli dolaşma eğilimindedir. Oturmayı, oturtulmayı sevmezler. Elleri ayakları sürekli oynar. Yakınındaki her şeye ellerini sürer Garip sesler çıkarırlar. Susmayı hiç sevmezler. Konuşurken konu bütünlüğü yoktur.

Çocukluk döneminden ergenliğe geçişte ise hiperaktif çocuklar kendini rahatsız hisseder, her şeyi denemek ister ancak başladığı işi tamamlamazlar.

Dürtüsellik nedir

Bireyin hareketini kontrol edemeyip yaşadığı sorunlara, yani sonunu düşünmeden yapılan hareketlere dürtüsellik denir. Anlık verilen tepkilerin kontrol edilememesi, bir şeyin sonunu düşünmeden kırmak, dökmek, bozmak pahasına atılgan davranmak olarak açıklanabilir.

BUNU DA OKUMALISINIZ>>>  Mültecilerin Çocukları Avrupa'da Kayboluyor

Hiperaktif teşhisi ilk ne zaman konur

Bu problem bebeklik döneminde bile rahatlıkla anlaşılır. Sürekli ağlayan, zırlayan, verilen yiyecek içeceği almayan bebekler potansiyel hiperaktif özellikler sergiliyor demektir.

Çocuklarından yorulan, bıkan insanlar bu sorunların aşılması için uzmanların yolunu tutuyor. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite probleminin nasıl aşılabileceği konusunda bilgi almak istiyorlar. Bazen yanlış teşhis yapılabiliyor. Aileler, öğretmenler tam bilgi sahibi olmadan çocuğa dikkat eksikliği ya da hiperaktivite özellikler taşıdığı yönünde telkinlerde bulunuyor. Ebeveynler ister istemez soruna çözüm bulmak için okullarda rehber öğretmen yönlendirmesi ile psikiyatr, psikolog ve işin uzmanı kişilerden destek almaya çalışıyorlar. Gözden kaçırılan bir nokta herkesin dikkatinden kaçmıyor. Hiperaktivite ve dikkat dağınıklığının bir haylazlık olduğu yönünde bir anlayış ortaya çıkmaya başladı. Bu konuda uzmanlar dikkatli olunması gerektiği yönünde uyarılarda bulunuyor.

Hiperaktivitenin bir hastalık olmadığı, aslında çocukların verdiği aşırı tepkilere aileler tarafından yapılan hatalardan dolayı meydana gelen olgunlaşma problemi, olduğu söyleniyor.  Psikolog Üstün Öngel ülkemizde okula başlama yaşının öne alınmasıyla ekstra bir risk ortamı yaratıldığını belirtiyor.

Çocuklara hiperaktivite teşhisi konularak ilaçlar verilmesinin büyük tehlikeler meydana getirdiğini iddia etti. Üstün Öngel aileler tarafından ya da öğretmenler tarafından bir hastalıkmış gibi algılanarak uzmana gönderilen çocukların aslında olgunlaşma sorunu yaşadıklarını düşünmek lazım geldiğini dile getiriyor. Çocuklara zararlı maddelerden kokaine benzer riskli ilaçlardan verildiği zaman çocukları bekleyen vahim tehlikeler oluşmaktadır. Hiperaktivite tedavisinde kullanılan ilaçlar madde bağımlılığı, kalp yetmezliği, boyun kısa kalması gibi çok ciddi riskler içerdiği bililmesine rağmen Türkiye’de her sene sürekli artan bir ilaç kullanımı söz konusu.

BUNU DA OKUMALISINIZ>>>  Mermer Ocakları Flamingoları Gölden Kaçırıyor

Türkiye’de çocuklara yüksek dozda verilen ilaçlar sürekli artmaktadır. 2003 yılında 8000 çocuğa ilaç verilirken bu rakam 2015 yılının sonunda 150.000 çocuğu ulaştı. Psikolog Üstün Öngel hiperaktivite diye bahsedilen bir hastalık bulunmadığını, bunun dengesiz disiplin ve şımartma gibi ebeveyn yanlışlarından kaynaklanan bir olgunlaşma sorunu olduğunu savundu.

Öngel, “Günümüzde çocuksu yada bebeksi davranış sergileyen çocukların olgunlaşma sorunu yaşadığı çok bariz. 20 yıldan beri sürekli olgunlaşma problemi sadece İran’dan, Tayvan’dan, İsveç’ten, Japonya’dan gelen yeni araştırma sonuçları ile de desteklenmektedir. Bu problemin ortaya çıkış evresinde ve çözümünde yine benim daha önce savunduğum şekilde, ebeveynlerin yanlış tutumlarından kaynaklanıyor. Klinik Psikoloji ve Danışmanlık dergisinde kısa süre önce yayınlanan İsveç araştırma sonuçlarında hiperaktivite sorununun çözümü için yalnızca ebeveynlerin eğitilerek bu sorunun üstesinden gelineceği kanıtlanmaktadır. Yurdumuzda ise inanılmaz bir ilaç çılgınlığı yaşanmaktadır. Ebeveynlerin ve çocuklara ilaç verenlerin buna bir an önce son vermesi gerekmektedir. Hiperaktivite adı verilen sorunun kaynağı ebeveynler bir an önce eğitilmelidir. Çocukların olgunlaşma sorunu çözmek için yapılması gereken yöntem oldukça basittir. Uygun ortamda üç dört saat çalışarak olumlu sonuç elde edileceğini herkesin bilmesi gerekir.” dedi.

Bir önceki yazımız olan Geliri Yüksek Meslekler Hangileridir başlıklı makalemizde Geleceğin Meslekleri, getirisi iyi olan meslekler ve ilgi gören meslekler hakkında bilgiler verilmektedir.


Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?