Sevgi Eksikliğinin Sonuçları

Sevgi Eksikliğinin Sonuçları

 Sevginin getirdiklerinin kutsallığı ne kadar kabul edilen bir şeyse, sevgisizliğin acziyetinin götürdükleri de bir o kadar kabul edilen bir gerçektir. Sevgi ile büyüyen bireylerin gelişim süreçleri hem  bireysel manada -psikolojik ve biyolojik- hemde sosyal manada daha sağlıklı bir seyir izlemektedir.

Anne sevgisi yerine konulan her sevgi eksik kalacaktır. Annenin sevgisini ve şefkatini başka şeylerle tedarik etmeye çalışan batılı 20. yüzyıl bilim insanları, 21. yüzyılda yavaş yavaş bilimsel çalışmalarının objektiflerini bu sevginin üzerine çevirmiştir.  Devlet adamları çıkarttıkları kanunlarla devlet düzenlerinde anneliğin bireylere yaşatabileceği  negatif sosyal durumları düzeltmeye çalışmışlardır. Yeni doğan bebeklerin, çalışan ve ekonomik kaygılar güden anneleri ile daha çok vakit geçirebilmesine olanak sağlanmaya çalışılmakta ve çalışma şartlarında ona göre kanuni düzenlemelere gidilmektedir. Zira anne ile çocuk arasında güven yada güvensizlik bağının en güçlü olduğu dönem 0-3 yaş dönemidir.   Bu dönemde kişi annesinden  temel güven ve sevgi ihtiyacını karşılamaktadır.  Daha sonraki anne çocuk bağı bu dönemin üzerine bina edilmektedir.

Sevgi Eksikliği Nedir

İki durum; biri sevgiyi alıp büyüten bir sine, bağrında kocaman verimli ve ulu çınarlar büyütebilirken, sevgiden mahrum büyüyen fertlerde ise, ne kalplerine giden sevgi kanalları açıktır, ne de sevgi tohumlarına topraklık yapacak sineler vardır. Muhabbet ve sevgi ile beslenen bireyler Mevlanalar gibi Yunuslar gibi geçtikleri yerleri yeşertmişler, girdikleri gönülleri fethetmişler ve asırlar boyunca anlattıkları dile getirilip söz edilmişler. Buna mukabil nice sevgiden bihaber büyüyen toplumların içinde neşet edip sevgiden yoksun yetişen fertler vardır ki yaptıklarından ziyade yaktıklarından söz edilmişlerdir.

Sevgisiz ve arkadaşları tarafından sürekli dışlanarak büyüyen Hitlerler, Stalinler ne zorbalıklarla büyütülen krallar, çarlar vs. en küçük bir imkan tanındığında geçip gittikleri yerleri yerle bir etmişler, yakıp yıkmışlar ve daha küçücükken ihmal edilişlerinin bedellerini dünyaya ödetmişlerdir. İhmal edersen ihmal ettiğin yerden imha olursun diyen ne güzel söylemiş… Bu sözü yaşayarak tasdik etmişler.

Sevgi kutsaldır, ilk haliyle ve en saf haliyle anneden beslenilir. Anneden sevgi ve şefkat görmeyen kişilere ve bu bireylerden oluşan toplumların vay haline… İnsanı seven, hayvanı sever, ağacı-bitkiyi sever, doğayı sever, eşyayı sever, canlı cansız her yaratılanı sever, Yaradanı sever. Aksine sevgiyi bilmeyen, midesinin ihtiyaçları anne baba tarafından süratle giderildiği halde kalbinin ihtiyaçları ihmal edilen bireyler kin ve nefretle dolacaklar ve ruhsal sağlıkları fiyasko ile sonlanacaktır.

Mevlanaları yetiştiren de, canavar ruhlu kişileri ihmal ederek büyümelerine sebep olan da anne babalar olmaktadır. Hangi tarafa ait kişilerin anne baba olacağımız ise bizlere kalıyor.

Bir önceki yazımız olan Kurtuluş Günleri Neden Var? başlıklı makalemizde izmirin kurtuluş günü, Kurtuluş günleri ve KURTULUŞ GÜNÜ hakkında bilgiler verilmektedir.


Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Facebook’ta Bize Destek Olun