Kadına Verilen Değer(!)

Kadına Verilen Değer(!)

 Toplum olarak kadına çok değer veririz. Her konuda görüşlerini alırız. “Saçı uzun aklı kısa” gibi saçma sapan fikirlerimiz hiç yoktur. “Kadının karnından s..yı, başından sopayı eksik etmeyeceksin” gibi çağ dışı söylemlere kesinlikle itibar etmeyiz. “Cennet anaların ayağının altında” deriz hep. Sokak ortasında ayaklar altında ezmeye kalkmayız. Hele hele kadına şiddet uygulamak gibi asla kabul edilemez, insanlık dışı davranışlarımız hiç yoktur.

Bizim ülkemizde kadının adı çok çok vardır. Kendini demokrasi havarisi sanan ülkeler bile bizdeki kadına verilen değere gıpta ederler. Cinnet geçirip eşini çocuklarının önünde katletmek gibi vak’alara asla rastlanmaz. İşinden çıkıp evine dönmeye çalışan kadına kurşun yağdırmak zaten bizim hiç tanık olmadığımız bir durum. Ayrılmak isteyen eşini delik deşik etmek gibi gayri insani tutumlara kesinlikle ülkemde rastlanmaz.

Yüce yaratıcı kadını doğuran üreten ana olarak halk etmiş. Biz bunu çok iyi biliriz. İşte tamda bu nedenle kadına toplumumuzda çok müstesna bir yer vermişizdir. Sokakta yalnız yürümesinde hiç bir sakınca yoktur. Kimse tarafından rahatsız edilmez. Otobüse, dolmuşa çok rahat binip, gecenin çok geç saatlerinde bile kafalarına göre gezerler de, kimse yan gözle bakmaz. Tecavüz mü o da ne? Bizde hiç bir kadın  giyim kuşamından ötürü yargılanmaz. Görünüşüne göre kadının ahlak düzeyi ölçülmez. Bizim gibi olmayana alsa saygısızlık edilmez. Her insana saygı, her fikre hoş görü hat safhadadır.

” Yaratılmışı hoş gör, yaratandan ötürü” diyen Yunuslar, “Gel ne olursan ol gel, bin kere tövbeni bozmuş olsan da gel” diyen Mevlanalar, “Ne mutlu ki insan olmuşuz, insan sevgisini kutsal bilmişiz” diyen Pir Sultan Abdallar, “İncinsen de incitme” diyen Hacı Bektaşlarımız var. Bu ilkeleri hayatımızın vazgeçilmez düsturu edinmişizdir. Yaratan kendi güzelliğini görmek için insanı yarattı anlayışındaki tasavvuf fikri öyle yerleşmiş ki hiç bir insana hiç bir kadına çirkin davranışımız olmaz.

Alt beynimizde kadının mal olduğu, onu dilediğimiz gibi alıp satabileceğimiz, başlık parası gibi uygulamalara kesinlikle rastlanmaz memleketimde. Çok eşlilik, kuma, berdel, beşik kertmesi gibi gariplikleri asla göremezsiniz.

“Kaşlar çeğmenlenmiş kiprik üstüne,  havada bulutun ağdığı gibi. Çiğ düşmüş te gül sineler ıslanmış, yağmurun güllere yağdığı gibi” diyen Türklerimizle anlatırız sevdamızı. Ama sevdamız bitince canına kastetmeyiz hiç bir kadınımızın.

Soframızdaki yeri baş köşedir. Üretendir, emek verendir. Gecelerde uykusuz, sokaklarda aç kalmaz ülkemin kadınları. Uğruna ölünür de, bir saçının teline dokunulmaz benim memleketimde kadının, demeyi çok isterdim, vesselam.

Mehmet YÖRÜKOĞLU

Bir önceki yazımız olan Özgürlüğe Değer başlıklı makalemizde özgürlük ve özgürlük makalesi hakkında bilgiler verilmektedir.


Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Facebook’ta Bize Destek Olun