• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST

Recep Tayyip Erdoğan’ın Hayatı

 RECEP TAYYİP ERDOĞAN’IN BİLİNMEYEN YÖNLERİ

Türkiye’nin dört bir yanından umut ve heveslerle İstanbul’a gelen yoksul göçmenlerin, kabadayıların, sokaklarda çamur içinde oynayan çocukların dünyasının adı Kasımpaşa. Reis Kaptan’ın oğlu da bunlardan birisiydi. Piyalepaşa İlkokulu’na gidiyordu, çok başarılı  bir öğrenci de değildi. Mezun olduğu sene sadece 4 dersi pekiyi idi. Pekiyi olan  dersleri de Beden Eğitimi, Hal ve Gidiş, Türkçe idi. Din Bilgisi dersi ise iyi derecede idi.

Bir gün okul müdürü sınıfa girdi. ‘Kim namaz kılıyor.’ diye sorduğunda sadece o parmak kaldırmıştı. Müdür tahtanın önüne seccade niyetine bir gazete açtı ve ‘hadi bu gazetenin üstünde namaz kıl’ dedi. O ise ‘olmaz’ dedi. Çünkü gazetenin üstünde resim vardı. Okul müdürü de masa örtüsünü gazetenin üstüne severek ‘şimdi seccade oldu, burada kılabilirsin’ dedi ve arkadaşlarına nasıl namaz kılınacağını gösterdi. Daha sonra namaz kılan bu çocuğun adı ‘hoca’ olarak kaldı. Artık bütün arkadaşları ona ‘hoca’ diye hitap ediyordu.

Recep Tayyip Erdoğan’ın Çocukluğu

Okul müdürü bir gün hocayı yanına çağırarak karşıda görünen okulu gösterdi ve ‘seni şu okula gönderelim’ dedi. Müdürün gösterdiği okul  İstanbul İmam Hatip Lisesi idi. Muhafazakârlığı ile tanınan baba ‘reis kaptan’  bu teklifi olumlu karşılaşınca hoca imam hatibe transfer oldu. Oradan başlayan yolculuğu gün gelecek onu Türkiye’nin zirvesine taşıyacaktı. Recep Tayyip Erdoğan’ın Din Bilgisi dersinde kaldırdığı bir parmakla kendi geleceğini belirleyen ‘hoca’ lakaplı bu çocuk Türkiye’nin son dönemlerde adından en çok söz ettiren kişisi oldu.

REİS KAPTANIN OĞLU HOCA (RECEP TAYYİP ERDOĞAN)

‘Her türlü benlik ve hırs zincirlerimizi kıralım, kendimizi aşalım. Günümüz    kutlu olsun, yarınlarımız aydınlık olsun.’ diyen Recep Tayyip Erdoğan, ülkenin yönetiminde önemli kararlar alıyor, adını yakın tarihe altın harflerle yazdırıyordu.
Recep Tayyip, imam hatipte orta okula başladığında yıl 1965’ti. Okulun dokuz yüz doksan altı numaralı öğrencisi idi. Edebiyat, Kur’an, Fıkıh ve Hadis gibi dersleri başarılı idi. Okulun futbol takımında değişmez oyuncusu idi.

Futbolcu Recep Tayyip

RECEP TAYYİP ERDOĞAN’IN FUTBOLCULUĞU

Babasından çekindiği için gizli oynuyordu fakat 15 yaşına geldiğinde Kasımpaşa’nın amatör takımlarından Camialtı Spor Kulübü’ne transfer oldu. İş resmileşti ve futbol oynadığını da babası öğrenmiş oldu. O yıllarda Milli Türk Talebe Birliği toplantılarına gitmeye başladı. Milliyetçi çizgideki bu örgüt, İslamcı gençlerin siyasi buluşma noktasıydı. Hem yükselen sol hareketin önüne geçmek için kurulan bir barikat, hem muhafazakâr aydınlar yetiştiren bir ocaktı burası. Recep Tayyip, edebiyata düşkün olduğu için Milli Türk Talebe Birliği’nde yapılan münazaralara katılıyor, etkinliklerde etkisinde kaldığı Necip Fazıl Kısakürek’in şiirlerini okuyor ve onun dünyasını takip ediyordu.

RECEP TAYYİP ERDOĞAN KİMDİR?

O yıllarda derslerinde vasat ama çok sosyal bir öğrenci olarak okulun bütün faaliyetlerinde yer alıyordu. 1972 yılında yapılan  İstanbul liseler arası münazara yarışmasında İstanbul İmam Hatip lisesi Lisesi’ne birincilik getiren ekipte oda vardı. Ayrıca okulun mehteran takımında da yer alıyor, uzun boyu sayesinde sancağı  o taşıyordu. Aynı zamanda okulun futbol takımında görev alıyor hatta yıllar şort giydiği için ‘günahkar olduğumu biliyorum’ diyecekti yıllar sonra. Sınıfta arkadaşları Kur’an hatim ederken, o sokaktaydı. Bunun istikbalde bir avantaj olacağını daha o yıllarda Karagümrük Stadı’nda onu izleyen bir hoca söylemişti .  Fevzi Bektaş hoca ‘ bugün 2 tane maç seyrettik, 4 tane takım eder. ‘Sahanın en iyileri kimdi’ diye soruldu. Cevabı çok basitti; Recep Tayyip Erdoğan herkesin dikkatini çekmeyi başarıyordu şüphesiz.
Recep Tayyip Erdoğan liseden sonra Mülkiye’de okumak istiyordu ama o imam hatipte okuduğu için buraya girme şansı yoktu. Bu sebeple bir düz liseye kayıt yaptırdı, fark derslerini verdi, daha sonra sınavlara girdi, ama aldığı puanlar mülkiye girmesine yeterli gelmedi. İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’ne girdi. Üniversiteye giriş yaptığı yıl ilk işini de yine futbol sayesinde elde etti ve para kazanmaya başladı. İstanbul’un birinci küme amatör takımlarından İETT’ye transfer oldu, orada işçi kadrosunda görünerek hem çalışıyor hem okuyordu.  20 yıl sonra lideri olacağı İstanbul Büyükşehir Belediyesinin işçisi olarak en tabandan başlamıştı yıllar önce hizmete.

Emine-Recep Tayyip Erdoğan Evliliği

EMİNE ERDOĞAN’LA TANIŞMASI VE EVLİLİĞİ

Erdoğan sonraki yıllarda Milli Selamet Partisi Gençlik Kollarına girdi ve farklı gece ve etkinliklere gidiyordu. Bir gece, Şule Yüksel Şenler ile MSP’nin gecesine gelmiş olan eşi Emine, R. Tayyip Erdoğan’ı kürsüde görünce yüzü kızarır. Şule Yüksel Şenler onları tanıştırdı. 4 Temmuz 1978 yılında bu hanımla, (Emine Erdoğan) ile evlendi. Recep Tayyip Erdoğan ve Emine hanımın 2 yıl içinde iki çocukları oldu. Erdoğan yıllar sonra şöyle bir açıklama yapmıştı. ‘Hiç aşık olmadım, hayatımda eşimden başka ikinci bir kadın olmadı.’ diyecekti.

Nisan 1980 yılında arka arkaya 4 İslamcı genç öldürüldü. Bu gençlerden Necip Kural’ın cenazesinden sonra Erdoğan liderliğindeki 400 İslamcı genç protesto için Yenikapı’dan Fatih’e yürüyüşe geçtiler. Polis gençlere müdahale edince namaz kılmaya başladılar ama yine de hepsi gözaltına alınmaktan kurtulamadılar. O günkü olayı aktaran İslamcı Sebil dergisi Erdoğan’ın resminin altına o günlerde şu notu düşecekti. ‘Şehitlerin definine zalimce zorla ihdas edilen hadiseler sebebiyle önce gözaltına alınıp, sonra da örfi idare mahkemesince serbest bırakılan MSP gençlik kolları başkanı ve İslamcı gençliğin lideri Recep Tayyip Erdoğan” diye not düşüyordu.

RECEP TAYYİP ERDOĞAN’IN ASKERLİĞİ

1981 yılında üniversiteyi bitirince 1982 yılında yedek subay olarak askere alındı. Yedek subay eğitimini Tuzla’da tamamladı. Yedek subaylık için kura çekerken ailesine yakın olabilmek için ‘Yarabbi bana İstanbul’a en yakın yer ver.’ diye dua etti, kura sonucunda Hasdal’da görevine devam edecekti ve burası da evine araba ile 20 dakika mesafede idi.

Recep Tayyip Erdoğan’ın Siyaset Yolculuğu

RECEP TAYYİP ERDOĞAN’IN SİYASETE ATILMASI

Askerlikten döndükten sonra siyaset yine kaldığı yerden hızlı bir şekilde devam ediyordu.
Erdoğan kaldığı yerden siyasete başlıyor, Necmettin Erbakan’ın kurduğu Refah Partisi’nde hizmete devam etmeye başlıyor, 1984 yılında Refah Partisi’nin önce Beyoğlu ilçe başkanı, sonra da İstanbul il başkanı ve genel merkez yönetim kurulu üyesi oldu. İmam hatipliliği karadenizliliği, Kasımpaşalılığını, Milli Görüşçülüğü ile yoğurarak, bu avantajlarına karizmasını ve liderlik yeteneğini de ekleyerek tanınmaya başlamıştır. 31 yaşında Türkiye’nin en büyük ilinde il başkanlığı görevini almış, siyasetin zirvesine doğru adım adım ilerlemektedir.

Bugünden sonra daha hızlı tanımaya başladıkça sonraki dönemde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olmayı başarıyordu.  Her kesimden insanlar hoşgörü ile karşılanıyor, her türlü insanlarla iletişime geçiyor, kimseyi küçümsemiyordu. Bu, milli görüş çizgisi içinde ilk defa yapılan bir çalışma oluyordu. Yenilikçi hareket geliyorum diyordu. 89 seçimlerinde slogan ‘içimizden biri’ idi. Bu sloganın tam Recep Tayyip Erdoğan’a uymaktaydı.

Nihayet 1991 genel seçiminde Fatih’te Refah Partisi’nin birinci sırayı adayı olarak yarıştı ve seçimi kazandı ama kötü bir sürprizle karşılaştı. Tercihli oy engeline takıldı. Yüksek seçim kurulu tercihli oylarla kendi partisinin tercihli oyda ikinci sıradaki kişinin seçimi kazandığına karar verdi. Buna da talihsiz boyun eğmek zorunda kaldı. Kendini göstermek için 1 yıl daha beklemesi gerekiyordu.

RECEP TAYYİP ERDOĞAN’IN SİYASİ HAYATI

1992 yerel seçimlerinde meydanların en radikal sesi olarak ortaya çıktı.  Pek çok toplantıda yaptığı laiklik tanımı sonradan başını çok ağrıtacaktı. ‘Hem laik, hem ​M​üslüman olunmaz.’ diyordu. ‘Ya ​M​üslüman olacaksın ya laik olacaksın.’ dediği için başı daha sonra çok ağrıyacaktı. 1992 yılı seçimlerinde Refah Partisi’nden hem kendisi hem de partisi büyük zaferle ayrılmıştı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan daha sonraki yıllarda nice örneklerini yaşayacağı krizlerin ilkine belediye meclisinin ilk oturumunda yaşadı. Oturumu kendisi yönetiyordu. Bir konuşma yaptı ve gündeme geçti. Oysa rutin programda Atatürk ve şehitlere saygı duruşu ve İstiklal Marşı olurdu.

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinde diğer partilerin üyeleri itiraz edince Erdoğan ‘siz içinizden fatiha okuyun’ dedi. Muhalif üyeler tepki ile İstiklal Marşı okudu. Bunun üzerine herkes mecburen ayağa kalktı ve herkes şaşkınlıkla ne yapacağını bilemedi. Tayyip Bey’in o gün, gelecekte yavaş yavaş ne yapacağını herkes tahmin etmeye başladı. Daha sonra belediye başkanlığından Ak Parti Genel Başkanlığına yükseldi.

Ülke yönetiminde taşları yerinden oynatacak kararlar alarak, Türk ve Dünya tarihinin sayfaları arasındaki yerini alıyordu. Türkiye Cumhuriyeti’nin son cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı bilinmeyen yönleriyle anlatmaya çalıştık.

Bir önceki yazımız olan Hünkar Beğendi Nasıl Yapılır başlıklı makalemizde Hünkar Beğendi Tarifi Yapılışı ve Hünkar Beğendi Yapmak İçin Malzemeler hakkında bilgiler verilmektedir.


Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Facebook’ta Bize Destek Olun