Maket Müzesi Sizleri Bekliyor!

Maket Müzesi Sizleri Bekliyor!

Sanatsever arkadaşlarımın tavsiyesi üzerine, maket müzeyi ziyaret etmeye karar verdik. Selçuk ile Kuşadası arasında Pamucak kavşağının hemen yanıbaşında bulunuyor.  Maket müzesi yarısı açık alanda, yarısı kapalı alanda düzenlenmiş mükemmel bir yer. Buranın ayakta kalması için belli miktarda giriş ücreti ödemek gerekiyor.
Bu güzide alanda gezdiğimiz her bölümde orta yaş kabul edebileceğimiz kişilerin taa bebekliğinizden tutun da bulunduğunuz saate kadar gelgitler yaşaması kaçınılmaz diyebilirim. Aslında sizi büyüleyen gördüklerinizin mükemmelliği değil, tasarlanan ve hatırlatılmak istenen kültürün çağrışımları.
Geçmişteki ilkel sayabileceğimiz yaşam, günümüz teknolojisi kullanılarak harekete geçirilmek istenmiş. Yani Anadolu yaşam biçimi 100 yıl geriden alınarak maketleştirilmiş. Bu maketler elektrik ve elektronikle birleştirilerek canlandırılmaya çalışılmış. Bütün maketler tıkır tıkır çalışıyor, stabil değiller! Maket olarak dizayn edilen köylüler asbap yuyuyor, bulgur yapıyor, demir döğüyor, ip boyuyor, semer yapıyor, at nallıyor, yayıkta yağ yapıyor…
Düşünce olarak mükemmel, uygulama olarak ise harikulade bir iş diyebiliriz. Ama insan ‘daha güzeli olamaz mıydı?’ diye sormadan edemiyor.

Maket Müzesi

Demek istediğim, bu projeyi hayata geçiren kişi kendi imkanlarıyla yapabileceğinin en iyisi yapmış. Bu güzel insana ödüllerin en anlamlısı verilmeli, yetmez el üstünde tutulmalı…

‘Maket müzesi’ diyorlar adına. Burayı bulmak için bir vatandaşa sorduk, ‘öğretmenin maket müzesi varmış, nerede’ dedik. Verilen cevap çok manidardı bana göre. ‘Şu bebe evini mi soruyorsunuz’ dedi bize, köylü!? Müzeyi gezince anladım ki o köylü kesinlikle bu ‘bebe evi’ni gezmemiş. Eğer gezmiş olsaydı, anlayacaktı neler kaçırdığını. Çünkü tam da onun geçmişini gözler önüne serecek muhteşem kurguları görünce belki, gözyaşlarını tutamayacaktı.

Bu güzel eserleri hayata geçiren emekli öğretmenimle konuşma fırsatımız oldu. Kendisine teşekkürlerimizi bizzat ilettik. Hallerini, hatırlarını sorduk. Bu çalışmaların devlet tarafından desteklenip desteklenmediğini sorduk. Ama tahminimizde hiç yanılmadık.

Anladık ki suçlu, burayı bize doğru tarif edemeyen köylü değildi. Bize bu sanat, tarih ve kültür sevgisini aşılamayan bütün sorumlulardı. Müzeyi işleten emekli öğretmen “Destek olmalarını bırakın, köstek olmasalar.” diyerek üzüntülerini dile getirdi. Bulundukları alanın dar geldiğini, genişletmek istediğini, ama kimsenin yardımcı olmadığını söyledi, bu değerli insan.
Eğer böyle bir müzeyi birilerine havale etseniz,bu işleri paralı yaptırmak isteseniz, dünyanın parasını teklif etseniz, içinde bu aşk olmayana asla yaptıramazsınız. Ama bir gönüllü insan çıkmış, kendi imkanlarıyla, kendi yağında kavrulmakta. Destek vermesi, görmesi gerekenler kültüründen habersiz!

Bir önceki yazımız olan Tebeşirin Sinir Bozan Sesi başlıklı makalemizde tebeşir sesi hakkında bilgiler verilmektedir.


Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Facebook’ta Bize Destek Olun