Şoför Fıkraları

Şoför Fıkraları

Dikkat! Temel Direksiyonda

İşsizlik nedeniyle ağır vasıta ehliyeti alıp yeni bir iş bulan Temel oldukça mutludur. Uluslararası nakliye firmasında çalışmaya başlayan Temel kendini memnun edecek kadar para kazanmaktadır.

TIR şoförlüğü yapan Temel İstanbul’da rampadan aşağıya doğru inişe geçmiş. Aksilik bu ya frenler iptal. Ne yapacağını şaşırmış. Son hızla araç yokuş aşağı gidiyormuş. Böyle durumlarda pratik düşünmek gerekir. Freni boşalan tır hızla aşağıya doğru giderken ne yapacağına karar vermesi gereken Temel yolun sağına ve soluna bakmış. İleride yolun sağ tarafında kocaman bir pazar yeri varmış. İnsanlar alışveriş yapıyor ve günün en yoğun saati. Sol tarafta ise geniş bir arazide birkaç çocuk top oynuyormuş.

Temel ani bir karar vererek yokuş aşağı freni boşalmış deli taylar gibi giden aracının direksiyonunu pazar yerine kırmış ve olan olmuş. 100’den fazla insan ağır vasıta arasında altında kalarak feci şekilde can vermişler. Tır şoförü olan ve 100’e yakın insanın canına kıyan katil Temel hemen yakalanmış. Doğruca hakimin karşısına çıkarılmış. Hakim herkesin sormak istediğin o soruyu sormuş:

-Bre insafsız! Sen de hiç akıl yok mu? Yolun sol tarafı pazar yeri. Binlerce insan alışveriş yapıyor. Oraya arabayı çevireceğine, sol taraftaki geniş arazide oynayan çocukların olduğu alana direksiyonu kılsaydın olmaz mıydı?

Temel hakim beye cevabını yapıştırmış:

Hakim Bey, oradan bakınca ben salak gibi mi görünüyorum? Ben de sizin gibi düşündüm. Tabii ki freni boşalan aracım son hızla yokuş aşağı giderken, baktım yolun sağı pazaryeri. Solu boş arazi. Direksiyonu çevirdim araziye. Yüzlerce insan öleceğine bir iki tane çocuk ölsün, diye düşündüm. Direksiyonu çocuğun üzerine çevirmek zorunda kaldım. Ama çocuk pazara doğru koşmaya başlayınca ben de mecbur kaldım pazara dalmaya.

Temel

Cenaze şoförü fıkrası

Şoförlük yaparak para kazanan biri müşterisini alır ve nereye gideceğini sorar. Müşteri gitmek istediği adresi taksi şoförüne söyler. Yolculuk başlar. Arka koltuğuna oturan müşteri kafasına takılan bir soruyu sormak için yavaşça eliyle şoföre dokunur.

Birden araç kontrolden çıkar, refüje çarpar, kaldırıma çıkar. Müşteri ne olduğunu anlayamaz. El freni çekip nefes nefese kalan şoför:

-Beyefendi sakın bana bir daha elinle dokunma! Yoksa seni mahvederim, der.

Neye uğradığını şaşıran müşteri:

-Tamam dokunmam, özür dilerim! Yalnız  ben hiçbir şey yapmadım. Sadece elimle size dokunarak konuşmaya çalıştım. Bu benim alışkanlığım. İnsanlarla konuşurken dokunurum. İletişimin güçlü kalmasını sağlarım, der.

Şoför biraz sakinleştikten sonra:

-Evet, sizin için herhangi bir sorun teşkil etmiyor beyefendi. Ama ben 30 yıl cenaze arabası şoförlüğü yaptım ve emekli oldum. Emekli maaşım yetmiyor, ek iş olarak taksi şoförlüğüne başladım. Üstelik bugün de benim ilk günüm.

Bir önceki yazımız olan Zenginlik Üzerine Fıkralar başlıklı makalemizde Kim daha zengin, Nasıl zengin olmuş ve zengin fıkraları hakkında bilgiler verilmektedir.


Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

FACEBOOK SAYFAMIZ