Kurtuluş Günleri Neden Var?

Kurtuluş Günleri Neden Var?

Hani, bize en kutsal değerlerden biri de vatan diye öğretilmişti? Hani, yurdumuza yan bakanın gözlerini oyardık. Hani, O’nun için seve seve canımızı feda ederdik? Peki, öyleyse düşman elini kolunu sallayarak, birer birer şehirlerimizi işgal ederken neredeydik, niye onlara göğsümüzü siper etmedik? Küçük çaplı, yerel tepkiler olmuştur elbette, ama bize yakışanı bu kadar mı olmalıydı?

Yunanlar İzmir’e gemilerle asker indirirken neden seyirci kaldı İzmirliler?! İçlerinde sadece Hasan TAHSİN mi vatanını seviyordu ki binlerce düşman askerine karşı bir tane tabancayla ve şehit olacağını bile bile KURŞUN SIKTI! İşte gerçek kahraman O, sonunu düşünmeden, korkmadan ve asla düşmana geçit vermeden rahatça gözlerini yummuş ve bu yüce davranışı karşılığında da milletin kalbinde taht kurmuştur! Peki, neden diğerleri kuyruğunu kısıp sessiz kalmıştır, neden hainlere geçit vermişlerdir?

Kusura bakmasınlar ama, batı illerimiz, Kurtuluş Savaşı esnasında değil, kurtuluşa gerek kalmadan önce düşmana dersini vermeliydi. En üzücü olanı da bu yörede efelik, zeybeklik geleneği oluşmuş ve hala buralarda kendilerinin ‘efe’ olduğunu iddia ederler ve bununla övünürler. Çok değerli efeler, düşman şehirlerinize girerken neredeydiniz, niye karşı gelmediniz? Esas kuruluş amacı mevcut düzene ve haksızlıklara değişik nedenlerle başkaldırmak olan zeybekler vatan savunmasında neden etkin olamamıştır? 3 yıl Yunan işgali altında yaşamak yakıştı mı size?

Eğri oturun, doğru söyleyin, efelik sadece kendi keyfiniz için vardı. Doğuda manevi amacından saptırılmış şeyh, şıh vb. çıçarcı üstünlük sistemleri neyse, batıda da sizler keyfiniz için efe oldunuz. Baktınız ki alanınız daralıyor, Kurtuluş Savaşı’nda indiniz düze ve MUSTAFA KEMAL PAŞA’ya katıldınız. Tamam, çok teşekkür ederiz ama bunu düşman şehirlerinize girmeden yapacaktınız…

Halbuki diğer şehirlerimizde de durum aynıydı. Onlar düşmana karşı kanlarının son damlasına kadar mücadele ettiler. Sütçü   İmam, düşman bayrağı dalgalanan şehirde (Maraş) camide namaz kıldırmadı. Eline kazmasını, nacağını, bıçağını alan düşman üzerine yürüdü. Yine Antep, Urfa ve diğerleri ellerinden geleni yaptılar. Elbette hakettikleri payeleri de aldılar. Bu aslan parçaları kendi şehirlerini kurtardıkları gibi, Kurtuluş Savaşına katılıp, Anadolu’yu batıdaki son toprak parçasına kadar düşmandan temizlediler.

Düzensiz Türk Bayrağı

Düşmanın yurdunuza girişine seyirci kalırsanız damarlarınızdaki kanın renginden adını alan bayrağınızı otalıkta göremezsiniz. Gizli gizli bayrağınıza bakıp ağlarsınız. Hatta Yunan bunu da çok görür size, İzmir’de kırmızı kumaş üretimini ve satışını yasaklar. İçin için yanarsınız bağımsızlık ateşiyle. O dönemin belgelerinde Türk Bayrakları asimetrik formlarda ve çok biçimsizdir. Nedeni de esaret altında kalan İzmirlilerin her türlü kumaşı gizlice değerlendirip bayrak şeklinde oluşturmuş olmasıdır.

KURTULUŞ GÜNÜMÜZ OLMASAYDI!

Kurtuluş Savaşı’mızın en şiddetli biçimde yaşandığı ve rüzgarın bizim tarafımızdan estiği  eylül ayı, doğal olarak geri kazandığımız topraklarımızın KURTULUŞ GÜNÜ olarak kutlandığı bu günler biraz da utanç günleri gibi çağrışımlar yapıyor bana…

 Siz elinizdeki toprakları savunmadan kaybedin, sonra da geri almak için onlarca yiğidi kırdırın ve düşmanı vatandan tekrar çıkartıp adına da ‘kurtuluş günü’ deyip geçmişin, utanç veren günlerini hatırlatın…

Şimdi kurtuluş günü olarak, kutlanan günleri ve etkinlikleri görünce hafiften bir utanç kaplar içimi!

Bir önceki yazımız olan Anıtkabir Ne Zaman ve Nasıl Yapıldı başlıklı makalemizde Anıtkabir için ne kadar harcandı, Anıtkabir tasviri ve Anıtkabir'deki kuleler hakkında bilgiler verilmektedir.


Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Facebook’ta Bize Destek Olun