Yaşlılık İle İlgili Fıkralar

Yaşlılık İle İlgili Fıkralar

Anamdan doğduğum gibi

Çocukluklarında birbirlerinden hiç ayrılmayan iki eski dost Dursun ile Temel yaşlanmışlar ve oturup bir yerde hasbihal etmeye başlamışlar. Uzun zamandan beri birbirlerini hasret kalan arkadaşlar havadan sudan konuştuktan sonra söz yaşlılık hakkındaki fikirlerine gelmiş.

Dursun yaşlılığın ne menem bir şey olduğunu dili döndüğünce anlatmış. Ayaklarının tutmadığını, kafasının gürültüyü götürmediğini, kollarının hiç gücü kalmadığını söylemiş. Kısacası, ağrımadığı yeri yokmuş.

Özetle “Yaşlılık çok kötü. Hiç kimseye tavsiye etmem.” demiş.

Yaşlılıkta günlerinin nasıl geçtiğini sormuş Temel’e. Hazırcevap Temel pek şikayetçi olmamış. Şöyle demiş:

-Dünyaya ilk geldiğim günkü gibiyim. Doğduğunda başımda saç yoktu, ağzımda da hiç dişim yoktu. Sürekli altıma yapıyordum. Şimdi de aynıyım, değişen bir şey yok bende!

++++

Yaşlılıktan eser yok

Yaşlılar bir araya gelmişler, kaynatıyorlar. Konu hep, yine ağrılar, sıkıntılar, şikayetler… yaşlılık üzerine imiş.

Bir tanesi merdivenleri bile çıkmakta zorlandığından dem vurmuş. Öbürü ise kulaklarının çok iyi duymadığını söylemiş.

İki yaşlı arkadaşının şikayetlerini duyan 3. yaşlı ise elini masaya tıklatmış. “Şeytanın kulağına kurşun! Benim sizinki gibi şikayetlerim yok.” demiş ama ardından hemen:

-Kim ooo, diye seslenmiş.

++++

Yaşlılara hafıza testi

Yaşlılıktan muzdarip olan 3 yaşlı adam birlikte doktora gitmişler. Doktor bunlara hafıza testi uygulamaya karar vermiş. Hepsine sorular sormaya başlamış.

İlk yaşlıya:

-4 kere 4 kaç, diye sormuş.

-245!

Yanıtını almış.

Diğer yaşlı adama da aynı soruyu tekrarlamış:

-4 kere 4 kaç eder?

Aldığı cevap oldukça şaşırtıcı imiş.

-Perşembe!

Yaşlıların iyice bunaldığını düşünen doktor hiç umudu olmadan 3. yaşlı kişiye de aynı soruyu sormuş. Ama hayretler içinde kalmış. Çünkü üçüncü yaşlı “4 kere 4” sorusunun cevabına:

-16 diye yanıt vermiş.

Sevinçten gözleri parlayan doktor emin olmak için:

-Müthişsiniz! Bravo size! Peki nasıl bulduğunuzu söyler misiniz, deyince:

-O da soru mu be doktor bey! Bu işlemin çözümü oldukça basit. 145’ten perşembeyi çıkardım. Cevabı şakk, diye buldum!

Yaşlılık

Yaşlı teyzeler pazar muhabbetinde

Bu sefer 3 tane altın kız fıkramızın kahramanları olmuşlar.

Pazardaki pahalılıktan şikayet yanıyorlar. Bir teyze başlamış pahalıdan dem vurmaya.

-Her şey çok pahalandı. Ucuz hiçbir şey kalmadı, diyerek benzetme yapmış. Ellerini parmaklarıyla 30-40 cm açarak “Aha şu kadara olan kabakları bozuk paralarımız ile satın alırdık. Şimdi kağıt para ile almak zorundayız, demiş.

Bir diğeri ise:

-Evet canım çok doğru söylüyorsun. Hayat o kadar pahalı ki insan pazara gitmeye çekiniyor. Soğan bile o kadar pahalandı ki aha şu kadar lahanaları bir kaç lira ile satın alırdık. Şimdi ise küçücük lahanaları bir avuç dolusu para ile satın alamıyoruz. Derken eliyle kocaman bir yuvarlak yaparak lahana benzetmesi yapmış.

Sessizce onlara bakan diğer teyzeye neden hiçbir şey söylemediğini sormuşlar. O da:

-Sizin konuştuklarımızın hiçbirini duyamıyorum lakin sizin tarifinize uyan adamı tanıyorum, demiş.

Bir önceki yazımız olan Para İle İlgili Fıkralar başlıklı makalemizde İhtiyara  para, Nasrettin Hoca hakkını arıyor ve Yıkama ücreti hakkında bilgiler verilmektedir.


Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Facebook’ta Bize Destek Olun