• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
Osmanlı Düşmanlığının Mağdur Ülkesi; BOSNA 

Osmanlı Düşmanlığının Mağdur Ülkesi; BOSNA 

 SIRPLARA YEM OLAN GARİPLER YURDU 

Hayat anılarda kalan soluk resimlerde devam ediyordu. Gerçek mi düş mü olduğu belli değildi. Sadece telaş ve sadece korku yaşanıyordu Bosna’da. Mermilerin arasında yaşamak mı, devam etmek mi, düşmek mi hiçbir şey belli değildi Bosnalılar için.

1992 yılında Bosna’da karanlık sabahların donmaya başladı gece sessizliğini çığlıkların bozduğu, silahların konuşmaya başladığı bir yıl ümidi hemen hemen yok gibiydi. Karşılıklı saygı ve sevginin kaybolduğu bir ülke Bosna Hersek. Yine Bosna’da açlık, işkence ölümlerin yaşandığı çile ülkesine dönüştüğü bir yıl 1992. Bu aslında uzun sürecek bir kâbusun başlangıcı ve dünyanın seyirci kaldığı bir başlangıç.

1992 ile 1995 yılları arasında yaşanan Bosna Savaşı’nın ilk ciddi sinyalleri 14 Ekim 1991 de Bosna Hersek meclisinde yankılandı.  Kürsüden seslenen Bosnalı Sırpların lideri Karadziç, Bosna’yı ve Boşnakları yok etmekle açık açık tehdit etmişti ve diyordu ki  ‘Bu yaptıklarınız doğru değil, Bosna’yı götürmeye çalıştığınız yol Slovenya ve Hırvatistan’ın üzerinde geçtiği cehennem ve onun ölüm yoluna benzer. Bosna’yı cehenneme, müslüman milletini ise belki yok olmaya götüreceğini unutmayın.’ diyordu. Yine devam ediyordu. ‘Bu savaş olursa Müslümanlar kendini savunamayacaktır.’ demişti.

KÜSTAH SIRP KASABI KARADZİÇ

11 Temmuz 1995’te Bosnalı Sırpların lideri Radovan ise  Boşnakları öldürürken Osmanlıdan öç aldıklarını söylemekten hiç çekilmemişti. Sırp subay, asıl Türklerden intikam almakta olduklarını da dile getimişti 11 temmuz 1995’teki açıklamasında. Ratko Mladiç bu iki açıklama arasındaki yaşananlar bosna tarihi açısından insanlık açısından en vahşi, en acımasız zulümlerin yaşadığı anlara tanık olmuştur.  Dünya daha 1992’nin ilkbaharında Bosna Hersek’in doğusundaki bütün önemli şehirler Bosnalı Sırpların saldırısına maruz kalmıştı ve siviller toplu halde katliama uğradı. Bir çok şehirler bir bir Sırpların ele geçti. Diğer şehirlerde de karanlık çökmüş, sokak kan ve cehennem korkusu dolmuştu. Yine esir kampları oluşturulmuş, erkekler, kadınlar çocuklar yaşlılarla doldurmuştu. Mülteciler her bir yana dağılmış, aileler parçalanmış evler yıkılmış yaşam ortamı tamamen ortadan kaldırmıştı.

Bosna – Hersek Gerçeği

BOŞNAKLARI İNİM İNİM İNLETEN SAVAŞ SUÇLULARI

Bosna’da yaşananlar, diğer kitlesel cinayetlerin temel özelliği taşımaktaydı. Yaşanan her olaydan ortaya kalanlar tam bir delil olduğu için gerçekler asla gizlenemedi. Kısa sürede Bosna topraklarının 2/3’ü geçmişte. 1992 yılının sonlarına doğru Boşnaklar üzerinde gerçekleştirilen kıyımlardan çoğu tamamlanmıştı. Sırplar Bosna’nın  üçte ikisini etnik açıdan temizlendikten sonra Müslüman kimliğini yansıtan tüm kültürel varlıkları da yok edilmeye başlandı. Bosna’da savaş boyunca 1200 civarında cami, tekke, medrese yıkıldı. Boşnaklar savaştan önce Bosna Hersek topraklarının her yerinde yaşıyordu. Sırplarla Hırvatlar ise gruplar halinde ülkenin belli bölgelerinde yaşıyorlardı. Yani sadece Boşnaklar Bosna Hersek’in genelinde yayılmış durumdaydılar. Bugün ise Boşnaklar ülke topraklarının sadece yüzde 20’sine karşılık gelen bölgede yaşıyor. Maalesef görüldüğü gibi Boşnaklar Bosna Hersek topraklarının üçte ikisinden tamamen etnik açılan temizlenmiş.

Bosna savaşında ölenlerin sayısı 100 bin ile 300 bin arasında. Bosna’da bulunan toplu mezarların ardı arkası kesilmiyor. Bosna Hersek’te 2006 yılının sonuna kadar içinde 5’ten fazla kurbanın bulunduğu 354 toplu mezar tespit edildi, yine bunun dışında çok sayıda bireysel ve küçük toplu mezarlar da bulundu. Şimdiye kadar bulunan en büyük toplu mezar Srebsenitsa soykırımında öldürülenlerden tam 1154 kişinin kalıntılarına rastlandı. Bütün bu toplu mezarlarda yatan insanların yüzde 99’u Boşnak’tı.  En yaşlı kurban  101 yaşındaki bir kör  idi. Şimdiye kadar bulunan en genç kurban ise 29 günlük bir bebekti.

KENDİ YURDUNDA İŞKENCEYE MARUZ KALAN BOŞNAKLAR

Bosna savaşında Boşnakların en önemli trajedilerinden biri  esir kamplarında yaşadı. Bosna’da tespit edilen esir kampları ve esir kamplarına dönüştürülen cezaevi sayısı 652.  Okullar, spor salonları, depolar… Aklınıza gelebilecek her yer esir kampı olarak kullanıldı. Kamplarda 200 bine yakın kişinin esir tutulduğu tahmin ediliyor.  Siviller herhangi bir suç işlemeden sadece etnik kimliği yüzünden bu kamplara götürüldü. Bu kamplarda ölenlerin ve hala kayıp olarak gözükenlerin sayısı yaklaşık 30.000 kişi. Aslında bu kamplarda yaşayanlar da en çok ölmek için dua ettiler. Çünkü bu kamplarda yaşananlardan kurtulmak için ölüm yeterliydi. Çünkü fiziksel, psikolojik ve cinsel işkencelere maruz kalıyorlardı. Yapılan bir araştırma sonucunda Bosna’daki esir kamplarında daha önce dünyada sürdürülen savaşlardan farklı olarak 80 yeni işkence türünü tespit edildi. Savaş esnasında Bosnalı kadınlara ve kızlara sistematik bir şekilde tecavüz edildi. Bu amaçla bazen oteller, bazen özel evler, meyhaneler kadınların toplanma kampına dönüştürüldü. Reşit olmayan kız çocukları ve ihtiyar kadınlar bile kurbanlar arasında yer aldı. Çoğu zaman kadınlara çocukların gözleri önünde tecavüz edildi.

BOSNALIDAN DEĞİL TÜRK’TEN İNTİKAM ALDILAR

Savaş kurbanı kadınlar derneği başkanı, yaklaşık 25 bin kadına tecavüzle ilgili belgeleri ellerinde olduğunu söylüyor ve açıklamasında ‘Çetnikler bize tecavüz ederken, ”Seni Türk kadını, artık Türk çocukları değil, Çetniklerin çocuklarını doğuracaksın.” diyorlardı. Kız çocukları ve diğer bayanlar ailelerinden zorla alınarak özel seçilmiş yerlere götürülüyor orada tecavüze uğradılar. İşkenceye maruz kaldılar ve sonunda öldürüldüler. Birçoğumuz hayatta kalmayı başardık. Her kentte aynı senaryo gerçekleşmesi için Sırplara özel emir verildi.’ diyor. Bosna savaşında Saraybosna  gibi birçok Boşnak kenti uzun süreli kuşatmalar altında tutuldu. Bu kentlere insani yardım gelmesi engellendiği için ihtiyar hasta ve küçük çocuklar ölümle burun buruna kaldı yaklaşık 3 buçuk yıl boyunca kuşatma altında tutulan başkent saraybosna’da ise tam bir insanlık dramı yaşandı. Saraybosna’nın sistematik olarak bombalanması sonucu 10 bin civarında insan öldüğü sanılıyor. Eski yugoslavya üzerine uluslararası ceza mahkemesi’nde tanıklık yapan bir bosnalı Sırp askeri Avrupa’nın tarihinde görünen en büyük esir kampına dönüşen Saraybosna’da hareket eden her şeye ateş etmek için emir aldıklarını ve Sırp keskin nişancıların Boşnak sivillere ateş ettiklerini itiraf etmişti.

Sırplar Saraybosna’yı kuşatıklarında Boşnakları dünyadan soyutlamayı amaçlamıştır ve onları ölüme terk etmiştir. Ancak Boşnakların Saraybosna’ya hayat verecek yeraltı tünellerinden haberleri yoktu. Saraybosna’nın ayakta kalmasını sağlayan yeraltı tünelleri 5 ay içersinde yaklaşık 672 metre uzunluğunda bir tünel kazıldı. Bu tünel sivil ve askeri geçişi olarak kullanıldığı gibi tıbbi malzeme yakıt ve askeri donanımın kente ulaşılması açısından da önemli rol oynamaktaydı.

Bir önceki yazımız olan Önemli ve Değerli Veciz Sözler   başlıklı makalemizde çok güzel sözler, Önemli Veciz Sözler ve Ünlü insanların söylediği güzel sözler hakkında bilgiler verilmektedir.


Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Facebook’ta Bize Destek Olun