Türk Dili’nin Tarihi Gelişimi

Türk Dili’nin Tarihi Gelişimi

Her dilin mutlaka tarihsel bir süreç geçirdiğini ve geçirilen uzun süre sonunda mevcut haline ulaştığını söyleyebiliriz. Türk Dili’nin tarihi gelişimi de oldukça uzun bir yolculuk sonunda şimdiki konuştuğumuz ve yazdığımız son şeklini almıştır. Bu amaçla Türk Dili’nin tarihsel gelişimi hakkında bilgi vermek istiyoruz. 

Türk Dili’nin tarihsel süreci hakkında ünlü yazarlar ve devlet adamlarının konu hakkındaki görüşlerinden de faydalanarak dilimizin gelişimini inceleyeceğiz. 

Türkçenin Tarihi Gelişimi

Türk Dili’nin tarihi gelişimi ile ilgili olarak Nihat Sami Banarlı’nın söylediği ”Her dil, imparatorluk bile olamaz, çünkü her millet imparatorluk kuramaz.” vecizesi bize dilimizin sıradan bir dil olmadığını vurgulamaktadır. Ünlü yazara bu sözleri söyleten sanırım milli heyecanı değildir.  Büyük bir söz söylemesini sağlayan kendinden önce söylenmiş sözlerde. Örneğin ”Ey Türk ulusu, üstte gök çökmedikçe, altta yer denizi delinmedikçe ilini ve töreni kim bozabilir,” diyen Bilge Kağan veya ”bir olalım, iri olalım, diri olalım” diyen Hacı Bektaş Veli, ayrıca ”Ey bey, emeği takdir et, unutma ki emeği takdir etmeyen insanlar hayvandan daha aşağıdadır” diyen Yusuf Has Hacip, Nihat Sami Banarlı’ya kaynak olmuştur. 

Yine Kaşkarlı Mahmut da ”Türk dilini öğreniniz, çünkü onlar için uzun sürecek egemenlik vardır” hadisinin izinden gitmektedir. Nihayet son büyük liderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘ne mutlu Türk’üm diyene!’ vecizesinin üzerine söylenebilecek tek bir söz var. Evet, Türkçe bir imparatorluk dilidir, fakat bu dil çok evrelerden geçmiştir. 

Türk Dili’nin ortaya çıkış tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, bilinen tek dönem yazının icadından önce 2. dönem ki buna da karanlık dönem diyoruz. Bilinen ilk yazılı eserlerdeki dilin işlenişi göz önüne alındığında karanlık dönem isminin sadece bir bilinmezliği temsil ettiği, bu dönemde Türkçe’nin doğru kullanımının sürdüğü tahmin edilmektedir.

 Yazılı ürünlerle takip edilen yedinci yüzyıldan 13’üncü yüzyıla kadar süren eski Türkçe ismini taşır. Bu dönem boyunca dil olabildiğince sade, duru ve anlaşılır biçimdedir.

 Göktürk, Uygur, Karahanlı dönemlerine ait metinler bulunmuş ve sergilenmişlerdir. Göktürk Devleti dönemi Orhun abidelerini, Uygur dönemi ise Altun Yaruk, Kırık Bitik, Karahanlı dönemi ise Kutatku Bilik, Divanü Lügatit Türk, Atabetül Hakayık, Divanı Hikmet gibi eserler başı çekmektedir.

Türk Dili’nin tarihi gelişimi Arapça ile devam etmiş ve Osmanlı döneminde bu dil ağırlıklı olarak kullanılmış ve nihai şeklini de Türkiye Cumhuriyetinin kurulması ile Latin harflerine geçerek almıştır. Günümüzde kullanılan alfabe ise Latin’dir.

Bir önceki yazımız olan TARİH BİLGİ YARIŞMASI başlıklı makalemizde Tarih bilgisi ve Tarih soruları hakkında bilgiler verilmektedir.


Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Facebook’ta Bize Destek Olun