Kesik Çayır Türküsünün Hikayesi

Kesik Çayır Türküsünün Hikayesi

 Üzüm bağları ile meşhur Meram, Konya ilinin seçkinlerinin ikamet ettiği önemli bir yerleşim birimidir. Çoğunuzun bir şekilde duyduğu bu yemyeşil ilçe, bir zamanlar yaşanan önemli bir aşka tanıklık etmiş ve bu aşk kesik çayır biçilir mi türküsüyle de günümüze kadar taşınmıştır. Bilmem haberiniz var mı? Meram seçkinlerin ikamet ettiği önemli bir belde olduğunu söyledimiz ve […]

 Üzüm bağları ile meşhur Meram, Konya ilinin seçkinlerinin ikamet ettiği önemli bir yerleşim birimidir. Çoğunuzun bir şekilde duyduğu bu yemyeşil ilçe, bir zamanlar yaşanan önemli bir aşka tanıklık etmiş ve bu aşk kesik çayır biçilir mi türküsüyle de günümüze kadar taşınmıştır. Bilmem haberiniz var mı?

Meram seçkinlerin ikamet ettiği önemli bir belde olduğunu söyledimiz ve o dönemde Konya valisinin de Meram’da oturduğunu tahmin edersiniz. Konya’nın meşhur semazenleri, dervişleri, mevlevi dedeleri hepten Meram semtinde oturmaktaydılar. Sizin anlayacağınız önemli kişilerin tercih ettiği bu güzide ilçede  yaşayanlardan birisi de valinin koruması veya emir eri diye söyleyebileceğiniz yaver, nasıl ve nerede gördüyse gönlünü mevlevi çelebi senin kızı olan Aslı’ya gönlünü kaptırmış ama bunu kimseye söyleyemiyormuş. Çünkü yukarı tükürsen sakal, aşağı tükürsen bıyıkmış o dönemlerde ulu orta birini sevdiğini söylemek. Hem kendinin hem kızın sosyal pozisyonu gereği kolay bir iş değilmiş.

Kesik Çayır Türkü Hikayesi

Bu yaver Konyalı değilmiş ama Konya’yı çok severmiş, Konya halkı da bu delikanlıyı çok severmiş ama dillere düşmekten korktuğu için biraz çekiniyormuş. Aslında sevdiğini söylemekten ya da Aslı’yı çok sevdiğini başkalarının duymasından çekinmek istemiyormuş ama bulunduğu konum itibariyle kızın babasının sosyal konumu sebebiyle bir türlü içini kimseye dökemiyormuş. Gizli buluştuğu aşkı Aslı ile yine o gece buluşacaklarmış. Üstelik Meram’ın Şili çayırları mutluluklarına ortak olacağını biliyor ve korkmadan buluşmaya gidiyormuş yine.
Çelebinin kızı Aslı zerdali ağacının altında kahverengi gözlerini açmış yüzü ay gibi parlarken yaver yanına yaklaşıp çayırların üstüne oturmuşlar cesaretsiz elleriyle Aslı’nın elini tutmak istemiş ama bir türlü elleri buluşmadan oturmuşlar kısacık çayırların üstüne.

BUNU DA OKUMALISINIZ>>>  Kırmızı Gül Demet Demet Türkü Hikayesi

Yaver Aslı’nın yanında çok mutluydu, vakit çok geç olmasına rağmen bir türlü ‘kalkıp gidelim’ diyemiyordu genç kıza. Aşk böyle bir şeydi. Ayrılmamak, hep birlikte kalmak… Korkuyordu, korkmuyordu ama hiç ummadıkları sekiz tane tüfeğin namlusu yaverin suratına bakıyordu.
Yediği kurşunların ağır yükü ile kalkamadılar çayırların üstünden yaver ve Aslı. Ayrılamadı aşıklar dayanılmaz acısına aşkın… Sabaha doğru gün aydınlanırken iki aşığın bedenlerini çayırların üzerinde el ele yatarken buldu Konyalılar.

Kesik Çayır Türküsü Dinle

Mezar taşlarına ‘kesik çayır biçilir mi, bana yardan geç diyorlar, seven yardan vazgeçer mi’ yazdırdılar aşıkların.

Kesik Çayır Türküsünün Sözleri

Kesik çayır biçilir mi
Sular soğuk içilir mi
Bana yardan geç diyorlar
Seven yardan geçilir mi

Ağam desinler desinler
Şeker yesinler
Şu kız şu oğlana
Vurgun desinler

Aman ben yandım
Yandım yandım yandım
Ellerin köyünde
Aldandım kaldım

Ankara’nın tren yolu
Gahi eğri gahi doğru
Canım benim anadolu
Gideyim mi senden gayrı

Ağam desinler desinler
Şeker yesinler
Şu kız şu oğlana
Vurgun desinler

Aman ben yandım
Yandım yandım yandım
Ellerin köyünde
Aldandım kaldım

Bir önceki yazımız olan Berbat 2 Buluş; Cips ve Cola başlıklı makalemizde Cola nasıl bulundu?, George Crum ve Patates cipsi nasıl icat edildi? hakkında bilgiler verilmektedir.

] }

Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?