• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST

Kiziroğlu Mustafa Bey Türkü Hikayesi

Kiziroğlu  adını nereden aldığını hemen hemen herkes merak etmekte ve bu sebeple de arama motorlarına ‘kiziroğlu mustafa bey türküsünün hikayesi’ diye yazarak buraya gelmektedir. Hoş geldiniz. Biz de sizin merakınızı gidermek için bu türkünün hikayesini araştırdık ve sizlere sunuyoruz.

Kars ilimizin Susuz ilçesine bağlı Kizir köyünde yaşayan Kiziroğlu, efsane bir kahramandır. Anlatılanlara göre adını kizir oğlundan alan köy çok küçük bir yerleşim yeri imiş. Coğrafi olarak da bölge sarp yamaçlarla ve ormanlık alanlarda kaplı olduğu için insanların yaşam şartları da oldukça güçmüş burada.
Kizir, aynı zamanda köyü yöneten kişi anlamında kullanılan muhtar manasında kullanılmaktadır. Günün birinde adını bütün Anadolu duymaya başlamış. Çünkü Kizir kötü insanların korkulu rüyası haline gelmiş. Zamanın birinde bu yiğit kizirin bir oğlu dünyaya gelmiş. Kizir oğlu küçük yaştan itibaren iyi bir at binicisi, kılıç kullanıcısı olmuş. Kizir, oğluna Mustafa adını vermiş.

Kiziroğlu Mustafa Bey Öyküsü
Kizir oğlu Mustafa çocukluğu boyunca at üzerinden inmemiş, sürekli dağlarda at üzerinde hayvan avlama merakı yüzünden ününü babası gibi herkes duymaya başlamış. Mustafa da babası gibi haksızlığa, hukuksuzluğa, zorbalığa hırsızlığa, namussuzluğa karşı gelmiş, doğrudan, adaletten şaşmamış. Bu sebeple de bütün insanların sevgisini ve güvenini kazanmış.

Kiziroğlu Mustafa Bey Türküsünün Gerçek Hikayesi

Bir gün Bolu dağlarında yaşayan Köroğlu,  Kizir Köyüne gelmiş ve bundan böyle, haksızlıklara, adaletsizliklere karşı kendisinin yardımcı olacağını, o bölgenin düzenini kendisinin sağlayacağını söylemiş ve oraya bir kale yaptırmış. Farklı sebeplerden dolayı köyünden bir süre uzakta yaşayan Kiziroğlu köyüne geldiğinde Köroğlu’nun bölgeye hakim olduğunu, bölgenin söz sahibi olduğunu öğrenince çok canı sıkılır ve hemen Köroğlu’nun karşısına çıkarak ‘benim yurdumda saltanat süremezsin, sen kim oluyorsun.’ diye kafa tutar.

Mustafa Bey Türkünün Gerçek Hikayesi
Köroğlu, Kiziroğlu yiğitçe bir kavgaya tutuşarak kim kazanırsa onun sözü geçeceğini kabul ederek mücadele başlamış. Önce kılıç kavgası, sonra güreş derken günlerce kavga etmişler ama birbirlerini yenememişler.
Kiziroğlu ve Köroğlu birbirini yenemeyince, bu sefer her iki yiğidin atları birbiriyle kavgaya başlamış. Kiziroğlu’nun atı Köroğlu’nun atını yere sermiş olduğu sırada, Kiziroğlu da Köroğlu’nu bıçak darbesiyle öldüreceği sırada Köroğlu Kiziroğlu’na ‘tamam, yenilgiyi kabul ediyorum, sen kazandın ama izin ver, çocuklarımı ve karımı görüp helalleşelim.’ demiş.
Çevresinde bulunan insanlar da bu olayı türkü yakarak anlatmışlar. Kiziroğlu çevresindeki insanların söylediği bu duygulu türküden etkilenerek Köroğlu’nu affetmiş, gidip Köroğlu’nun elinden öpmüş, af dilemiş. Köroğlu da Kiziroğlu’nun mertliğini, yiğitliğini görünce ‘buralarda sen varken gözüm arkada kalmaz, buralar sana emanet’ deyip geldiği yere bolu dağlarına dönmüş.

Bu  iki yiğidin merrtçe hikayesinin anlatıldığı türkü 16. yüzyıldan beri anlatıla anlatıla ve türkü olarak söylene söylene günümüze kadar gelmiştir.

KİZİROĞLU DİNLE

Bir önceki yazımız olan Çökertme Türküsünün Gerçek Hikayesi başlıklı makalemizde Çökertme Halilim Türküsü Dinle, Çökertme Öyküsü ve Çökertme Türküsü Sözleri hakkında bilgiler verilmektedir.


Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Facebook’ta Bize Destek Olun