Yaz Tatili Nasıl Değerlendirilir

Yaz Tatili Nasıl Değerlendirilir

Öğrenciler yaz tatilin gelmesi hayaliyle derslerini çalışır, karnesini güzel notlarla doldurarak almak ister. Bu düşünceleri gerçekleştirmek için doğal olarak zamanında ödevleri yapmak, okula hazırlıklı gelmek gerekir. Öğretmenin söylediklerini dinleyen, verdiği görevleri zamanında yerine getiren öğrenciler yıl sonunda mutlu olur. Bekledikleri güzel bir karneyi sevinçle sallayarak evinin yolunu tutarlar. Beraberinde de uzunca bir yaz tatili başlar. […]

Öğrenciler yaz tatilin gelmesi hayaliyle derslerini çalışır, karnesini güzel notlarla doldurarak almak ister. Bu düşünceleri gerçekleştirmek için doğal olarak zamanında ödevleri yapmak, okula hazırlıklı gelmek gerekir. Öğretmenin söylediklerini dinleyen, verdiği görevleri zamanında yerine getiren öğrenciler yıl sonunda mutlu olur. Bekledikleri güzel bir karneyi sevinçle sallayarak evinin yolunu tutarlar. Beraberinde de uzunca bir yaz tatili başlar.

Yağmur Ezgi Şahin okulun son haftasında yaşanan heyecanları kaleme alarak arkadaşlarıyla paylaşmak istemiş. Yağmur tarafından okulun son haftasında planlanan ve hayata geçirilen çalışmaları hep birlikte okuyalım.

Okulun son haftası yıl boyunca çalışıp çabalayıp sınıf atlamayı becermiştim. Peki, karne gününden bir hafta önce ve 1 ay sonra neler yaşadım, biliyor musunuz? Merak edenlere yaşadıklarıma yazıyorum.

Okulun kapanmasına 1 hafta kala Ramazan Bayramı kutlandı. Bayram vesilesi ile halam bize ziyarete geldi. Ben de yaz tatilinde hangi etkinlikler yapacağımı düşünüyordum. Bu konuda halamdan destek aldım. Bana kurs seçme konusunda yardımcı oldu. Halamın tavsiyesi ile yüzme kursunu seçtim.

Yüzme kursu haziran ayının 17’sinde başlıyordu. 2 gün sonra denize yüzmeye gittik. Deniz suyu oldukça soğuktu, aynı zamanda yüzmek için elverişli değildi, tehlikeler de vardı. Çünkü deniz kestanesi yüzmek için elverişli bir ortam sunmuyordu ama ben yine de denize girdim, yüzmek istedim. Sonum çok kötü oldu. O gece yarısından sonra ateşim çıktı. Ağzımın tadı bozuldu. Çok fenalaştım. Yağlı ve tatlı şeyler yemiyordum.

BUNU DA OKUMALISINIZ!  Öğretmen Adaylarına Uyarılar

Nihayet yaz tatili zamanı geldi çattı. Kayıt olduğum kurslar başladı. Heyecan ve merakla yüzme kursuna gittim. Umulmadık bir durum söz konusuydu. Yüzme kurs saatlerinin değiştirildiğini öğrendim, biraz şaşırdım. Ama yapacak bir şey yoktu kursa devam ettim.

Başlangıçta bize 4 farklı yüzme stili göstereceklerdi. Ben zaten 3 tanesini önceden biliyordum. Bildiğin yüzme stilleri şunlardı;

  • Kulaç atarak yüzme
  • Sırt üstü yüzme
  • Kurbağalama adı verilen kurbağa gibi yüzme

Kulaç atarak yüzme nasıl olur kısaca açıklayabilirim. Tahtayla yüzmeyi 6 ayak bir nefes bir kol ve 3 kol bir nefesi, bir nefes altı ayak 3 kolu bilmek gerekiyor. Ben çalıştım çabaladım sonunda kulaç atarak yüzmeyi de öğrendim.

Yüzme kursu çok eğlenceliydi ancak biraz da ülkemizin değişik yerlerini görmek akrabaları ziyaret etmek gerekiyordu. Artık yolculuk zamanı gelip çatmıştı. Önce Eskişehir’e gittik ve bu güzel şehri doya doya gezdik. Eskişehir’den sonra Ankara’ya gittik. Orada atamızın mezarı Anıtkabir’i ziyaret ettim. Ankara ziyaretinden sonra memleketimiz Karaman-Ermenek-Kazancı Köyü yolculuğu başladı. Burada akrabalarımızı ziyaret ettik, güzel vakit geçirdik. Daha sonra yaz tatili yavaş yavaş sona ererken yaşadığımız şehir İzmir’e geri döndük.

Yağmur Ezgi Şahin’in yaz tatili anıları bu şekilde sona eriyor. Arkadaşlarının birazcık tebessüm etmesi için gönderdiği 3 fıkrayı da yazının sonuna ekliyoruz.

Yağmur gibi fıkralar

Deve Kanatlı Olsaydı

Nasrettin Hoca camiye dolan cemaate vaaz veriyor. Konuşmasında şu cümleleri sarf ediyor:

BUNU DA OKUMALISINIZ!  Okula başladığım ilk gün

– Cemaat-i Müslimin, Allah’ın deveye kanat vermediğine şükretmemiz gerekir. Eğer deve kanatlı olsaydı hepimizin damı başımıza yıkılırdı…

Dam ne demek? Evlerin çatı yapılmayan, üstü toprak ya da başka basit malzemelerle kapatılan bölümüne dam denir. Eski zamanlarda evler çatılı değilmiş üst taraflar toprak çamurla kapatılırmış. İşte evin en üst kısmına dam adı verilirmiş.

Şimdi Kuşa Benzedin

Nasrettin Hoca kırlarda dolaşırken bir leylek görmüş ama daha önce böyle uzun bacaklı bir kuş görmemiş. Kuşu yakalamış ve eve getirmiş. Nasrettin Hoca uzun gagalı, uzun bacaklı bu hayvanı hiç sevmemiş. Eline aldığı bir makasla leyleğin gagasının yarısını kesmiş. Sonra yetmemiş leyleğin bacaklarını da tam ortadan makasla kesmiş.

Leyleği karşısına koymuş ve şöyle demiş:

– Şimdi bir kuşa benzedin, hadi uç artık!

Yağmur Ezgi Şahin’in 3 fıkrası ise şu şekilde.

Kaplumbağa Yavrusu

Tarlaya bir şeyler ekmek için çift sürmeye giden Nasrettin Hoca sabanın dibinde bir kaplumbağa yavrusu görmüş. Mini minnacık bir kaplumbağa yavrusu debelenip duruyormuş. Zor durumdan kurtulup ayağa kalkıp yürümek isteyen kaplumbağa yavrusuna acıyan Nasrettin Hoca yerden kaldırıp eline almış, şöyle seslenmiş:

– Sevimli yavru kaplumbağa! Nedir sendeki bu tasa? Birazcık sabırlı ol. Bana bak, benden bir şey öğren. Çiftçiliğin inceliklerini benden öğrenebilirsin. Bunun için aceleci olmaya hiç gerek yok…

Saban: Çift sürmeye yarayan ucu sivri araç.

BUNU DA OKUMALISINIZ!  Kuş ve Gizem'in Dostluğu

Tasa: Keder, üzüntü, endişe, kaygı.

Arkadaşınızın doğru ve yanlış davranışlarını da yazabilirsiniz. En güzel fıkra hangisi sizce? Yağmur Ezgi’nin yaz tatili anılarına benzer maceralı anıları olanlar da yazıp gönderebilir. İletişim kısmından bize ulaşabilirsiniz.

Bir önceki yazımız olan Çilingirin Açamayacağı Kapı Yoktur! başlıklı makalemizde Çilingir fiyatları, Çilingirlik hizmetleri ve mobil çilingir hizmetleri hakkında bilgiler verilmektedir.


Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

BİRDE BUNLARA BAKIN

1 Yorum

  1. Yağmur ben en çok kaplumbağa yavrusu fıkrasını beğendim ama diğerleri de çok güzeldi🤣🤣🤣

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?