Kartal Fıkraları

Kartal Fıkraları

Kartalın Nasibi Fıkrası

Kurbağalı derede sabahtan akşama kadar vıraklayarak hayatını sürdüren kurbağalar hayatından oldukça memnunmuş. Eş, dost, akraba, çoluk-çocuk hep birlikte akşama kadar vırallayıp duruyorlarmış. Tek dertleri her gün onları tek tek tüketen kartalmış. Hhavada süzülmeye başlayan kartalı görünce yürekleri güp güp atmaya başlıyormuş. Çünkü her gün birkaç tane kurbağa kartalın hizmetine vuruyormuş.

Bu durumdan korkan kurbağalar nesillerinin sona erme tehlikesine karşı çözüm aramışlar. İçlerinden bir tanesi, yakınlarında yaşayan tosbağadan fikir almalarını önermiş. Ne de olsa yıllardır bu diyarda uzun ömür sürmüş hayvanlardan birisiymiş. 2-3 tanesi tosbağanın yanına gitmişler. Durumu kısaca özetlemişler. Kaplumbağa da düşünmüş taşınmış ve onlara şu fikri vermiş:

-İçinizden bir tanesini gözcü olarak seçin. Kartal havada süzülmeye başlayınca size işaret versin. Siz de derede hep birlikte sımsıkı kenetlenin. Böylece içinizden bir tanesini götüremez, hep birlikte güçlü olursanız sizi yenemez.

-Çok teşekkür ederiz. Gerçekten mükemmel bir fikir! Hemen bu fikri uygulayalım da kartalın neslimizi tüketmesine izin vermeyelim, derler.

İçlerinden gönüllü olarak seçtikleri bir kurbağa gözcülük yapmaya başlar. Uzaktan kartalın yaklaşmaya başladığını görünce vıraklayarak deredeki koloniye haber verir. Deredekiler durumu anlar, hemen kenetlenirler. El ele sımsıkı tutuşurlar. Kartal dereye hızla sorti yapar. Bir tane kurbağayı sımsıkı kavrar ve uçmaya devam eder. O da ne? Bütün kurbağalar bir zincir gibi kartalın ağzında gökyüzüne doğru yükselirler.

Uzaktan manzarayı seyreden gözcü kurbağa yapayalnız kalır. Bütün arkadaşları, akrabaları, sülalesi kartalın ağzında kenetlenmiş gidiyorlar. Gördüklerine inanamaz.

Şok geçiren kurbağa koşa koşa kendilerine akıl veren tosbağanın yanına gider:

-Bunu bize nasıl yaparsın? Hiç mi acımadın vicdansız? Bütün kurbağalar kartala yem oldu. Ben yalnız başıma kaldım!

Tosbağa sakin bir şekilde kurbağaya cevap vermiş:

-Sizden başka türlü nasıl kurtulacaktım ki? Sabahtan akşama kadar vıraklayarak kafamı ütülüyordunuz.

Anadolu Kartalı avlayan adam

Doğa savaşçıları adamın birini nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olan Anadolu Kartalını pişirip yerken yakalamışlar. Büyük suç işlediği için hakim karşısına çıkarılan adam şaşkınlık geçirmiş:

-Avukatları mı istiyorum, suçsuzum ben, demiş.

Avukatlar adamı savunmaya başlamışlar:

-Müvekkilimiz suçsuzdur Hakim Bey! Çünkü günlerden beri aç susuz kalmış, mecburen bulduğu yakaladığı ilk hayvanı yemesi gerekiyordu. Kartal avlayıp yemiş ve hayatta kalmayı başarmıştır.

Adamın haklı olduğunu düşünen hakim, kararı açıklamasına ramak kala kartalı pişirip yiyen adama sormuş:

-Ben de av meraklısıyım, merak ettim, Anadolu kartalının lezzeti nasıl acaba?

Avcı yakayı ele vermiş:

-Efendim, nasıl anlatacağımı tam olarak bilemiyorum ama biraz baykuş, biraz şahin, azıcık puhu kuşu ve çok az da kelaynak karışımı bir tat olarak tarif edebilirim size.

Bir önceki yazımız olan Şoför Fıkraları başlıklı makalemizde Cenaze şoförü fıkrası, şoför ile ilgili fıkralar ve Temel Direksiyonda hakkında bilgiler verilmektedir.


Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Facebook’ta Bize Destek Olun