Kırmızı Gül Demet Demet Türkü Hikayesi

Kırmızı Gül Demet Demet Türkü Hikayesi

Olay 1635 yılında Ermenistan’ın başkenti, o zamanlar Osmanlı toprakları içerisinde  olan şehrin adı da Revan olarak türküye konu olmuştur. Kırmızı Gül Demet Demet Türküsü sözleri dinlediğimiz zaman bir yanar içimiz. Çünkü o dönemde bu şehir önemli bir ticaret merkezi durumundadır. Kırmızı gül demet demet türküsünün  hikayesi konu olduğu bu şehir bulunduğu dönemde ticaretin önemli geçiş yolları […]

Olay 1635 yılında Ermenistan’ın başkenti, o zamanlar Osmanlı toprakları içerisinde  olan şehrin adı da Revan olarak türküye konu olmuştur. Kırmızı Gül Demet Demet Türküsü sözleri dinlediğimiz zaman bir yanar içimiz. Çünkü o dönemde bu şehir önemli bir ticaret merkezi durumundadır. Kırmızı gül demet demet türküsünün  hikayesi konu olduğu bu şehir bulunduğu dönemde ticaretin önemli geçiş yolları üzerinde bulunduğundan kervanlar buradan mal getirip, mal götürürmüş.
Türkiye konu olan kahramanımız Mehmet, kervancılık yapan, anasının tek evladı, Erzurum çevresinde birkaç dönümlük tarlalarını ekip, dikip tarım yapıyorlar ve bu yetiştirdikleri ürünleri de kervanla birlikte Revan şehrine satmaya götürüyor Mehmet. Bu yağız delikanlı, mert, insan dostu, insana değer veren ve bu amaçla sevgisini göstermek için annesine akşam eve gelirken demet demet kırmızı gül toplayıp getiren kıymetli bir evlat. Böylelikle kırmızı güller ana ile oğul arasında simge haline dönüşür. Annesi oğlunun getirdiği gülleri demet demet evin bir köşesine kurutulmuş, oğlu gurbete gittiği zaman güllere bakarak hasret giderilmiş. Yüreği pır pır eden boynu bükük ana sürekli değişik rüyalar görerek evladının kan ter içinde kalkar kötü kötü rüyalarından uyanırmış. Gördüğü bu korkulu rüyaları her zaman da hayra yorarmış ana.

Kırmızı Gül Demet Demet

Kırmızı Gül Demet Demet Türkü Hikayesi insanın yutkunmasına sebep oluyor. Zavallı anası biricik oğlunu uzun kervan yolculuklarından dönmesi için gözleri yollarda hep beklermiş. Sadece Mehmet’in annesi değil, diğer bütün insanlar kocalarını, kardeşlerini, evlatlarını sağ salim dönmesi için gözleri yollarda beklerlermiş. Neticede savaştan dönmeleri beklenmiyor ama yine de bölgenin iklim koşulları çok çetin olduğu için karda kışta sağ salim, hastalanmadan, ölmeden dönmeleri için herkes dualar edermiş. Tam da veba hastalığının insanları kırıp geçirdi bir dönemmiş. Kusma, ateş, baş dönmesi, aklına gelecek her türlü insanı mahveden hastalıklar o dönemlerde insanları kasıp kavuruyormuş.  Kırmızı Gül Demet Demet Türküsü sözleri dinleyenlerin içini yakar.

BUNU DA OKUMALISINIZ>>>  İzmir Dalgakıran Projesi

Kırmızı Gül Demet Demet Türküsünü Dinle

Mehmet annesinin korktuğu kora basmış ve bu amansız hastalığa yakalanmış, neticede kurtulamamış. Onu bir ağacın dibine gömmüşler.
Kara topraklar genç bedeli bağrına basıyor, anası yavrusunun yolunu gözlüyormuş, kimin umurunda. Ecel kimini sele, kimini yele verirmiş derler. Gencecik beden sayıklaya sayıklaya uçup gidiyor, kucak dolusu demet demet kırmızı gülleri ellerinde sımsıkı kalıyor Mehmet’in. Sevdiği annesi özünde, dilinde türkü olarak maral maral hayıflanıyor Mehmet’in. O dağ gibi bedenin mezar taşı sadece bir çalı oluyor.  Kırmızı Gül Demet Demet Türküsü sözleri dinleyen herkesi ta yürekten acıtır.
Daha dün nefes alan ve nefes veren dağ gibi yiğit bir anda eriyip yok oluyor, şekli, şemali, sözleri yavaş yavaş uçup gidiyor, hafızalardan siliniyor. Yaşlıların ölümü insanı fazla etkilemez, öldü kurtuldu, denilir. Ama gencecik bedenlerin hiç ummadıkları bir anda yok olup gitmesi, dilinde kırmızı güllerle dolu türküler bırakması insanı derinden etkiliyor. Annenin dilinde Mehmed’i, gözlerinde kırmızı gül demetleri… Böyle bir acının yaşandığını duyma ister istemez derinden etkiliyor. İşte böyle bir hüznün, acının türküsüdür kırmızı gül demet demet, sevda değil, bu bir alamet.

Bir önceki yazımız olan Berbat 2 Buluş; Cips ve Cola başlıklı makalemizde Cola nasıl bulundu?, George Crum ve Patates cipsi nasıl icat edildi? hakkında bilgiler verilmektedir.

] }

Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?