Kısa komik fıkralar

Kısa komik fıkralar

İnsanlar çalışmaya ara vermek, biraz kafayı dinlemek, arkadaşları ile gülmek-eğlenmek için birbirlerine kısa komik fıkralar anlatırlar. Size bu değerli anlarınızı kaliteli geçirmek amacıyla biz de eğlenceli kısa komik fıkralar bulduk ve beğeninize sunduk. Buyurun, beğendiklerinizi sevdiklerinize anlatın.

Zor mu kolay mı

Temel’in oğlu Nizamettin önemli bir sınava girer. Babası sınav bitene kadar binanın önünde bekler. Sınav biter bitmez ilk çıkanlardan birisi de Temel’in oğlu Nizamettin!dir. Temel oğluna sorar:

-Çocuğum sınav nasıl geçti, sorular zor muydu kolay mıydı?

Nizamettin burun kıvırarak cevap verir

-Sorular oldukça kolaydı babacığım. Ancaaak, cevapları inanılmaz derecede zordu.

Sünnet mi farz mı

Nasrettin Hoca istemese de evine 3 tane obur molla gelmiş. Hepsi de kurt gibi acıkmışlar. Nasrettin Hoca eve gelen misafire kayıtsız kalmamış, evinde ne varsa ikram etmiş. Lakin mollalar önlerine ne konursa silip süpürüyormuş. Yemek yerken de sürekli “sünnettir” “sünnetleyelim” gibi bahanelerle tabakları silip süpürüyorlarmış.

Nasrettin Hoca bu obur molaları bir türlü duyuramamış. Tam o sırada hocanın küçük oğlu eve gelmiş. Mollalar çocuğu çok sevmişler. Hocaya: -Hocam, ne kadar güzel bir çocuğun var. Adı ne bunun, demişler.

Nasrettin Hoca:

-Çocuğumun adı farzdır, demiş.

Mollalar şaşkın şaşkın birbirine bakarak hocaya sormuşlar:

– Bu nasıl isim hocam? Farz diye isim olur mu hiç?

Hoca her zamanki gibi hazır cevaplılığını gösterip mollalara:

-Çocuğumun adını Sünnet desem dayanamaz onu da verdiniz.

Kısa eğlenceli komik fıkralar

Şişman-zayıf

Biri aşırı zayıf, diğeri de oldukça şişman iki adam karşıdan karşıya geçmek için lambalarda bekliyorlarmış. Şişman olan aşırı zayıf adama bakarak:

-Be kardeşim, seni görenler de sanki kıtlık yaşanacak sanır, demiş.

Sıska adam gayet sakin bir şekilde cevap vermiş:

-Haklısın! Seni görenler de neden kıtlık olduğunu hemen kavrarlar, demiş.

1 iyi 1 kötü haber

Hekim muayene ettiği hastalarından birini tel. ile aramış ancak bir türlü ulaşamamış. En sonunda aradığı hastasına ulaşmış. Aralarında geçen konuşmada doktor hastasına:

-İyi günler, size bir kötü bir de iyi haberim var. Hangisini önce söylememi istersiniz. Telefonum karşındaki hasta adam şaşkınlık geçirmiş. Doğal olarak iyi haberi sona saklamış.

-Kötü haberi önce söyleyin, demiş.

Doktor:

-Sizin için yapılan tahlillerde üzülerek söylemek zorundayım ki 24 saat ömrünüz olduğu anlaşılmıştır.

Gözleri fal taşı gibi açılan hasta adam:

– Sen ne diyorsun doktor bey? Bundan daha kötü bir haber olabilir mi ki, der.

Doktor:

-Üzülmekte haklısınız beyefendi ancak dünden beri sizi telefonla arıyorum bir türlü ulaşamadım. Çünkü telefonunuz sürekli kapalıydı.

Eksik-fazla

Yeni işe başlayan genç Kayserili ayın sonunu zor etmiş ve maaş almak için doğru ATM’ye gitmiş. Çalıştığı işyeri ile anlaşmalı ATM’den maaşını çekmek istemiş. Hesap bakiyesine bakınca kendisine vaat edilen maaştan 500 lira fazla olduğunu görmüş, hiç ses çıkarmamış.

Bir sonraki ay aynı heyecanla ATM’ye gidip para çekmek istemiş ancak bu sefer de maaşından 250 TL eksik bakiye olduğunu görmüş. Heyecanlanarak çalıştığı kurumun muhasebe bölümüne gitmiş, itirazda bulunmuş:

-Maaşımı 250 TL eksik yatırmışsınız, demiş.

Muhasebedeki yetkili:

-Haklısınız beyefendi. Bir önceki ayda yanlışlıkla size 500 TL fazla ödeme yapmışız. Neden fazla olunca itiraz etmediniz?

Genç Kayserili hemen kıvırmış:

-Benim yaşam felsefemde insanların yaptığı bir hataları daima affederim.

Domates konservesi

Dursun ile Temel birbirleri ile dertleşmeye başlamışlar. Temel’in kafasında fındık büyüklüğünde bir şişlik olduğunu fark eden Dursun sormuş:

-Arkadaşım bu şişlik neden oldu? Temel utanarak:

– Fadime ile kavga ettik, bana domates fırlattı, der.

Dursun:

-Domates ile kafa bu kadar şişer mi?

Temel:

– Dursun uşağım, eğer domates konserve şeklinde ise fena şişiriyor.

Sınıfta kaçıncısın

Temel küçük oğluna sorar:

-Uşağım de bagayım, sınıfta çalışkan mısın tembel misin? Bir sıralama yaparsak kaçıncı gelirsin?

Temal’in oğlu:

xx. sıradayım babacığım, der.

Kızan Temal:

-Ne yaptın oyle uşşağım? Sen geçen sene 15’inci sıradaydın. Bu sene durumun hiç iyi değil anlaşılan. Niye boyle oldu?

-Babacığım sınıfımıza 5 tane yeni nakil Öğrenci geldi de ondan oldi.

Çok harcayan kadın

İki Kayserili arkadaş kendi aralarında dertleşiyorken biri öbürüne eşinden dert yanar:

-Arkadaşım benim hanım inan çok müsrif biri. Para yetiremiyorum, sürekli para istiyor. Geçen gün 200 lira istedi. Ertesi gün 300 lira. Perşembe gün 400 lira. Dün de 600 lira .

Ağzı açık kalan diğer Kayserili:

– Gerçekten senin haline çok üzüldüm arkadaşım. Ne yapıyormuş bu kadar parayla senin hanım?

Dert yanan Kayserili:

-Bilmiyorum ki! Parayı versem ne yaptığını anlayacağım zaten.

Sizin için derlediğimiz kısa komik fıkralarımız şimdilik bu kadar. Beğendiklerinizi sevdiklerinizle anlatabilirsiniz. En sevdiğiniz komik fıkrayı alttaki yorum bölümüne yazabilirsiniz.

Bir önceki yazımız olan Karı-Koca Fıkraları başlıklı makalemizde genç-yaşlı fıkrası ve yaşlı evli fıkrası hakkında bilgiler verilmektedir.


Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Facebook’ta Bize Destek Olun