Muş Türküsü’nün Gerçek Hikayesi

Muş Türküsü’nün Gerçek Hikayesi

 Yemen Türküsü’nün Gerçek Hikayesi
Muş Türküsü’nün gerçek hikayesi canınızı acıtsa da okuyup öğrenmelisiniz. Türkçeye  Yemen Türküsü ve Muş Türküsü olarak yerleşen bu öyküyü öğrenmek için size tavsiyemiz alttaki videoyu çalıştırmanız ve dinleyerek okumanız. Müziğin sesini duyabileceğiniz kadar açmanız yeterlidir.

Osmanlı Devleti’nin birçok ulusu içinde barındıran eyalet sistemine dayalı bir imparatorluk olduğunu bilmeyen yoktur. Osmanlı Devleti geniş bir coğrafya üzerine yayıldığı için topraklarını koruması, yönetmesi hem çok zor hem de çok sorunlu olmuştur. Doğal olarak en zor yönetilen topraklar en uzaktaki bulunan ve Devlet-i Aliye topraklarına katılan yerler olmuştur.
Osmanlı Devletinin sorunlu topraklarının başında Yemen ülkesinin içindeki farklı grupların Cihan Devletine karşı direnmesi sonucunda özellikle Aden topraklarını korumak oldukça büyük acılara sebep olmuştur.
Osmanlı Devleti sadece ele geçirdiği toprakları korumak için çaba harcamış, ele geçirdiği toprakları başka uluslara  kaptırmamak, başka ulusların, devletlerin kışkırtmasına karşı da korumak için çok çalışmış ama Yemen’de pek başarılı olduğu söylenemez. Çünkü Yemen’de Aden  bölgesini İngilizler ele geçirmiş ve o bölgedeki Yemen halkını Osmanlı’ya karşı kışkırtarak isyan çıkarmış. Bunun sonucunda da Osmanlı Devleti kendisine çok uzakta bulunan bu topraklardaki isyanı bastırmak için kuvvetler göndermek zorunda kalmış, bu sebeple çok büyük bir ordu göndererek yemende çıkan isyanı bastırmayı başarmıştır. Ancak Cihan Devleti Yemen’de oldukça fazla şehit vererek oradaki isyanın bastırılmasının sağlamıştır.

Muş Türküsü’nün Sözleri

Ancak Yemen’de dağlık bölgelerde yaşayarak ayakta kalmayı başaran ayrılıkçı gruplar, çok zor durumda bırakarak tekrar isyan çıkarıp bunun sonucunda da tekrar tekrar Osmanlı Devleti bu bölgeyi korumak için gerekli askeri desteği göndermiş, ancak bir türlü kendisine çok uzak olan bu toprakları korumayı başaramamış. Nihayetinde de 1895 yılında çıkarılan büyük bir isyan sonucunda Osmanlı ordusu yenilgiye uğramış, ingilizlerin de desteğini alan Yemen’deki ayrılıkçı gruplar Osmanoğullarını Yemen’de zor durumda bırakarak o toprakları geri almayı sağlamak için gerekli her türlü saldırı yapmışlardır.
Osmanlı Devleti Yemen savaşında oradaki toprakları korumak için Anadolu’daki yiğitleri toplayarak oraları savunmak için göndermiş ama nihayetinde Anadolu’dan giden yiğitler Yemen çöllerinde şehit düşmüş, bir daha geri dönememişlerdir.

İngilizlerin Osmanlıya karşı olan kini bitmek bilmiyordu. Devlet-i Aliye’yi zor durumda bırakarak Yemen’i terk etmesini sağlayan ingilizler, Yemen halkını yalan dolan sözlerle kandırdı. Öldürdükleri Osmanlı askerlerinin üzerlerinde altın olduğunu söyleyip savaşta şehit olan bütün erkeklerini, askerlerini soyarak üzerlerinde para aratmışlar. Bu kandırmacada hiçbir şey bulamayan, ingilizlerin paraların Osmanlı askerlerinin karınlarında sakladıklarını söyleyip inandırması sonucu Osmanlı askerlerinin karınları hançerlenerek cesetleri bile parçalanmıştır.
Yemen, Osmanlı Devletinin hazin  yenilgisinin coğrafyası olmuş ve bu coğrafyada çöllerde aç susuz kalıp şehit düşmüş ve geri dönmeyi bir türlü başaramamış Anadolu evlatlarına mezar olmuş acıklı bir yerdır.
Her canımızı acıtan olayla karşılaştığımız zaman dilimize pelesenk olan Yemen Türküsü işte bu acıklı hikâyeler sonucunda yazılmış, ‘alo yemendir, gülü çemendir, giden gelmiyor, acep nedendir?’ sorusunun cevabı bu şekilde açıklanabilmektedir.
Yemen Türküsü’nün bir diğer adı da Muş türküsü olarak bilinmekte ancak aslında bu türkünün Türkiye’deki Muş ili ile hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Çünkü türküde geçen Muş diye söylenen bölüm, yine Yemen’de bulunan Huş adındaki bir bölgedeki yerleşim yerinin adıdır. Huş’ta zor durumda kalan Türk evlatlarının söylediği türkünün sözlerinde ‘burası Huştur, yolu yokuştur, giden gelmiyor, acep ne iştir?’ diye sorulmaktadır. Biz ise oradaki Huş kelimesinin Muş olarak yorumlamışız. Tarihte yapılan önemli olayı bugünlere aktarılmasına vesile olunmuştur.

Muş Türküsü’nün Sözleri Bestecisi

Havada bulut yok bu ne dumandır
Mahlede ölüm yok bu ne figandır
Şu Yemen elleri ne de yamandır

Anom yemendir gülü çemendir
Giden gelmiyor acep nedendir
Burası Muş’tur yolu yokuştur
Giden gelmiyor acep ne iştir

Kışlanın önünde redif sesi var
Bakın çantasında acep nesi var
Bir çift kundurayla bir de fesi var

Anom yemendir gülü çemendir
Giden gelmiyor acep nedendir
Burası Huş’tur yolu yokuştur
Giden gelmiyor acep ne iştir

Kışlanın önünde çalınır sazlar
Ayağım yalnayak yüreğim sızlar
Yemene gidene ağlıyor kızlar

Anom yemendir gülü çemendir
Giden gelmiyor acep nedendir
Burası Muş’tur yolu yokuştur
Giden gelmiyor acep ne iştir

Yöre: Muş
Kaynak kişi: Duriye Keskin
Derleyen-notaya alan: Muzaffer Sarısözen

Bir önceki yazımız olan Tebeşirin Sinir Bozan Sesi başlıklı makalemizde tebeşir sesi hakkında bilgiler verilmektedir.


Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Facebook’ta Bize Destek Olun