Türk-Emevi Savaşları ve Müslümanlık

Türk-Emevi Savaşları ve Müslümanlık

İslam’ın yayılışı Allah’ın elçisi Hz Muhammed tarafından miladi yedinci yüzyıldan itibaren tebliğ edilmeye başlandı. Peygamberin 622 yılında Medine’ye gelmesi ile beraber de İslam Devleti’nin temelleri atıldı. İslamiyet, Arap yarımadasının neredeyse tamamına yayıldı. Hazreti Muhammed’in vefatının ardından devletin başına Hazreti Ebubekir geçti. Hz Ebubekir önce dinden dönen Arap kabilelerinin isyanlarını bastırdı, ardından fetih ve tebliğ yolu […]

İslam’ın yayılışı Allah’ın elçisi Hz Muhammed tarafından miladi yedinci yüzyıldan itibaren tebliğ edilmeye başlandı. Peygamberin 622 yılında Medine’ye gelmesi ile beraber de İslam Devleti’nin temelleri atıldı. İslamiyet, Arap yarımadasının neredeyse tamamına yayıldı. Hazreti Muhammed’in vefatının ardından devletin başına Hazreti Ebubekir geçti. Hz Ebubekir önce dinden dönen Arap kabilelerinin isyanlarını bastırdı, ardından fetih ve tebliğ yolu ile bu yeni dini yarımadanın dışına taşımaya çalıştı.

Türkler Nasıl Müslüman Oldu

İslam devletinin ve dininin yayılışı Hz Ömer’le daha da hızlandı. Hz Ömer döneminde yapılan Kadisiye muharebeleri ile yüzlerce yıllık Sasani imparatorluğu sona erdi. İslam devleti için yeni ilerleme sahaları açıldı. İran, Horasan artık ulaşılması gereken yeni hedefler. İlk kez bu dönemde Maveraünnehir’deki Türkler ile karşılaşıp komşu oldular. 643-644 yıllarında ordular Belh şehrine kadar geldi. Osırada Hz Ömer komutanlarına ‘Ceyhun Nehri’ni geçmeyin, olduğunuz yerde kalın’ emrini verdi. Kısa süre sonra vefat etti.

Göktürk Hanlığı Türk boylarını tek bir sancak altında toplamayı başarmış koca bir bozkır imparatorluğu. Türkler 6. yüzyılın ikinci yarısında güçlü bir devlet olan Eftalitlerin sahasına doğru yayılım eğilimi gösterdi. Eftalitlerin ya da bizdeki adı ile Akhunların kökeni hakkında bazı tartışmalar mevcuttur. Türk kağanı Sasani imparatorluğu ile ittifak yaptı. Seyhun ve Ceyhun nehirlerinin arası Türklere kaldı. Sonraları gücünü kaybeden Türk kağanları ikiye bölündü. Doğu kısmı 630 yılında Çin hakimiyetine girerken Batı Göktürkler ise belli bir süreden sonra giderek zayıfladı, devletin zayıflaması ile Maveraünnehir ve çevresindeki bölgelerde yerel Türk hanedanlarının yönettiği şehir devletleri oldu.

Türkler Nasıl Müslüman Oldu İzle Öğren

Türkler Emevilere karşı

Türkler kendilerini toparlayacak bir baştan yoksun, dağınık şekilde yaşamaya başladılar. Tam Batı Göktürk hakimiyetine zayıfladığı Çin’in güçlendiği ve Türklerin birlikten uzak olduğu bu dönem, İslam’ın İran ve Horasan’da ilerlediği zamana denk gelmektedir. Hz Ömer’in vefatı ile Horasan isyan etti yerler kaybedildi. İslam fetihleri çok tazeydi ve bu yeni dinin bölgede tutulması hemen olacak bir şey değil. Hz Osman 650 yılında Abdullah Bin Amiri Basra valisi tahmin etti ve yeni bir fetih hareketi için emir verdi. Abdullah Bin amir ile komutanı kaybedilen toprakları aldılar. horasani İslam topraklarına katılan, Herata kadar varan ordular yerel Eftalit birlikleri ile de çarpışıp onları yendiler. Adı geçen vali ve komutanı tutumları sayesinde eski valilerinin pek çoğu İran’daki topluluklar İslam dinine geçmeye başladı.

Hz Osman’ın son yılları ile Hz Ali devrinde iç karışıklıklar sebebiyle devlet sınırlarını daha ileriye taşıyamadı ve ilerleyiş durdu. Hazreti Osman devrinde Azerbaycan hakimiyeti için Hazar Türkleri ile de sıcak çatışmaya girmek Türkleri ile İslam devletinin ilişkileri olumsuz gelişti. Emevi yönetimi devlette yaşanan iç karışıklıkların ardından iktidarı ile beraber değişti. İslam’ı yayma amacı ikinci plana atıldı, öncelik bölgeye kati suretle hakim olmaya, ardında ekonomik kazanç sağlayacak bir sistem kurmaya ağırlık verildi. Çağın en büyük güçlerinden biri haline gelecek olan Emevi devleti her alanda kuvvet kazanırken bir yandan da ülkenin dört bir yanındaki isyanlarla uğraşmak dayım devletin isyanlara ülke içi muhalefete ve haricilere karşı gösterdiği tepki devletin yapısına son derece sertleştirdi. Ortaya otoriter ve baskıcı bir yönetim çıktı. Çıkan toprakları alması için eski Basra valisi Abdullah Bin amiri görev verildi. İran, Horasandaki dengeleri yeniden almayı başardı ama Muaviye onu isyancılara karşı yumuşak davrandığı gerekçesiyle görevden aldı. Basra valisi olarak Ziyad bin ebih’e görev verdi. Bölgede düzenli seferlere başlayan yeni Basra valisi Horasan ve Toharistan zaferleri kazandı.

BUNU DA OKUMALISINIZ>>>  MÜZİK BİLGİ YARIŞMASI

Arap orduları Ceyhun’a kadar kurulan Horasan eyaletini karargah olarak belirledi. Yeni bir karargah oluşturmak bölgedeki Emevi hakimiyetini sağlamlaştırdı ve daha ileriye gidilmesi için bir basamak teşkil etti. 674 yılında Horasan valiliğine sertliğiyle bilinen Basra valisinin oğlu Ubeydullah getirildi. Ubeydullah ordusu ile Ceyhun nehri geçip Türklerin arazisine giren ilk komutan. Bu sırada Türkler ve farklı Asya toplumları yaşıyordu .Türkler başta Göktanrı olmak üzere farklı dinlere inanıyorlardı. Aynı zamanda bölge Arap ordularından kaçan soylu aileleri takip etmiş yeni bir göç dalgası oluşturmuşlardı. 674 de suyu geçip Beykenti ele geçirdi. Oradan hızlıca Buhara’ya bir baskın verdi. Kabaş Hatun neye uğradığını şaşırdı ve Emeviler karşısında yenildi. Yıllık vergi vermeyi kabul etti. Buhara ve Beykent ele geçirilen Türk kentleri oldu.

Türk düşmanı Ubeydullah

Türk yurduna ordularıyla ilk adım atan bu Ubeydullah aynı zamanda Hazreti Hüseyin’in Kerbela’da katledilmesinden sorumlu olan kişiydi. 677 yılında itaat etmeyen Kabaş Hatun ayaklandı. Yeni vali onların üzerine gidince ittifak bozuldu ve Buhara tekrar düştü. 680’li yılların başında Emeviler sorunlar ile uğraşırken bölge birleşmeye çalıştı ve topraklarını geri almak için uğraştı. Kabaş Hatun Tarhun ve diğer prensler Buhara’yı almak için savaşı göze aldıama başarısız oldular. Türk liderlerin birbirine yardım etmeyişi ve birlik olamamaları en büyük yanlıştı.

Bu süreçte şehirler sürekli el değiştiriyor. Sürekli değiştirmeyle halife Abdülmelik sefer dönemini başlatmak istedi. Irak genel valisi Haccac Horasan valiliğine getirildi ve Zabulistan soylu hakimi Rutbil üzerine bir orduyu gönderdi. Ceyhun ötesinde hiçbir şekilde istenilen sonuçları alamadı. 701 yılı civarında ikinci Göktürk Kağanlığının prenslerinden Kültegin’in bozkırlardan geldiğini, Seyhun Nehri’nin geçtiği Araplarla karşılaştığını biliyoruz. Göktürkler bu sefer sırasında büyük bir ganimet kazandılar. Üzerine yollanan doğru ise yenirdi haccac zabulistanda başarı kazanmıştır ama askerleri ile beraber Emevi yönetimine başkaldırdı. Çıkardığı isyan devleti 704 yılına kadar çok uğraştırdı.

Göktürk Kağanlığı

Kuteybe dönemi

Horasan’da bir Kuteybe Velid’in Emevilerin başına geçmesiyle işler değişti. En becerikli komutanlarından birisiydi. Bir strateji uzmanıydı ama aynı zamanda zalim denecek kadar zalimdi.707 de yeni bir sefere çıkan Kuteybe kimi şekilleri anlaşma ile alırken, karşısına bir ordu çıktı. Fergana askerlerinden oluşan ordunun başında Çin hükümdarının kız kardeşinin oğlu vardı. Araplardan İranlılardan ve Eftalitlerden oluşan ordusuyla yapılan büyük savaşta galip gelmeyi bildi.

Emeviler yardıma gelen her düşmanla günlerce savaştılar. Hatta yardıma gelenler arasında Göktürk Hakan’ın yeğenlerinden birinin de olduğu söylenmektedir. Kanlı çarpışmada savaş bir o tarafa bir bu tarafa gitti geldi. sonucunda ise Kuteybe kazandı. Buhara ele geçirdi. Olayın oluşturduğu korku ile birçok boy itaat mektuplarını gönderdi. Bazı isyanları bastırmak için yola koyuldu. Kendisi ile savaşan herkesi öldürdü. 4 fersahlık yola iki sıra halinde birçok kimseyi astı. Yaşananlar dehşet vericiydi. Devam eden isyancıların boyunu indirdi.

Türk beylikleri sürekli isyan ediyor, Kuteybe ise bıkmadan usanmadan onlarla savaşıyordu. Beldeler, şehirler, kaleler sürekli el değiştir; sadece Kuteybe’nin kendisi Buhara’yı 3-4 defa almak zorunda kalmıştı. Emevi hakimiyetinin tam kurulamaması biraz daha sert yaptı. Maveraünnehir yangın yeri. Bölgenin gündeminde savaştan başka bir şey yoktur. Şehirler tek tek Kuteybe diz çökmek zorunda. 711 Harzem’i ele geçirdikten sonra Semerkant’a ilerlemeye başlar. Kesinlikle alınmalıydı. Semerkand kuşatması başladı, kıran kırana mücadele baş döndürüyor. Fergana ve diğer ilinden gelen yardımcı kuvvetler bir türlü Arapların olduğu kalenin önünden atamıyordu. Ortam tam bir cehennem. Harzem ve Buhara’dan getirdiği Türklerle kaleye saldırmaya başlayınca Semerkant emiri bir mektup yollar. “Sen beni kendi kardeşlerim ve acem halkından akrabalarımla savaştırma. Savaşmak için Arapları çağırsana.” Bu mektup ortalığı daha da kızıştırır ve savaşın şiddetine daha fazla dayanamazlar. Sonunda anlaşma ile teslim olmak zorunda kalırlar. Seyhun ötesinde bazı noktaları ele geçirme… Haccac’ın ölüm haberi tam bu sıralarda geldi. Yeni siyasi duruma göre hareket edecek onun yüreğini ferahlatan halife Velid seferlere devam etmesini, arkasında olduğunu söyledi. Bu sefer de yeni halife başka isyan sırasında kendi askerleri tarafından öldürüldü.

BUNU DA OKUMALISINIZ>>>  Gelişen Şehir Kayseri

Emeviler bir efsaneye dönüşen bu komutanın ölmesi ile bölgedeki işler daha farklı haller aldı. 716 yılında Horasan’a Yezid valiolarak atandı. Yezit’in hedefi ise Batı oldu. Taberistan ve Curcan. Horasanla olan iletişimi sık sık kopardığı için alınması gerekli görülmüştür. Curcandaki Türk merkezi yıl içerisinde kuşatıldı. Türkler 7 ay boyunca yardımsız direndiler fakat sonunda teslim oldular. Şehir talan edildi. Birçok insan da darağacında sallandırdı. 7 bölgedeki tüm erkekleri bir vadiye toplayıp askerlerini katletti. Türklerin dökülen kanları vadiden derelere ve nehirler aktı. Türk yöneticilerinden Sulu Tekin ise Müslüman olmuştu. Tekin doğudaki Emevi komutanlarının Kur’an’ın ve Hz Muhammed’in yolundan gitmediği insanlara duyurmaya çalıştı. 

Türkler kılıç zoruyla mı Müslüman oldu

Türkler kılıç ile Müslüman oldu diye hep konuşula gelmiştir. Türkler kılıç zoruyla Müslüman olmamıştır. O dönemde zaten Türkler Müslüman olmuyorlar. Emevilerin başından beri takip ettiği diğer kavimleri İslamiyet’e ısındırmak şöyle dursun, İslamiyetten nefret ettiriyordu. Emeviler Arap milliyetçiliğinden öteye, kabilecilik yaptığı için kendileri dışında Müslüman olanlara adaletli davranmıyorlardı. Yeni Müslüman olanlardan almamaları gerektiği halde cizye vergisini alıyorlar, yeni Müslüman olan askerlere daha az maaş ve ganimet ayırıyorlardı. Doğu sınırındaki Türklere uygulanan sert politika Türkler arasında İslamiyet’in yayılmasını bırakın Türklerin dini tanımalarını dahi engelliyordu.

Emeviler devrinde Müslüman olan bazı Hazar Türkleri ve Maveraünnehir Türkleri gördükleri muameleden dolayı dinden çıkıyorlardı. Aslında Emeviler’in Horasan ve Maveraünnehirdeki insanlar arasında dini yaymak gibi bir amaçları yoktu. İyi anlaşılması için tekrar söylüyoruz; Emevi idarecilerinin bu bölgede İslam’ı yaymak gibi bir amacı yoktu. Başta da söylediğimiz gibi buralarda hakimiyet kuran ve buralardan gelir elde etmek devletin temel anlayışıydı. Araplar İslami yaymakla görevli kişilerden ziyade asker ve komutanlar yolluyordu. Bu dönemde çok az Türk Müslüman olmuştu. Onlar da Buhara ve Semerkant’a yerleşen Müslüman halktan dini öğrenen ve kendi liderlerinden zulüm gören fakir kesimdi. Türk halkından birisi Müslüman olursa Emevi yönetiminden tepki görüyordu. Çünkü kişi Müslüman olduğunda daha az vergi veriyordu. Hem de Türk ahaliden tepki görüyordu. Müslüman olan bir avuç Türk aynı zamanda Emevi yönetimine şiddetli muhalefet ediyordu. Türkler sadece bu bölgede değilledi.

İslam dininin Türklerle ilk temas noktalarından olan Horasan ve Maveraünnehir bölgelerinden bahsediyoruz. Asya ve kuzey bozkırları, onların pek çoğunun daha İslam dininden haberleri yoktu.

Ömer Bin Abdülaziz rolü

Türklerin Arapların ilişkilerinin savaştan ibaret olduğu 717 yılında Ömer Bin Abdülaziz hilafet makamına geçti. Halife Ömer Horasan uçlarındaki tavan veya mahkumlarına son verilmesini emretti. Türklere zulüm yapılmamasını, her insanın Allah katında eşit olduğu, herkese adaletli davranılması gerektiğini söyledi. Arapların diğer milletlerden üstün olmadığını belirten halife yeni Müslüman olanlardan cizye vergisi alınmayacağını da açıkladı. Türkler arasında Müslüman olanların samimiyetine inandığını söyleyen Ömer bölgeye dini anlatacak alimler göndermeye karar verdi. Bu karara tepki gösteren Emevi komutanları Türklerin kılıçtan başka bir şeyden anlamayacağını söylediler. Türkler arasında Müslüman olanlara inanmadıklarını söyleyip, erkeklerin sünnetli olup olmadığına bakılmasını istediler. Bu isteği duyan halife Ömer sinirlendi. ‘Allah Hz Muhammed‘i sünnetçi olarak değil tarihçi olarak gönderdi’ şeklinde cevap verir. Ömer Bin Abdülaziz diğer Emevi liderlerinden çok daha farklı bir profil çizmekteydi ama Ömer’in devri kısa sürdü. Onun ölümünden sonra her şey eskiye dönüştü. Arap ve Türklerin savaşına Türgişler katılacaktı. Türgişler İdil nehri kenarında oturuyorlardı. 690’lı yıllarda Batı Göktürkler’in iyice zayıflamaya başlaması sonucunda Göktürk boyları Türgiş beyi emri altında tekrar teşkilatlandı. Yüzyılın sonunda Turfan’dan Seyhun’a kadar olan alana yayıldılar. O sıralarda Kuzey Çin hanedanına isyan eden Doğu Göktürkler bağımsızlıklarını elde ettiler. Göktürkler 717 yılında çok zor duruma düştü. Devlet otoritesi parçalandı. Bunu fırsat bilen Çin güçlenirken Türgişler de Sulukan önderliğinde farklı boylardan Türkleri de yanlarına alarak bağımsız oldular.

BUNU DA OKUMALISINIZ>>>  Ahmet Ümit'in Yazarlık Macerası

Türgişler sahnede

Türkişler doğuya doğru yayılamaz, çünkü Çin izin vermezdi. Onlar da batıya yani Seyhun batısına akınlar yapmaya karar verdi. Burada ise Emevi güçleri vardı. Sulu Kağan 721 yılındaki komutasında bir orduyu Seyhun ötesine yolladı. Bu Ordu Horasan valisi Said Bin Abdülaziz yenmeyi başardı. Semerkant’ı alamadan geri döndü. Türgişler geliyordu artık. Bölgedeki Türkler kendilerine yeni bir müttefik bulmuşlardı. Horasan valisi Türgişleri ile işbirliği yapan yerli halka karşı çok şiddetli davrandı. Onun zulmünden halk ülkelerini terk etti. Kaçanları takip eden Sait onların bir kısmını yakaladı ve tüccarlar dışında teslim olan asker ve asilzadelerin hepsini kılıçtan geçirdi. Bu olaylar Araplara karşı kin ve nefrete arttırdı. Seyhun ötesini alabilmek ve Türkistan içlerine varmak için Fergana’yı ele geçirmek istiyordu. Müslüm komutasında nehri geçen ordunun karşısına Sulukan çıktı. Savaşta Emevi ordusu perişan ve şekilde geri çekilmek zorunda bırakıldı. 724 yılı itibariyle Seyhun doğusundaki tüm Arap kuvvetlerinin geri atılması anlamına gelen bu olaydan sonra birçok kişiyi Türgişleri kurtarıcı olarak görmeye başladı. Türkişler batısında da başarılar kazanmaya başlayınca bölgedeki Emevi otoritesi sarsıldı. Çatışma devam ederken halife bölge valilerini sürekli değiştirerek duruma çözüm bulmaya çalıştı. Yeni valiler de yenilince bölgede dengeler değişti Ülke genelinde ise Emevilerin politikalarına karşı çıkan Abbasi hareketi güç kazanmakdaydı. Arapların gücünün azalmasından faydalanmak isteyen Sulukan yerli muhaliflerle çalışarak 728 yılında harekete geçirmeyi ardından pek çok kentinde ele geçirdi. Semerkant ve birkaç şehir kalmıştı. Türgişlerle uğraşmanın zor olduğunu anlayan merkez Kaana Müslüman olmasını teklif etti ama Kaan bunu kabul etmedi. Türkişler 1 yıl sonra Semerkant’ı kuşattılar. Kale komutanı yardım istedi. Cüneyt 12000 kişiyle yardıma giderken sulu kaan dağlara sürdü. Geçit muharebesi adı verilen bu çarpışmada Cüneyt’in ordusu baskılar yüzünden zor anlar yaşadı. Emevi merkezi olayı haber alıp 20000 kişilik taze kuvvet yollayınca Kaan 732 yılında Buhara’yı da Semerkant’taki kuşatmayı da terk etti. Cüneyt önderliğindeki Arap ordusu Türgişilere karşı tekrar kazanınca durum eşitlenmiş oldu. Cüneyt 734 ölünce bölgede azalmış olan Emevi gücü iyice tükendi. O sırada Abbasiler’de Horasan’da siyah bayrak açmıştı.

Göktürkleri batıya ilerleyince Türkişler Çin ile ittifak yaptı. Göktürk-Turgiş savaşlarında nihayet Türgişleri itaat altına alıp Batı sınırı da belirlendi.

Türklerin Müslüman oluşu asla zorla olmamıştır.

Bir önceki yazımız olan Isıtılan Su Neden Ses Çıkarır başlıklı makalemizde Kapta ısıtılan sudan niçin ses çıkar, kaynatan suyun sesi ve SUDAN SES ÇIKMASI hakkında bilgiler verilmektedir.

] }

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?