KUVAYİ MİLLİYE’NİN DOĞUŞU

KUVAYİ MİLLİYE’NİN DOĞUŞU

KÜLLERİNDEN DOĞAN HAREKET; KUVAYİ MİLLİYE Anadolu insanı tam yok edildi denildiği zaman, küllerinden yeniden canlanıyor, ve bir destan yeniden başlıyor. Kuvayı Milliye bu şanlı direnişin adıdır. Anadolu’nun her ilinden, bucağından, köyünden kısacası her köşesinden Milli Mücadeleye katılıyordu. Afyonda Dumlupınar’da Sakarya’da meydan muharebelerinde düşmana karşı amansız bir destan yazıyorduk. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk […]

KÜLLERİNDEN DOĞAN HAREKET; KUVAYİ MİLLİYE

Anadolu insanı tam yok edildi denildiği zaman, küllerinden yeniden canlanıyor, ve bir destan yeniden başlıyor. Kuvayı Milliye bu şanlı direnişin adıdır. Anadolu’nun her ilinden, bucağından, köyünden kısacası her köşesinden Milli Mücadeleye katılıyordu. Afyonda Dumlupınar’da Sakarya’da meydan muharebelerinde düşmana karşı amansız bir destan yazıyorduk. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Anadolu yeniden şahlanıyor ve işgale gelen düşmanlara büyük bir ders veriyordu. Nihayetinde İzmir’de son düşman denize dökülüyordu. İşte bu destanın adına Milli Mücadele adını veriyoruz ya da Kurtuluş Savaşı adını veriyoruz.

KUVAYİ MİLLİYE

Osmanlı Devleti birinci dünya savaşı sırasında yedi düvele karşı inanılmaz bir mücadele veriyor ancak 29 Eylül 1918 de Bulgaristan’ın teslim olması Osmanlılarla Almanya arasındaki irtibatın kesilmesine neden oluyor, müttefiklerin savaştan yenik ayrılmasıyla birlikte Osmanlıda Mondros ateşkes antlaşmasını imzalamak zorunda kalıyordu. İngilizler ve müttefikleri Mondros ateşkes anlaşmasını imzalayarak tüm Osmanlı ülkesini paylaşmaya başladılar. İngiliz Fransız ve İtalyanlar birliklerini Mondros anlaşmasına dayanarak Anadolu’nun dört bir yanını işgal ettiler. Yıllarca huzur içinde Osmanlının hakimiyeti altında yaşayan Yunanlılar da şımaracak İzmir’i işgal etti. İzmir Ulusal Kurtuluş Savaşında önemli bir kilometre taşıdır. 15 mayıs 1919’da yunanlar İzmir’in Pasaport Meydanı’na karaya çıkarak İzmir’de Anadoluyu işgale başladılar. yunanlılar İzmir’i talan ederek, masum insanları katlederek Anadolu’da işkenceye başladılar, köyleri kentleri yaktılar, yıktılar.

BUNU DA OKUMALISINIZ>>>  GÖNÜL KÖPRÜSÜ KURALIM!
Kuvayı Milliye

MİLLİ DİRENİŞİMİZ VE KURTULUŞ

Bütün bu işgaller karşısında Anadolu’da suskun bir halk yoktu. Müttefiklerin yenilmez armadasına gelen Mehmetçiklerimiz Anadolu’yu işgal etmek isteyen düşmana karşı harekete geçti, elinden ne geldiyse, bulduğu her şeyle düşmana karşı var gücüyle karşı koydu. Çünkü Türk insanı asla esaret zincirini boğazına takmayı kabul edemezdi. Yunanlıların saldırısı çetin başladı, Anadolu’nun güzel köşeleri elden bir bir gidiyordu. Durum hiç de iç açıcı değildi. 19 mayıs 1919 tarihinde Mustafa Kemal Milli Mücadele ruhunu ateşlemek için Bandırma vapuru ile İstanbul’dan Samsuna gönderildi. Oradaki çıkan direniş hareketlerini önlemek ilk vazifesi idi ama o tam tersine milli şuuru uyandırmak amacıyla doluydu.

İşgaller karşısında alevlenen milli direnişleri bütün yurda yaymak istedi, ülkeyi karış karış gezdi, birçok kongre, toplantı düzenledi. 19 mayıs 1919’da Mustafa Kemalin 18 arkadaşı ile birlikte Samsuna gelmesi Samsunluları da çok heyecanlandırdı. Daha sonra Amasya geçiyor orada da yine bir tamim imzalanıyor ve halka hitap ediyor, yine ardından Erzurum’a gidiyor ilk büyük kongre düzenleniyor, daha sonra Sivas kongresi ile Türkiye Büyük Millet Meclisi açılarak yeni bir meclis kurulmasına karar veriyordu. Ankara’da Mebusan Meclisi toplanarak Türkiye Cumhuriyetinin düşmandan temizlenmesi için çalışma başlatıyor, Anadolu artık durmuyordu.

Kuva-i Milliye

Anadolu büyük bir gaye etrafında birleşiyordu. Bu büyük gaye şüphesiz istiklaldi. Anadolu insanı Atatürk önderliğinde tarih yazmaya başlamıştı. Bağımsızlık hareketi ve kurtuluş savaşında Anadolu insanının önemli bir yeri ve hizmeti vardır. 19 Mayıs 1919’da Atatürk Samsun’a çıktığında Erzurum kongresi’nde Sivas kongresi yapıldığında Anadolu’daki kurtuluş hareketinde en büyük desteği bölgedeki Anadolu insanı vermiştir. Anadolu gazeteleri de yine Mustafa Kemal’i desteklemiş hatta ona gazi basın adını vermiştir. Kuvayı Milliye, o da önemde sadece bilek gücü değil, fikir gücü de Atatürk’e destek olmuştur. Birinci dünya savaşından sonra ülke topraklarının işgaline karşı başlayan direniş milli mücadele basınını da ortaya çıkarmıştır. Anadolu’nun hemen her ilinde Anadolu’nun her köşesinde destek veren basının da Atatürk de milli basın, gazi basın adını vermiştir ve bu mücadeleyi destekleyen yeni yeni basın medya organları ortaya çıkmıştır.

BUNU DA OKUMALISINIZ>>>  E-KİTAP OKUYUCUYLA KİTAPLAR DA AKILLANDI

Hakimiyeti Milliye gazeteleri bunlara en güzel örnek olarak söylenebilir. Kurtuluş Savaşı sürerken 6 nisan 1920 de Anadolu Ajansı, 7 Haziran 1921’de de basın yayın ve enformasyon müdürlüğü, milli davada görev almıştır. Kadını erkeği, yaşlısı genci ile herkes canını, malını hiçe sayarak düşmana karşı koymaya çalıştık. Gencecik Elifler, tüyü bitmemiş Mehmetler canlılarını ile ortak olmuşlardı vatan savunmasına. Ama önemi yoktu. Çünkü namusları, inançları ve en önemlisi de üzerinde yaşayacakları vatan parçasını düşmana teslim etmemişlerdi. Nihayetinde geldiği yere yani ALLAH’a dönmüşlerdi. Şehitlik mertebesine ulaşmışlardı.

İşte bugün, soysuzca vatanına saldıran düşman karşısında dimdik olmalı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki Kurtuluş Savaşındaki gibi hep birlikte bize karşı oynanan oyunları bozmalıyız. Kuvayı Milliye ruhu yaşatılmalıdır. Yoksa kaybolur gideriz, ne biz kalırız ne de İstiklal! Günümüzde savaş teknikleri ve taktikleri çok değişti. Şimdilerde sinsi planlar savaşı kazanıyor.

Bir önceki yazımız olan Çocuklar Nasıl Mutlu Edilir? başlıklı makalemizde çocuğu mutlu etmek, Çocuklar Nasıl Mutlu Olur ve ÇOCUKLARI MUTLU ETME METOTLARI hakkında bilgiler verilmektedir.

] }

Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?