Tesbih Taneleri Gibi Hayat

Tesbih Taneleri Gibi Hayat

Hayat dediğin, başladığın yere geri dönmek demektir. Bunu en güzel şekilde açıklamak için hayatı  99’luk tesbih gibi düşünmek gerekir. Tesbihin birleştiği nokta  ‘imame’ adı verilen uzun boncuğun Yaratıcıyı sembolize etmekte olduğunu varsayalım. Boncukları bizim hayatımızın her bir yılına denk gelen zaman dilimleri kabul edelim. Yaratıcı’dan başlayarak kendi tesbihimizi yine kendimizin çektiğini, yani ömrümüzü birer birer geçirdiğimizin farkına […]

Hayat dediğin, başladığın yere geri dönmek demektir. Bunu en güzel şekilde açıklamak için hayatı  99’luk tesbih gibi düşünmek gerekir. Tesbihin birleştiği nokta  ‘imame’ adı verilen uzun boncuğun Yaratıcıyı sembolize etmekte olduğunu varsayalım. Boncukları bizim hayatımızın her bir yılına denk gelen zaman dilimleri kabul edelim. Yaratıcı’dan başlayarak kendi tesbihimizi yine kendimizin çektiğini, yani ömrümüzü birer birer geçirdiğimizin farkına varabiliyor muyuz?

HAYATIMIZ 99’LUK TESBİH GİBİ

Dünyaya geldiğimiz ilk andan itibaren imameden başlayan ‘sıfır noktası’ yani Yaratıcı’dan bizi dünyaya bıraktığı ilk andan itibaren mücadele başlıyor, yıllar birer birer geçmeye başlıyor. Dolayısıyla birinci yaşını, birinci tesbih tanesi, ikinci yaşımız ikinci tesbih tanesi, üçüncü tesbih tanesi, dördüncü tesbih tanesi ve sonrakiler devam ediyor.

Birinci durak ilk 33’lük bölüm. Bunu hayatımızın birinci aşaması olarak varsayarsak, bebeklikten çocukluğa, çocukluktan ergenliğe, ergenlikten gençliğe, gençlikten yetişkinliğe evresi olarak kabul ettiğimizde, birinci durak olan ilk 33’lük bölümü geçirmiş oluyoruz. Sonraki 33’lük dönemde hayat yine yavaş yavaş bizi harcamaya devam ediyor.

İkinci 33’lük kısımda da anne – baba olmak, iş sahibi olmak için hayatın mücadelesine ortak olmak. Çocuklarla uğraşmak derken hayat mücadelemizin ikinci 33’lük dilimini de farkında olmadan bitiriyoruz ve yaşımız geliyor 66’ya. Bu ikinci 33’lük dilimde oldukça yıpranıyoruz, yoruluyoruz sonunda emekliliği hak ediyoruz ve emeklemeye başlıyoruz. İkinci 33’lük dilimin de bittiğinin hiç ama hiç farkına varmıyor, son 33’lük dilime girdiğinizde anlıyoruz ki başladığımız noktaya dönüş çoktan başlamış. Biz istemesek de ayaklarımı bizi çıkış noktamıza götürmekte.

BUNU DA OKUMALISINIZ>>>  BİZİ 'BİZ' YAPAN DEĞERLER
hayat dediğin

Tesbihin üçüncü 33’lük  diliminde anlıyoruz ki her şey bir rüya ve başladığımız yere dönmek üzereyiz. Hiçbir çıkış, kurtuluş, kaçış olmadan geldiğimiz yere dönüyoruz.

Ne demek istediğimi anlayabilmek için elinize 99’luk bir tespih alın, başlangıç noktası imameden başlayarak, birer birer çekin. Önce yukarıda yazdıklarımı tekrar hatırlamaya çalışın. Söylemek istediklerimi anlamaya çalışın. Bu minvalde elinize aldığınız 99’luk tesbihi çekmeye devam edin. Göreceksiniz ki başlangıçta istekler, coşkuyla, hızla devam ederken, ilerleyen zaman orta bir yay çizdikten sonra geriye dönüşte, elleriniz yorulmaya, hevesiniz kırılmaya, canınız sıkılmaya başlayacak. Başı istek, çoşku; ortası rölanti, yerinde sayma; sonu bıkkınlık, yılgınlık dolu bir hayat kesiti gibi değil mi?

Hayat bir tesbih dizilişi gibi ise Yaradan’dan başlayıp yine dönüp dolaşıp başladığımız yere Yaratıcı’ya döneceğimize göre, kimsenin kimseyi üzmesine, başkasına üstünlük taslamasına, kalbinin kırılmasına gerek var mı?

Dini kaynaklara dayanılarak söylenen de bu yöndedir ki insanoğlu da öldükten sonra yeniden diriltildiğinde 33 yaşında olacak(mış).

Demek ki tesbihlerin 33’lük dilimler halinde olmasının sırlarından birisi, 3 kere 33 yaştan oluşan toplam 99 yıllık ortalama bir ömür bahşedilmiş insanoğluna. Yeniden dirildiğilde sonsuz hayatta dördüncü  sonsuz 33’lük hayatına başlayacaktır.

Hayat dediğin 33 yıllık 3 dilim, dördüncü dilim sonsuz 33 yaş, ahirette…


Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

6 yorum

  1. Yaradan’ın bize bahşettiği başlangıçtan başlayıp yine O’na döneceğimize göre bazı insanların iyi huylu, erdemli, güzel ahlâklı olmak yerine kötülüğü, çirkinliği, zorbalığı seçmesinin altında yatan mantık nedir? Yetiştirme tarzı mı, toplum mu genler mi?

    Umarım insanoğlu iyi ve güzel olan her şeyde birlik olmayı başarabilir bir gün.

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?