• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST

Kız Kulesi Hakkında Bilgi

 KIZ KULESİNİN GEÇMİŞİ

Boğazın incisi Kız Kulesi İstanbul’un kadim zamanlardan, efsanesi yapılarından birisi. Kız Kule’sinin bilinen geçmişi 2 bin beş yüz yıl öncesine kadar dayanmaktadır. İstanbul’u bilenin de bilmeyenin de bu kuleyi tanıdığını söyleyebiliriz. Karadeniz ile Marmara denizinin kesiştiği noktada inşa edilen Kız Kulesi, küçük bir ada üzerinde inşa edilmiştir.

 Milattan önce 341 yılında bir komutanın eşi için bir adacık üzerine bir anıt mezar yaptırması istendi. Yaklaşık 1500 yıl sonra da imparator Manüel Komanos aynı yere bir kule inşa ettiler. Büyüklüğü tam olarak bilinmeyen bu kle o zamanlar savunma amaçlı bir kule olarak kullanılır Bu nedenle kuleden Avrupa yakasına doğru 1 zincir çekilir. Pek büyük olmayan gemilerin Anadolu yakası ile kule arasında geçişlerine izin verilir.

Kız Kulesi

Kız Kulesi Efsaneleri ve Gerçekler

Kulenin mimari yapısına gravür ve çizimler ışık tutar. Mimari yaklaşımlarda kız kulesi pitoresk güzelliğe sahiptir. Yani içinde bulunduğu doğa ile doğal uyum içinde ve resimli bir güzelliğe sahiptir. Bu nedenle çok eski zamanlarda İstanbul’u çizen tüm seyyahların çizimlerinde kız kulesinin özel bir yeri bulunmaktadır. İlk çizimlerden birisinde kesme taşlardan yapılmış dış duvarları dikkat çekmektedir. Bu duvarların altında top mazgalları resmi vardır. 2 sıra tuğladan örülen duvarın üstünde 11 tane sıra taş ve 11 adet de den dam bulunmaktadır. Hemen arkadaki ana duvar ise 3 kat daha yüksektir.

Kulenin üzerinde kemerli bir pencere bulunmaktadır. Pencerenin üzerinde 5 sıra taş ve onun da üzerinde seyir mahalli diye anılan dört pencere vardır. Kulenin çatık kısmı topuzu andıran bir saat yapıya sahiptir. Çatıda ise baklava biçiminde üst uçları öne doğru çıkmış çatı penceresi görünümünde bölümler bulunmaktadır. Dar levhalar halinde kurşunla kaplanmışlardır ve külahın tepesinde küçük bir alem yer alır. Kız kulesinde çepeçevre pencereli şeffaf bir yapıya sahip ikinci bir kule daha dikkat çekmektedir. Fener kulesi olduğu anlaşılan ve daha alçak olan ikinci kulenin kubbesi de yine kurşunla kaplıdır.

OSMANLILARDAN SONRA KIZ KULESİ

Kız kulesi İstanbul’un fethinden sonra da gözetleme kulesi ve deniz feneri amaçlı kullanılmıştır. Yine ayrıca gösteri alanı olarak da kullanıldığı söylenmektedir. Ama kule 1509 yılındaki büyük depremde hasar gördüğü için bin yedi yüz on dokuz yılında ise fenerden çıkan bir yangınla tahrip oldu ve dönemin baş mimarı onarıma alıp, kulenin üst kısmına camlı köşk ve onun üzerine de kurşun kubbe oturtur.

Bin sekiz yüz otuz yılına kadar da şehirdeki hastalık ve bulaşıcı salgın hastalıklarına yakalanan hastaları korumak için karantina bölgesi olarak kullanılan kuleye, ikinci Mahmut döneminde hükümdarın tuğrası ve fener ilave edilir. Kız kulesi tarihi boyunca bir çok efsaneye ve aşk öyküsüne konu oldu. Hala efsaneler ile yaşamaya devam etmektedir.

Kız Kulesi efsaneleri ve gerçekler epey fazladır. Bugün restaurant olarak hizmet vermektedir. Bu tarihi yapının nasıl inşa edildiğini ve hangi aşamalardan geçtiğini anlatmaya çalıştık, umarız ki faydalı olmuşuzdur.

Bir önceki yazımız olan Oktay Akbal Kimdir? başlıklı makalemizde Oktay Akbal'ın Hayatı ve Oktay Akbal’ın Eserleri hakkında bilgiler verilmektedir.


Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Facebook’ta Bize Destek Olun