Nasıl Yazar Olunur

Nasıl Yazar Olunur

Sosyal medya çılgınlığının yaşandığı çağımızda önüne gelen kendini yazar kabul edip aklına geleni yazıyor. Oysa yazmak için belli birikim ve altyapı sahibi olmak gerekir. Yazmak güzeldir. İnsanlar sosyal yalnızları oynadığı bu yüzyılda, içinden geçenleri paylaşmak için sosyal mecrayı kullanmak zorunda kalıyorlar. Aslında fazla kuralcı olmak, insanları belli kalıba sokarak yazdırmak da pek akılcı bir yaklaşım […]

Sosyal medya çılgınlığının yaşandığı çağımızda önüne gelen kendini yazar kabul edip aklına geleni yazıyor. Oysa yazmak için belli birikim ve altyapı sahibi olmak gerekir. Yazmak güzeldir. İnsanlar sosyal yalnızları oynadığı bu yüzyılda, içinden geçenleri paylaşmak için sosyal mecrayı kullanmak zorunda kalıyorlar.

Aslında fazla kuralcı olmak, insanları belli kalıba sokarak yazdırmak da pek akılcı bir yaklaşım değildir. Ancak sizin yazdıklarınızı birilerinin okumasını istiyorsanız o zaman her aklına geleni yazmak değil de okuyucunun beklentisine göre davranmak, hazırlık yaparak yazmak daha önem arz ediyor. İnsanların duygu ve düşüncelerini yazmak için kullandıkları sosyal medya siteleri pek akılcı bir seçenek olmasa gerek. Çünkü sosyal medya sitelerinde yazdığınız sıradan herhangi bir yazınız sadece sizin takipçileriniz tarafından okunmakta (okunuyorsa) daha sonrada unutulup gitmektedir.

KÖŞE YAZARI OLMAK

Yazmak için en mantıklı seçenek kendini ispatlamış kaliteli bir sitede köşe yazarlığı yapmaktır. Bizim sitemiz de kaliteli, insana değer veren bir site olma yolunda var gücüyle çalışmaktadır. Siz de bu seçkin sitede köşe yazarlığı yapmak isterseniz sizler için yer ayırabiliriz. Sizlere de yazma fırsatı verebiliriz. Ancak öncelikle köşe yazarı olmak için belli bir aşamadan geçmek gerekir. Siz kendinize güveniyorsanız, belli bir birikiminiz varsa, daha önce yazdıysanız veya yazdıklarınızı bizimle paylaşmak istiyorsanız iletişim bölümünden birkaç yazınızı bize gönderin, uygun görürsek size de köşe yazarlığı yapma hakkı veririz. Bazı arkadaşlar “ben de yazmak istiyorum ama nasıl yazacağımı bilmiyorum” diyorsa, onlar için nasıl köşe yazarı olunur kısaca izah edelim.

BUNU DA OKUMALISINIZ>>>  Zabıt Katibi Kimdir-Ne İş Yapar-İş İmkanları-Maaşı

KÖŞE YAZARI OLMAK İÇİN NE YAPILMALI

  • Köşe yazarı olmak için öncelikle çok kitap okumalısınız. Çünkü kitap okumadan farklı dünya görüşlerini, farklı bakış açılarını anlamadan tekdüze yazmak size hiçbir şey kazandırmaz. Sadece kendi düşündüklerinizi değil, sizi okuyacak kişilerin de duygu ve düşüncelerinin tercümanı olmanız gerekmektedir. Bu sebeple bol okumalı ve farklı kaynaklardan beslenmelisiniz.
  • İyi bir köşe yazarı olmak için Türkçe dil bilgisi kurallarına göre hareket etmelisiniz. Türkçe’yi etkili bir biçimde kullanarak güçlü bir anlatım tekniğine sahip olmak gerekir.  Anlatımınız güçlü ama dil bilgisi eksiğiniz var sa çok dert etmeyin yazdığınız gazete ya da sitenin editörleri sizin eksiklerinizi giderecektir.
  • İyi bir köşe yazarı olmak için araştırmacı bir yapıya sahip olmalısınız. Çünkü insan sadece kafasında düşündüklerini yazarak kendini ifade edemez. Yazmak istediğiniz konu hakkında biraz araştırma yaparak farklı düşünce ve beklentileri öğrenerek yapılan araştırma sonucunda yazılan yazılar herkes tarafından takdir edilecektir.
  • İyi bir köşe yazarı olmak için iyi bir gözlemci olmak gerekir. Bu sebeple de sürekli gittiğiniz, gördüğünüz yerlerde not alarak resimler çekerek izlenimlerinizi bir kenara kaydetmelisiniz.
  • İyi bir köşe yazarı sürekli yazan, konuşan, her şeyi ben bilirim havasına bürünen kişi değildir, köşe yazarı olmak isteyen bir kişi insanları iyi tanır, insanların yerine kendini koyarak onların tercümanı olması gerekir.
  • Yazar olmak isteyen bir kişi eleştirilere sınırsız açık olmalıdır. Çünkü yapılan eleştiriler yazar olma yolunda en önemli adımdır. Yazılarınıza eleştiri geliyorsa okunuyor demektir. Okunmak da bir yazar için ilgi görmek, takip edilmek, geleceğe umutla bakmak demektir.
  • Yazar olmak isteyen biri insanlarla iyi diyalog kurmalı, sohbetlere katılmalı, karşısındaki kişiyi anlamalı, sorular sormalı, cevaplar vermeli, bol konuşmalıdır. Çünkü yazmak için insanların hikayelerini dinlemek gerekir, dinlemek, öğrenmek için de insanlarla konuşmak gerekir. Yazmak isteyen kişi hem kendi hayatından örnekler vermeli, hem de başkalarının hayatlarından benzer örnekler aktarmalıdır.
  • İyi bir yazar, düzenli olarak yazmayı tercih etmelidir. Çünkü düzenli olarak yazan bir kişi kendini geliştirir ve zamanla önceki yazdığı yazıları beğenmeyerek daha kaliteli, daha etkili güçlü bir kalem haline gelir.
BUNU DA OKUMALISINIZ>>>  Tıbbi Görüntüleme Bölümü Mezunları İş İmkanları Maaşı

Bir önceki yazımız olan Kredi ile Alınan Ev (Konut) Satılır mı? başlıklı makalemizde banka ipotekli ev satın alınır mı, ipotekli ev satın alınır mı ve ipotekli konut satılır mı hakkında bilgiler verilmektedir.

] }

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

1 Yorum

  1. EMİN Adam – KATİ Kadın
    ve HAYATIN TEMEL YASASI
    Her daim kendinden emin olmana, göğsünde gururla taşıdığın şu ‘kesinlik duyguna’ bayılıyorum; Hayat seni bin kere yalanlamış olsa bile azimlisin, yılmıyorsun.
    Daha dün ataların dünyanın evrenin merkezinde ve düz olduğunu iddia ediyor, ufuk çizgisine varanların boşluğa düşeceğini savunuyorlardı – o günleri çabuk unuttun.
    (Aksi görüşü savunanları çarmıhlara, ateşlere, darağaçlarına layık buldular, hatırlıyor musun?)
    Şimdi de sen aynı yoldasın; Atalarının inançları yerine, yarın çocukların tarafından çürütülecek yeni inançlar koydun – şimdi bunlara tapınıyor, bunları da atalarının savunduğu Şüphesiz Kesinlikle savunuyor, bu yeni inançlarında yarın aynı akibete uğrayabileceği gerçeğini özenle gözden uzak tutuyorsun.
    “Bilemiyorum”, “Emin değilim”, “Olmayabilir de” gibi cümlelerden nefret ediyorsun, çünkü bunları bir ‘zaaf’ gibi görüyorsun ve en absürt şeyleri savunsalar bile, kesin bir dille konuşan insanlardan, -‘şüphesizlerden’- büyüleniyorsun.
    (Tarihin sayfaları en çok bu Şüphesizlerin, -Napolyon, Hitler, Stalin, Bush gibi ‘Siyasi Delilerin’- döktüğü kanlarla yazıldı, yazılıyor, görüyorsun)
    İlginçsin, tüm Hayatın üzerine kurulduğu “geçicilik-görecelik-değişkenlik” yasasını büyük bir istikrarla “kalıcı-mutlak-değişmez” bir biçimde ihlal ediyor, başkalarının başına gelenleri gördüğün halde, hâlâ “Benim başıma gelmez”e sarılıyorsun.
    Neden böylesin?
    Biraz daha tereddütlü, biraz daha şüpheci, biraz daha ‘Az Kesin’ olamaz mısın?
    Başkası için geçerli olanın senin için de geçerli olabileceği olasılığını azıcık olsun hesaba katamaz mısın?
    Bunu nasıl başarıyorsun bilmiyorum ama, en azından benim için,
    ‘kesinlikle ve mutlak’ bir biçimde “açık sır” olmaya devam ediyorsun.
    ‘Zihin toprağına tek bir şüphe tohumu ekemez miyim?’ diye merak ediyorum…

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?